tadı ile cümle
tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Melón by mal chutiť ako melón.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Meloun by měl chutnat jako meloun.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Un cocomero dovrebbe sapere di cocomero.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Une pastèque devrait avoir le goût de la pastèque.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Un pepene trebuie sa fie ca un pepene.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Арбуз должен быть на вкус как арбуз.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Динята трябва да има вкус на диня.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.לאבטיח צריך שיהיה טעם של אבטיח
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.البطيخ يجب أن يكون مذاقه مثل البطيخ
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.蜜の味なら それはスイカなの? 蜜でしょう
Bir kez tadına baktıklarında eminim bundan sonra canları sürekli kapkek yemek isteyecek. .Además , he aprendido gracias a las tabacaleras a añadir nicotina a mis pasteles así
Bir kez tadına baktıklarında eminim bundan sonra canları sürekli kapkek yemek isteyecek. .ニコチンを私のカップケーキに入れれば、人々はそれに中毒になりますね。 だからやりたいことは、比較的低い価格を付けるということです。
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Anda baru akan memakan lemon dan kini rasanya seperti limun.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Chcete sníst citron, a on chutná jako limonáda.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Épp meg akarsz enni egy citromot, és olyan íze van, mint a limonádénak.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Estamos prestes a comer um limão e agora tem o sabor da limonada.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Están por comer un limón y ahora sabe a limonada.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Idete zjesť citrón a on zrazu chutí ako limonáda.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Je eet een citroen op en die zal nu smaken als limonade.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.단맛이 나는 레모네이드로 탈바꿈합니다.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Mâncați o lămâie, iar acum are gust de limonadă.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.State per mangiare un limone, e ora ha il gusto di una limonata.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Vous êtes sur le point de manger un citron, et maintenant il a un goût comme de la citronnade.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Zjecie cytrynę, która teraz smakuje jak lemoniada.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Πας να φας ένα λεμόνι, και έχει την γεύση λεμονάδας.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Ви їстимете лимон, а смакуватиме він як лимонад.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.Предстои ви да ядете лимон, и сега той има вкус на лимонада.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.ועכשיו יש לו טעם של לימונדה.
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.فستشعر انها ليمونادا
Bir limon yemek üzeresiniz, ve şimdi tadı limonata gibi.そういう技術の経済的効果を
Bir tadımlık ver.Csak engedj meg egy kóstolást
Bir tadımlık ver.Doar da-mi o gura
Bir tadımlık ver.Prova ad assaggiarmi!
Bir tadımlık ver.Sólo dame una probadita.
Bir tadımlık ver.Нека само веднъж опитам
Bir tadımlık ver.Сделай мне куннилингус разок.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.우리는 그 모든 것을 가지고 있지만, 겨우 100년만 그것을 누릴 수 있습니다.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Abbiamo tutto questo, ma abbiamo solo 100 anni per godercelo.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Avem toate astea, dar avem doar 100 de ani să ne bucurăm de ele.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Chúng ta có mọi thứ đấy, nhưng chúng ta chỉ có 100 năm để tận hưởng.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Kita memiliki semua itu, tapi kita cuma punya 100 tahun untuk menikmatinya.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Máme to všetko, ale máme len 100 rokov na to, aby sme si to vychutnali.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Mamy to wszystko, ale mamy tylko 100 lat, by się tym cieszyć.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Mindez megvan, de csupán 100 évünk van, hogy élvezhessük.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Nous avons tout ça, mais nous avons seulement 100 ans pour en profiter.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Temos isso tudo, mas temos apenas 100 anos para o aproveitar.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Tenemos todo eso pero sólo hay 100 años para disfrutarlo.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Tohle všechno máme, ale máme pouze 100 let na to, abychom si to užili.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Vi har allt det där, men vi har bara 100 år att njuta av det.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.We hebben dit allemaal, maar we hebben slechts 100 jaar om ervan te genieten.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Wir haben all das, aber wir haben nur 100 Jahre um es zu genießen.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Έχουμε τόσα πολλά, αλλά έχουμε μόνο 100 χρόνια για να τα ευχαριστηθούμε.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.Имаме всичко това, но разполагаме само със 100 години да му се насладим.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.У нас все это есть. но у нас есть только 100 лет, чтобы этим насладиться.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.יש לנו את כל זה, אבל יש לנו רק 100 שנה להנות מזה.
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.نحن نملك كل هذا .. ولكن لدينا فحسب 100 عام لكي نستمتع بكل هذا
Biz bütün bu şeylere sahibiz, ama tadını çıkartabilmek için sadece 100 yılımız var.私たちには100年しか楽しむ時間がない これが悲しい点です
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.A józan eszem, a jó szándékaim összeütközésbe kerültek az ízlelőbimbóimmal.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Aşa că bunul meu simţ, intenţiile mele bune, erau în conflict cu papilele mele gustative.
Böylece temel hislerim, ve iyi niyetlerim, damak tadımla çelişki halindeydi.Así que mi sentido común, mis buenas intenciones, estaban en conflicto con mis papilas gustativas
İlgili Sayfalar