İşte bir pest, tahrip edici(yıkıcı) pest, bir örümcek maytı, çünkü örümcek gibi bir sürü ağ örer.Να ένα καταστροφικό παράσιτο, ένα αραχνοειδές άκαρι, επειδή φτιάχνει ιστό όπως η αράχνη.
İşte bir pest, tahrip edici(yıkıcı) pest, bir örümcek maytı, çünkü örümcek gibi bir sürü ağ örer.Ето ни вредител, унищожаващ вредител, паяк акар, защото той изгражда много мрежи като паяк.
İşte bir pest, tahrip edici(yıkıcı) pest, bir örümcek maytı, çünkü örümcek gibi bir sürü ağ örer.Это вредитель, опустошающий вредитель, клещик паутинный, потому что он плетёт много паутины, как паук.
İşte bir pest, tahrip edici(yıkıcı) pest, bir örümcek maytı, çünkü örümcek gibi bir sürü ağ örer.זהו מזיק, מזיק הרסני, אקרית קורים, כי היא מרבה לארוג קורים כמו עכביש.
İşte bir pest, tahrip edici(yıkıcı) pest, bir örümcek maytı, çünkü örümcek gibi bir sürü ağ örer.クモのように巣をかけます 母虫の両側に
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı. Tüm bina tamamen tahrip olmuştu.Вони зібралися у католицькій церкві - будівлю було повністю знищено.
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.E stiamo diventando veramente distruttivi, nell'uso e nella coltivazione di questa bioenergia.
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.그렇게 되면 점차 파괴적인 성격을 보이는
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.Şi am devenit într-adevăr distructivi pe măsură ce am cultivat această bioenergie.
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.Und wir sind richtiggehend destruktiv geworden, in der Bewirtschaftung dieser Bioenergie.
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.Наши способы добычи этой биоэнергии становятся всё более разрушительными.
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.בגדול. ואנחנו הופכים להיות ממש הרסניים כאשר
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.أكبر. ونحن نزداد تدميرا كلما
lazım. Ve çıkıp bu biyoenerjiyi yetiştirdikçe gitgide daha da tahrip edici oluyoruz.収穫するときには こんなに破壊的な方法です
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.리비아 사회의 인프라 뿐만 아니라, 문화와 도덕 구조까지 파괴했습니다
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.הרס את התשתית כמו גם את התרבות ואת המרקם המוסרי של החברה הלובית.
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.بتدمير البنية التحتية إلى جانب الثقافة و النسيج الأخلاقى للمجتمع الليبى.
Libya toplumunun kültürüyle birlikte altyapısını ve ahlaki dokusunu tahrip etti.私は 惨状と試練を理解の上で
Niamey ve çevresindeki bölgelerde, nehirler taşıp binlerce evi tahrip etti.Em Niamey e nas regiões circundantes, os rios subiram e destruíram milhares de habitações.
Niamey ve çevresindeki bölgelerde, nehirler taşıp binlerce evi tahrip etti.Les fleuves de Niamey et des alentours sont en crue et ont détruit des milliers d'habitations.
Niamey ve çevresindeki bölgelerde, nehirler taşıp binlerce evi tahrip etti.Los ríos en Niamey y las regiones aledañas han aumentado y destruido miles de casas.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Consiguieron sus derechos al destruir a inocentes comerciantes Coreanos.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Họ có quyền đập phá những người thương gia Hàn vô tội.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Ils ont pris le droit de détruire les boutiques de Coréens innocents.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.그들은 그들의 권리를 무고한 한국인 상인들을 괴롭힘으로써 얻었어요.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Loro hanno i loro diritti distruggendo mercanti koreani innocenti.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Oni zdobyli swoje prawa kosztem niewinnych koreańskich kupców.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular. Onlar Dr.あの人達も私と同じく キング牧師を尊敬しているのでしょ
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Și-au obținut drepturile distrugând negustori coreeni inocenți.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Zij hebben 't recht gekregen door onschuldige Koreaanse winkelieren kapot te maken.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Они получили свои права, разорив неповинных корейских торговцев.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.Получиха правата си чрез унищожаване на невинни корейски търговци.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.הם השיגו את הזכויות שלהם בעזרת הרס של סוחרים קוריאניים תמימים.
Onlar masum Koreli satıcıyı tahrip ederek haklarına kavuştular.لقد تحصلوا على حقهم بعد ان افسدوا بضائع الكوريين المساكين
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.A desflorestação, o crescimento das populações humanas que precisam de mais terras.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Avskogningen, växande populationer människor som behöver mer yta.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Az erődirtás, a növekedő emberi népesség, melynek még több földre van szüksége.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.De ontbossing, de bevolkingsgroei van mensen die steeds meer land nodig hebben.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Despădurirea, creșterea populațiilor umane care au nevoie de mai mult teren.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Disboscamento, la crescita di popolazioni umane che hanno bisogno di terra.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Kácení lesů, rostoucí počet lidí a potřeba stále nové půdy.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.인구증가로 인해 주거지가 더 많이 필요한 인간이 벌인 산림벌채
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.La deforestación, el crecimiento de las poblaciones humanas que necesitan más tierra.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.La déforestation, la croissance démographique qui demande plus d'espace.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Metsien hakkuu, ihmispopulaatioiden kasvu, lisääntynyt maan tarve.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Skovrydning, væksten i den menneskelige befolkning, brugen for mere jord.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Wylesianie, wzrost ludzkiej populacji, która potrzebuje więcej ziemi.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Η αποψίλωση των δασών, η αύξηση των ανθρώπινων πληθυσμών που χρειάζονται περισσότερη γη.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Вырубка лесов, увеличение населения людей, для которого требуется больше земли.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Изсичането на горите и увеличаването на населението, което има нужда от все повече земя.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.Обезліснення, приріст людського населення, якому потрібна земля.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.הכחדת היערות, גידול אוכלוסיית האדם הדורש עוד אדמה.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.إزالة الغابات، نمو المجتمعات البشرية التي تحتاج إلى مزيد من الأراضي.
Ormanların tahrip olması, daha fazla toğrağa ihtiyaç duyan insan nufüsunun büyümesi.材木産業の皆伐でチンパンジーが
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?Hunderten Inseln im Pazifik die Osterinsel am Ende der verheerendste Fall vollständiger Entwaldung wurde?
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?왜 이스터 섬이 완전한 삼림파괴로 인해 가장 충격적인 케이스로 끝이 났는가?
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?Np. czemu spośród setek wysp Pacyfiku tylko Wyspę Wielkanocną spotkało całkowite wyniszczenie lasów?
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?מכל מאות האיים, דווקא אי-הפסחא הפך להיות המקרה המזעזע ביותר של בירוא-יערות מוחלט?
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?من بين الاف الجزر فيه, ينتهي مآل جزر الهادئ لأضخم عملية تدمير كامل للغابات؟
Pasifik adasının arasında Paskalya Adası en tahrip edici, ormansızlaşmayı yaşadı?完全なる森林破壊という 最も悲惨な終焉を迎えたのでしょうか? かなり複雑なものも含めて 9つの異なる環境要因が