tadın ile cümle

tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet onları kandırarak aşağı çekti. O ikisi ağaçtan tadınca çirkin yerleri kendilerine açıldı.Thus with guile he caused the twain to fall.
Böylece onları yalanlarla aldattı. Ağacı tadınca bedenleri kendilerine göründü.Thus with guile he caused the twain to fall.
Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Hadi, tadın biriktirmiş olduklarınızı!"Now taste of what you used to hoard."
Artık yığmakta olduğunuz şeylerin (azabını) tadın!"Now taste of what you used to hoard."
Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Haydi tadın bakalım o tıktığınız şeyleri!” [44,48-49]Now taste of what you used to hoard."
Haydi tadın Benim cezalandırmamı ve tehditlerimi! [11,77-83; 15,61-74] {KM, Tekvin 19,11}So We blinded their eyes, "Then taste you My Torment and My Warnings."
Biriktirdiğinizi tadın."Now taste of what you used to hoard."
İşte bu sizin; tadın bunu.“Here it is; so taste it.”
Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?“So taste My punishment and My warnings.”
Şimdi tadın (azabı)!So taste.
İşte bunu tadın.“Here it is; so taste it.”
(Ey kafirler!) İnkar etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!Taste, then, this chastisement for your denying the truth.
Haydi şimdi tadın bakalım şu biriktirdiğiniz şeyin tadını!" denilecek.Taste, then, the punishment for what you have hoarded."
Öyle ise (azabı) tadın artık. Zalimlerin yardımcısı yoktur."Now taste (the flavour of your deeds), for evil-doers have no helper.
Hadi, tadın bakalım azabı! Zalimler için hiçbir yardımcı yok artık.Now taste (the flavour of your deeds), for evil-doers have no helper.
O halde azabı tadın. Çünkü zalimleri kurtaracak yoktur." (denir).Now taste (the flavour of your deeds), for evil-doers have no helper.
Biz de gözlerini siliverdik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).Then We blinded their eyes (and said): Taste now My punishment after My warnings!
Tadın da görün bakalım!” denir. [22,22; 34,42]Unto them it is said: Taste the torment of the Fire which ye used to deny.
Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın," denir.Unto them it is said: Taste the torment of the Fire which ye used to deny.
Öyleyse tadın. Zalimlerin yardımcısı yoktur.Now taste (the flavour of your deeds), for evil-doers have no helper.
Uyarıcı da geldi size. Hadi, tadın bakalım azabı!And [moreover] the warner had [also] come to you.
Ve şöyle diyeceğiz: "Tadın, yakıp pişiren azabı!"And We shall say: 'Taste the punishment of the burning'
Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz."So taste [the punishment], for there is not for the wrongdoers any helper.
İşte gördünüz! Hadi tadın onu!"That [is yours], so taste it."
Derler ki, "Evet, Rabbimize andolsun." O da, "İnkar etmiş olduğunuz için azabı tadın," der.They will say, "Yes, Our Lord, it is real" He will say, "Suffer the torment for your disbelief".
Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.They demanded that he turn over his guests to them.
Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.And there came to you the warner; therefore taste; because for the unjust, there is no helper.
(Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!We too will forget you -- taste the chastisement of Eternity for your [evil] deeds!"
İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!"We too will forget you -- taste the chastisement of Eternity for your [evil] deeds!"
Eğer bu iki tadın bağlantılı olduğunu düşünüyorsanız, doğru düşünüyorsunuz demektir.If you're thinking these beloved dishes might be linked, you're right.
SETimes’a konuşan Belgradlı Jovan Zivkoviç, “Müzik ve doğanın tadını çıkardım."I've enjoyed the music and nature," Jovan Zivkovic of Belgrade told SETimes.
Bosna Hersek'deki rampaların tadını çıkaran bir snowboardcu. [Haris Memija]A snowboarder enjoys the slopes in BiH. [Haris Memija]
Ancak iki tarafta da görüşmelerin tadını kaçıracak sorunlar var.But there are issues on both sides that may put a damper on the proceedings.
Başarının tadının birleştirdiği taraftarlar her şeyin mümkün olduğunu söylüyorlar.The taste of success unites fans who say anything is possible.
Maçın tamamını izleyemeseler de, yine de atmosferin tadını çıkarıyorlar.Even though they can't follow the whole match, they can still enjoy the atmosphere.
Belgrad'da baharın tadını çıkarmak. [Fotoğraf: SETimes için Robert Herschbach]Enjoying spring in Belgrade. [Photo by Robert Herschbach for SETimes]
Sırbistan kış geleneklerinin tadını çıkarıyorSerbia enjoys its winter traditions
Şapkacı çay ve bisküvinin tadını çıkarırken, Sir John Tenniel.The Hatter enjoying a cup of tea and biscuit, by Sir John Tenniel.
Zimmern peynirin tadını; "O kadar kötü ki dilinizi yakıyor" diyerek tarif etmiştir.Zimmern described the taste of the cheese as "so ammoniated" that "it scorches your tongue a bit."
Whey konsantreleri gibi, whey izolatları da hafif süt tadındadır.Like whey protein concentrates, whey protein isolates are mild to slightly milky in taste.
Performansından sonra Drake ve Josh, kızlarla birlikte Los Angeles'ın tadını çıkarır.After his performance, Drake and Josh cruise around and enjoy L.A. with their dates.
Cabernet Sauvignon harmanlarının orta damak tadının 'sertleştirilmesinde' de faydalıdır.It is also useful in 'stiffening' the mid palate of Cabernet Sauvignon blends.
Ondan korkmak yerine, bu böyle: bu yüzden sahip olduğunuz zamanın tadını çıkarın.Instead of being afraid of it, that's the way it is: so enjoy the time you've got.
Ancak aktif bir hayat yaşamaya devam etti ve Harris'te balık tutmanın tadını çıkardı.[1]However, she continued to live an active life and enjoyed fishing on Harris.[2]
Ziyaretçiler biralarının tadını yiyecek ve atıştırmalıklarla güçlendirmektedir.Visitors enjoy their beers with food and snacks.
Nero döneminden itibaren Roma Mısır'ı, bir asır süren bir refah döneminin tadını çıkardı.From the reign of Nero onward, Aegyptus enjoyed an era of prosperity which lasted a century.
Yerel bira fabrikaları bir rönesansın tadını çıkarmaktadır.Local breweries are enjoying a renaissance.
İsa insan olur, ölür ve bizi özgürleştirmek için yükselir ve bize özgürlüğün tadını yapar.Christ becomes man, dies and rises to liberate us, and makes us enjoy freedom.
Beraberliklerinin tadını çıkarıyorlar.They are enjoying their togetherness.
Küçük şeylerin tadına var!Genieße die kleinen Dinge!
Eğer sen mutluysan, müziğin tadını çıkarırsın. Ama eğer üzgünsün, onu daha iyi anlayabilirsin.Wenn du glücklich bist, genießt du die Musik. Aber erst wenn du traurig bist, kannst du sie verstehen.
Tatilin tadını çıkarmalısın.Du sollst die Ferien genießen.
Bu hayat, tadını çıkarabilenindir.Das Leben gehört dem, der es genießt.
Hayatın tadını çıkar! Süratle yaşadığında, uçup gidiyor.Genieße dein Leben! Im schnellen Lauf flieht es dahin.
Stresi azaltmak için mükemmel bir yöntem var. Sadece bu keyifli zamanın tadını çıkartın!Es gibt eine großartige Möglichkeit, den Stress zu reduzieren. Genießt ganz einfach diese gemütliche Zeit!
Balıklarla birlikte denizin tadına varabilirsiniz.Bei dem Fisch schmeckt man das Meer heraus.
İlgili Sayfalar