tadın ile cümle
tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Έπειτα, αυτό που έκανε η Μπέτι ήταν να δοκιμάσει μια μικρή ποσότητα από κάθε μπολ.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.Але що ж робила Бетті - вона трохи куштувала з кожної миски.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.אך מה שבטי עשתה היה לטעום מעט מכל אחת מהקערות.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.ولكن ما فعلته بيتي بعد ذلك هو أنها تذوقت القليل من كل طبق.
Ama sonra Betty'nin yaptığı iki kasedekinin de tadına bakmaktı.それぞれのボールの食べ物を少し食べ それが好きとか嫌いというふりをしました
Amezcua Bio Disc'in yararlarının tadını çıkarmak için pek çok yol vardır örneğin,Amezcua Pewter Bio Disc содержит свойства, подобные
Amezcua Bio Disc'in yararlarının tadını çıkarmak için pek çok yol vardır örneğin,Há muitas formas de aproveitar os benefícios do Amezcua Bio Disc, tais como
Amezcua Bio Disc'in yararlarının tadını çıkarmak için pek çok yol vardır örneğin,Mengalirkan air minum Anda di atas cakram;
Amezcua Bio Disc'in yararlarının tadını çıkarmak için pek çok yol vardır örneğin,ثمة العديد من السبل التي يمكنك من خلالها الاستفادة من مزايا Amezcua Bio Disc
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Ale nechat si pořádně vyrazit dech je jediná cesta jak plicím připomenout, jak moc mají rády chuť vzduchu.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Ale vyraziť z teba dych, to je jediný spôsob, ako tvojim pľúcam pripomenúť, ako veľmi majú rady chuť vzduchu.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Ampak da ostaneš brez sape, je edini način, da spomniš svoja pljuča, kako zelo jim je všeč okus zraka.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Dar a te sufoca e singurul fel de-a aminti plămânilor ce mult adoră gustul aerului.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.하지만 횡경막의 경련은 네 폐에 공기가 얼마나 필요한지 일깨워주는 유일한 방법이에요
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Maar buiten adem geslagen worden leert je longen de smaak van lucht waarderen.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Mais avoir le souffle coupé est la seule façon de rappeler à tes poumons combien ils aiment le goût de l'air.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Ma restare senza fiato è l'unico modo per ricordare ai tuoi polmoni quanto amino il sapore dell'aria.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Mas ficarmos sem fôlego é a única forma de nos lembrarmos que temos pulmões de quanto gostamos do sabor do ar.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Men att tappa andan är det enda sättet att påminna dina lungor om hur mycket luft betyder.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Nhưng bị đánh hộc hơi thì phổi con mới nhớ rằng không khí tuyệt vời như thế nào
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Але вибити з тебе подих - це єдиний спосіб нагадати твоїм легеням, як сильно їм подобається смак повітря.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Но и че само като си изгубиш дъха можеш да напомниш на белите си дробове колко много обичат вкуса на въздуха.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.Но только задыхаясь от удара можно напомнить своим легким как сильно им нравится вкус воздуха.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.אבל הנשימה שנעתקת ממך היא הדרך היחידה להזכיר לריאות שלך עד כמה הן אוהבות את טעמו של האויר.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.ولكن ركل " الرياح " لك .. هي الطريقة الوحيدة لتذكير رئتيك كم هو رائعٌ طعم الهواء.
Ancak rüzgar seni sarhoş ettiğinde ciğerlerin havanın tadını ne kadar sevdiklerini anlayabilir.空気の味がどんなに好きか 肺に思い出させる 唯一の方法なのだ 絆創膏でも 詩でも
Anın tadını çıkarıyorum.Årh, jeg lever da bare i nuet.
Anın tadını çıkarıyorum.Elän tätä hetkeä-
Anın tadını çıkarıyorum.É só agora.
Anın tadını çıkarıyorum.Estoy en ello.
Anın tadını çıkarıyorum.Jedną chwilkę.
Anın tadını çıkarıyorum.Ma come? Sto benissimo.
Anın tadını çıkarıyorum.Snart, så...
Anın tadını çıkarıyorum.Ταιριάζει στις περιστάσεις.
Anın tadını çıkarıyorum.Только в данный момент.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın. 20 saniye.Bucuraţi-vă de voiaj.</i> <i>T-minus 20 secunde.</i> <i>Zece.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Disfruten del viaje.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Duduk dan nikmati perjalanan.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Genießen Sie den Flug.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Geniet ervan.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Nauttikaa matkastanne.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Už teď jste hrdinové.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Že zdaj ste junaki. Uživajte v vožnji.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Απολαύστε την πτήση.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Приятен път.
Arkanıza yaslanın ve yolculuğun tadını çıkarın.Приятен път.
AR : X-Factor'ün tadını çıkarın, orada olacağım!А.Р Наслаждайтесь Х-фактором!
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.Az élet élvezetéhez el kell fogadni, hogy az életnek nincs értelme.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.De truc is om van het leven te genieten. Behalve dat het geen zin heeft, hoe dan ook.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.El truco para disfrutar la vida... ...es aceptar que no tiene significado en absoluto.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Não, não, não sou. O truque é desfrutar a vida... aceitando que não tem sentido nenhum.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.- Nu. Nu, nu sunt. Şmecheria e să te bucuri de viaţă, acceptând că nu are niciun sens.
Asıl olan hayatın anlamsız olduğunu kabul edip, tadını çıkarmaktır.كان يستمتع بحياته و لكن ليس لها معنى
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Az alapanyagokat megkóstoljuk a kertészkedés órákon.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Gusta acele ingrediente in orele de gradinarit.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Họ nếm các thành phần trong các lớp học làm vườn.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Ils font des dégustations de ces ingrédients dans les classes de jardinage.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.물론 밭가꾸기강좌에서는 각각의 재료들의 맛도보지요.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Loro degustano questi ingredienti durante i corsi di giardinaggio.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Pri urah vrtnarjenja poizkušajo vse te sestavine.
İlgili Sayfalar