tadın ile cümle
tadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Provam estes ingredientes nas aulas de jardinagem.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Prueban estos ingredientes en las clases de horticultura.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Składników próbują na zajęciach z ogrodnictwa.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Und sie können die Zutaten im Schulgarten kosten.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Ze proeven deze ingrediënten in de tuinonderhoud-lessen.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Они пробуют ингридиенты в садоводческих классах.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.Правят дегустации на тези съставки на уроците по градинарство.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.הם טועמים את המרכיבים בשיעורי הגינון.
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.انهم يقومون بتذوق هذه المكونات في صفوف الزراعة
Bahçe işleri derslerinde bu malzemelerin tadına bakıyorlar.材料によっては栽培し それを食堂で出すのです
Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.Coca-Cola, yaklaşık 100 yıl önce Atlanta şehrinde tam da burda keşfedildi. .
Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip... ...tadının çok güzel olduğu kanısına vardı.[müzik] 1886 yılına dönersek, John Pemberton isimli eczacı yeni bir formül deniyordu.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Am fost la spital atat de mult timp ca am uitat ce gust poate avea o masa buna.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Byłem w szpitalu tak długo, że zapomniałem, jak smakuje dobry posiłek.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Byl jsem v nemocnici tak dlouho, že jsem zapomněl, jak chutná dobré jídlo.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Je suis resté si longtemps dans cet hôpital que je ne me rappelle même plus le goût d'un bon repas.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.lch war so lange in diesem Krankenhaus, dass ich mich nicht einmal mehr an den Geschmack
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Olyan sokáig voltam a kórházban, elfelejtettem milyen íze van az igazi ételnek.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum. Siz çok şaşıracaksınız.Ήμουν στο νοσοκομείο τόσο πολύ που έχω ξεχάσει πως είναι ένα καλό γεύμα. θα μείνετε έκπληκτος.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Sono rimasto tanto tempo in quell'ospedale che ho dimenticato il sapore di un buon pasto.
Ben çok uzun süredir hastanedeyim. Güzel bir yemek tadını ben çoktan unuttum.Tôi ở Viện quá lâu đến mức lạ lẫm với những thứ ngon lành rồi.
Ben, kahvenin tadını seven, kahveye aşık kişilere satış yapacağım.Я збираюся продавати людям, які люблять смак кави і люблять каву.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Alles, was man damit kombiniert, schmeckt dadurch unglaublich gut.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Bármi mellé téve, azt is hihetetlenül jóízűvé teszi.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Det gör så att alla tillbehör smakar fantastiskt.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Dodaje niezwykłego smaku każdej potrawie.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Dona un sapore incredibile a qualsiasi cosa in cui tu lo metta.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Ele faz com que qualquer acompanhamento saiba maravilhosamente bem.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.En accompagnement, ça donne un goût incroyable au plat.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Het maakt alles wat je erbij serveert ongelooflijk lekker.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.심지어는 같이 요리한 다른 모든 음식 조차 맛있게 만들어버립니다.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Le da un sabor a todo lo que acompaña increíble.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Membuat semua yang anda tambahkan menjadi luar biasa rasanya.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.S čímkoliv je zkombinujete - vznikne úžasné jídlo.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Se saa kaiken muun maistumaan uskomattoman hyvältä.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Tot ce îi pui alături devine incredibil de gustos.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Προσθέτει φανταστική νοστιμιά σε οτιδήποτε το συνοδεύει.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Всё, с чем вы его подаёте, делается невероятно вкусным.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.Прави всичко, към което го сложиш да има невероятен вкус.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.הוא גורם לכל מה שמצטרף אליו להיות טעים בצורה לא רגילה.
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.فهو يجعل اي شي تضعه معه ذي طعم رائع
Beraber sunduğunuz her şeyin tadını inanılmaz yapıyor.フォアグラなしに美味しいメニューなんて作れるんでしょうか
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Dania przeznaczone dla wielu osób jest ciężko zrobić tak aby dogodzić każdemu w smaku.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Das sind diese Gerichte ,die viele Leute essen und es ist schwer jedem einzelnen davon gerecht zu werden.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Je obtiažne trafiť sa do správnej chute pri toľkých rôznych ľuďoch.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Jídla, který jsou jedený spoustou lidí, je nejtěžší přizpůsobit každýmu.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Le pietanze che vengono mangiate da un sacco di persone. E' difficile accomodare i gusti di tante persone.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Les plats qui sont mangés par beaucoup de gens, c'est dure de s'adapter aux goûts de tout le monde.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Mancarurile destinate multor persoane sunt greu de potrivit gustului fiecarei persoane.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Maträtten som ät av många personer. Det är svårt å kombinera verje persons smak.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Những món được rất nhiều người ăn. Thật khó để hợp khẩu vị của từng người.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Τα πιάτα που τρώνε πολλοί άνθρωποι. Είναι δύσκολο να ικανοποιήσεις τις γεύσεις όλων.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Еду, которой питаются многие люди, нужно делать так, чтобы она удовлетворяла вкус каждого.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Ястията, които се консумират от много хора. Трудно е да се налучка вкуса на всеки човек.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur....ארוחה להרבה אנשים. זה קשה להשביע את רצונם של כל-הרבה
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.الأطباق التي يتم تناولها من قبل الكثير من الناس. انه من الصعب استيعاب كل الأذواق للشخص
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.マタンもそうよ 外はカリッと 中はすごく柔らか
Bir fincan kahvedeki özgürlüğün tadını çıkarmayı bilen şık bir kızEin stilvolles Mädchen weiß, wie man die Freiheit einer Tasse Kaffee genießt
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Protože jsem lidská bytost, jsem schopný cítit ty drobné dobré pocity, které můžete najít, pokud je hledáte.
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Εφόσον όμως εγώ είμαι άνθρωπος, μπορώ να νιώσω και τις πιο μικρές χαρές που μπορεί κανείς να βρει.
İlgili Sayfalar