Ana içeriğe geç
Sözlük

tahmin ile cümle

tahmin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Olaylar tam onun tahmin ettiği gibi meydana geldi.The events unfolded just as she predicted.
Trenin ne kadar geç kalacağını tahmin edebilir misiniz?Can you estimate how late the train will be?
Bazı insanlar geleceği tahmin edebildiklerini söylüyor.Some people say they can predict the future.
Tahmin tam bir şoktu.The estimate was a complete shock!
Elmasın değerini tahmin edebilir misin?Can you guess the worth of the diamond?
Muhtemelen neler olduğunu tahmin edebilirsiniz.Although you can probably guess what's happening.
Seninle bu kahrolası tahmin oyunlarını oynamaktan bıktım.I'm sick of playing these goddamn guessing games with you.
Tahminde bulunmak zor, özellikle de gelecek hakkında.It's tough to make predictions, especially about the future!
Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
Yarın hava tahminine göre kar yağacak.It will snow tomorrow according to the weather forecast.
İyi bir parolanın tahmin edilmesi zor fakat hatırlanması kolay olmalıdır.A good password should be difficult to guess, but easy to remember.
Hiç bir şeyi asla önceden tahmin edemem.I can never predict anything.
O, tahmin ettiğimden daha çok sadıktı.He was more loyal than I had guessed.
Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu kendi başınıza yaratmaktır.The best way to predict the future is to create it yourself.
Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.Tom predicted Mary would win the race.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom Mary'nin şifresini kolayca tahmin etti.Tom easily guessed Mary's password.
Bana tahmini bir rakam verir misin?Could you give me a ball-park figure?
Tom seçimi kimin kazanacağını tahmin ederek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job predicting who would win the election.
Tom sonuçları tahmin etmeye çalıştı.Tom attempted to predict the results.
Tom'un yüzemiyeceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom couldn't swim.
Tom ve Mary'nin birbirlerine âşık olacaklarını asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that Tom and Mary would fall in love with each other.
Öyle düşük bir fiyata yağ satın alabileceğini asla tahmin etmezdim.I would never have guessed that you could buy butter for such a low price.
Evini henüz temizlemediğini tahmin ediyorum.I'm guessing you didn't clean your house yet.
Biz bin dolar zarar olacağını tahmin ediyoruz.We estimate the damages to be one thousand dollars.
Hava tahminine göre yarın yağmur yağacak.According to the weather forecast, it is going to rain tomorrow.
Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.It is estimated that a great number of his inventions remain unknown to date.
Onun gelişini önceden tahmin ediyordum.I've been anticipating his arrival.
Yarın bir kar tahmini var.Tomorrow there is a forecast of snow.
Tom doğru tahmin etti.Tom guessed right.
Tom yanlış tahmin etti.Tom guessed wrong.
Max'ın tahmin ettiği gibi, takımımız kaybetti.Just as Max predicted, our team lost.
Tom ve Mary sadece tahmin ettiğin gibi boşandı.Tom and Mary got divorced, just like you predicted.
Kimden bahsettiğimi tahmin edebilir misiniz?Can you guess who I'm talking about?
Kim olduğumu tahmin et.Guess who I am.
Tahmin doğru çıktı.The prophecy came true.
Bu hikaye çok tahmin edilebilir.This story is too predictable.
Kaba bir tahminde bulunun.Take a wild guess.
Nasıl tahmin ettin?How did you guess?
Ben Tom'un bana yapmamı sorduğunu yapacağımı tahmin ediyorum.I guess I'll do what Tom asked me to do.
Seni bu kadar özleyeceğimi hiç tahmin etmemiştim.I never realized how much I would miss you.
Sadece tahmin ediyorum.I'm just guessing.
Akşam yemeğine kimin geldiğini tahmin et.Guess who's coming for dinner.
Benim tahminim Tom'un çok fazla arkadaşlara sahip olmadığı.My guess is that Tom doesn't have so many friends.
Tom'un nasıl hissedeceğini tahmin edemeyiz.We can't predict how Tom is going to feel.
Tom'un ne düşüneceğini tahmin edemeyiz.We can't predict what Tom is going to think.
Ne olacağını tahmin edemem.I can't predict what'll happen.
Tom'un nerede olacağını tahmin edemeyiz.We can't predict where Tom is going to be.
Ben tahmin etmeye katlanamam.I can't stand the anticipation.
Tom, hava durumunu tahmin etmede oldukça iyi bir iş çıkarıyor.Tom does a pretty good job of forecasting the weather.
Tahmin etmeni istiyorum.I want you to guess.
Tahmin etmenizi istiyorum.I want you to guess.
Ne hakkında konuşmak istediğimi tahmin et.Guess what I want to talk about.
Biri tahmin yapmak ister mi?Would anybody like to make a prediction?
Ne yapmak istediğimi tahmin et.Guess what I want to do.
Ne yapmak istediğimi tahmin edin.Guess what I want to do.
Tahminimi bilmek ister misin?Do you want to know my guess?
Ben onların o kadar mutlu olmadığını tahmin ederim.I guess they really weren't all that happy.
Hiç kimse bunu tahmin edebilirdi.No one could've predicted this.
Niçin tahmin etmiyorsun?Why don't you guess?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod