tahtı ile cümle

tahtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.Ето, носилката е на Соломона; Около нея са шестдесет яки мъже от Израилевите силни
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.הנה מטתו שלשלמה ששים גברים סביב לה מגברי ישראל׃
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.هوذا تخت سليمان حوله ستون جبارا من جبابرة اسرائيل.
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看 哪 、 是 所 羅 門 的 轎 . 四 圍 有 六 十 個 勇 士 、 都 是 以 色 列 中 的 勇 士
İşte Süleymanın tahtırevanı! İsrailli yiğitlerden Altmış kişi eşlik ediyor ona.看哪 、 是 所羅門 的 轎.四 圍 有 六十 個 勇士 、 都 是 以色列 中 的 勇士
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ach daß ich wüßte, wie ich ihn finden und zu seinem Stuhl kommen möchte
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ah, kiranya kuketahui tempat Ia berada, supaya aku dapat pergi dan bertemu dengan Dia
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ah, se eu soubesse onde encontrá-lo, e pudesse chegar ao seu tribunal!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ak, vidste jeg Vej til at finde ham, kunde jeg nå hans Trone!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Bare jeg visste å finne ham og kunde komme frem til hans trone!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!내가 어찌하면 하나님 발견할 곳을 알꼬 그리하면 그 보좌 앞에 나아가서
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ó bych věděl, kde ho najíti, šel bych až k trůnu jeho.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Obym wiedział, gdziebym go mógł znaleść, szedłbym aż do stolicy jego.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Och, wist ik maar waar ik God kon vinden; dan zou ik naar Zijn troon gaan en daar met Hem spreken.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!O da bi vedel, kje Ga morem najti, da bi prišel prav do Njegovega stola!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh! dacă aş şti unde să -L găsesc, dacă aş putea să ajung pînă la scaunul Lui de domnie,
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh ha tudnám, hogy megtalálom õt, elmennék szinte az õ székéig.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh, potessi sapere dove trovarlo, potessi arrivare fino al suo trono
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oh! si je savais où le trouver, Si je pouvais arriver jusqu`à son trône,
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!¡Oh, si yo pudiera saber dónde hallar a Dios! Entonces iría hasta su morada
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ôi ! Chớ_chi tôi biết nơi nào tìm được Chúa , Hầu cho đi đến trước tòa của Ngài ?
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ôi! Chớ chi tôi biết nơi nào tìm được Chúa, Hầu cho đi đến trước tòa của Ngài?
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oi, jospa tietäisin, kuinka löytää hänet, jospa pääsisin hänen asunnolleen!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Oj, aby som vedel, kde by som ho našiel! Išiel by som až pred jeho prestol.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Om jag blott visste huru jag skulle finna honom, huru jag kunde komma dit där han bor!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ειθε να ηξευρον που να ευρω αυτον ηθελον υπαγει εως του θρονου αυτου
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!Ах, да бих знаел где да Го намеря! Отишъл бих до престола Му,
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!О, если бы я знал, где найти Его, и мог подойти к престолу Его!
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!מי יתן ידעתי ואמצאהו אבוא עד תכונתו׃
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!من يعطيني ان اجده فآتي الى كرسيه.
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!惟 願 我 能 知 道 在 那 裡 可 以 尋 見 神 、 能 到 他 的 臺 前
Keşke Onu nerede bulacağımı bilseydim, Tahtına varabilseydim!惟願 我 能 知道 在 那 裡 可以 尋見 神 、 能到 他 的 臺前
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.As meninas sobem para liteiras carregadas por alguns escravos corpulentos.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Các cô gái bước lên kiệu do mấy anh nô lệ cao to vạm vỡ khiêng
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Dziewczęta wsiadają do lektyk, niesionych przez niewolników.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.소녀는 건장한 노예들에 의해 운반된 가마에 발을 내딛습니다.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Las chicas suben a literas llevadas por esclavos fornidos.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Le ragazze entrano in lettighe portate da schiavi robusti.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Les filles montent dans les litières portées par de solides esclaves.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Stämmige Sklaven tragen die Sänften der Mädchen.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.Девочки садятся в паланкины, которые несут крепкие рабы.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.הבנות פוסעות לאפיריונים נישאות על ידי עבדים חסונים.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.彼女たちには付き添いもいて
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Før den ugudelige bort fra kongens åsyn, så blir hans trone trygget ved rettferdighet.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Hãy trừ kẻ ác khỏi trước mặt vua , Thì ngôi người sẽ nhờ công_bình được lập bền_vững .
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Hãy trừ kẻ ác khỏi trước mặt vua, Thì ngôi người sẽ nhờ công bình được lập bền vững.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.왕 앞에서 악한 자를 제하라 그리하면 그 위가 의로 말미암아 견고히 서리라
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Kun jumalaton poistetaan kuninkaan luota, vahvistuu hänen valtaistuimensa vanhurskaudessa.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Man tue den Gottlosen hinweg vor dem König, so wird sein Thron mit Gerechtigkeit befestigt.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.når gudløse fjernes fra Kongen, grundfæstes hans Trone ved Retfærd.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Odejm niezbożnika od oblicza królewskiego, a umocni się w sprawiedliwości stolica jego.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.odstrániť bezbožníka pred kráľom, a jeho trón bude stáť pevne v spravedlivosti.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Ote le méchant de devant le roi, Et son trône s`affermira par la justice.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Quita al impío de la presencia del rey, y su trono se afirmará con justicia
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Scoate şi pe cel rău dinaintea împăratului, şi scaunul lui de domnie se va întări prin neprihănire. -
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Singkirkanlah penasihat-penasihat jahat dari istana, barulah pemerintahan kukuh oleh keadilan
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Skaffa de ogudaktiga bort ur konungens tjänst, så varder hans tron befäst genom rättfärdighet.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Tak když odejmeš bezbožného od oblíčeje králova, tedy utvrzen bude v spravedlnosti trůn jeho.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Távolítsd el a bûnöst a király elõl, és megerõsíttetik igazsággal az õ széke.
Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.Tira o ímpio da presença do rei, e o seu trono se firmará na justiça.

İlgili Sayfalar