tadı ile cümle
tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Trochę owoców morza i świeżej śmietany, zdjęcie smakuje dokładnie jak potrawa. (śmiech)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Trochu morských plodov a čerstvej smotany a obrázok v skutočnosti chutí presne ako toto jedlo. (Smiech)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Trochu mořských plodů a smetany a obrázek opravdu chutná stejně jako jídlo. (Smích)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Um pouco de marisco e um pouco de natas e a fotografia sabe exatamente ao mesmo que o prato. (Risos)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Unos mariscos, algo de crema fresca y la foto que sabe exactamente igual que el plato. (Risas)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Un peu de fruits de mer et un peu de crème fraiche et l'image a exactement le même goût que le plat. (Rires)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Un po' di frutti di mare, un po' di crème fraiche, e l'immagine ha l'identico sapore del piatto. (Risate)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Λίγα θαλασσινά και λίγη κρεμ φρες και η εικόνα έχει ακριβώς την ίδια γεύση με το πιάτο. (γέλια)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Малко морски вкусотии и крем фреш и картината всъщност има вкус точно като блюдото. (Смях)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Немного морепродуктов и сметаны, и изображение приобретает вкус самого блюда. (Смех)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.Трішки морепродуктів і трохи сметани, і зображення, власне, смакує точно як ця страва. (Сміх)
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.ב.ר: אבל זה לא הכל תמונות אכילות. החלטנו לעשות משהו מעט שונה ולהפוך את הטעמים
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.ونكهة الكريمة الذاكية والصورة التي تبدو نكهتها تماما كما الصحن نحصل على طبق مميز ( ضحك )
Biraz deniz mahsülleri ve ekşi krema ve resmin tadı sahiden yemeğin tadıyla tamamen aynı.この写真は全く同じ味なんです (笑) ベン:食用の写真だけではありません
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Dania przeznaczone dla wielu osób jest ciężko zrobić tak aby dogodzić każdemu w smaku.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Das sind diese Gerichte ,die viele Leute essen und es ist schwer jedem einzelnen davon gerecht zu werden.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Je obtiažne trafiť sa do správnej chute pri toľkých rôznych ľuďoch.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Jídla, který jsou jedený spoustou lidí, je nejtěžší přizpůsobit každýmu.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Le pietanze che vengono mangiate da un sacco di persone. E' difficile accomodare i gusti di tante persone.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Les plats qui sont mangés par beaucoup de gens, c'est dure de s'adapter aux goûts de tout le monde.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Mancarurile destinate multor persoane sunt greu de potrivit gustului fiecarei persoane.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Maträtten som ät av många personer. Det är svårt å kombinera verje persons smak.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Những món được rất nhiều người ăn. Thật khó để hợp khẩu vị của từng người.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Τα πιάτα που τρώνε πολλοί άνθρωποι. Είναι δύσκολο να ικανοποιήσεις τις γεύσεις όλων.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Еду, которой питаются многие люди, нужно делать так, чтобы она удовлетворяла вкус каждого.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.Ястията, които се консумират от много хора. Трудно е да се налучка вкуса на всеки човек.
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur....ארוחה להרבה אנשים. זה קשה להשביע את רצונם של כל-הרבה
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.الأطباق التي يتم تناولها من قبل الكثير من الناس. انه من الصعب استيعاب كل الأذواق للشخص
Birçok insanın yediği yemekler...Her insanın damak tadına göre yemeği uydurmak zordur.マタンもそうよ 外はカリッと 中はすごく柔らか
Bir fincan kahvedeki özgürlüğün tadını çıkarmayı bilen şık bir kızEin stilvolles Mädchen weiß, wie man die Freiheit einer Tasse Kaffee genießt
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Az első, hogy melyik esetben álltak meg inkább az emberek, hogy kipróbálják a dzsemeket.
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Điều thứ nhất, trong trường hợp nào mọi người muốn dừng lại, nếm thử vài loại mứt ?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Eén: in welk geval gingen mensen vaker stoppen en wat jam proeven?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Erstens, ich welchem Fall würden mehr Menschen stehen bleiben und Marmelade probieren?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Først, i hvilken situation var folk mest tilbøjelige til at stoppe, og smage noget marmelade?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Först; I vilket av fallen var det mer troligt att folk stannade för att smaka lite marmelad?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?În primul rând, în care dintre cazuri erau oamenii mai dispuși să se oprească și să deguste niște gem?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?첫째, 어떤 경우에 사람들은 멈추어 서서, 잼을 좀 맛볼까?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?La prima, dove era più probabile che la gente si fermasse e assaggiasse dei campioni?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Pertama-tama, pada meja mana orang lebih mungkin berhenti, mencoba selai?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Premièrement, dans quel cas les gens allaient-ils plus volontiers s'arrêter pour goûter la confiture ?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Primeiro, em que caso era mais provável as pessoas pararem e provarem as compotas?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Primero, ¿en qué caso la gente estaba dispuesta a detenerse a probar la mermelada?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?W którym przypadku chętniej degustowano dżem?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Zaprvé, v kterém případě se více lidí zastavilo a zkusilo vzorky džemu?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Πρώτον, σε ποια περίπτωση ήταν πιθανότερο να σταματήσει κάποιος να δοκιμάσει;
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Перше - у якому випадку люди зупиняться скуштувати варення?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?Първо, в кой случай хората спираха повече, за да опитат малко конфитюр?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?ראשית, באיזה מקרה אנשים נעצרו יותר כדי לטעום את הריבה?
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?الاول , في اي الحالات يقف الناس لتجربة بعض المربى؟
Birincisi, hangi durumda insanlar daha çok duruyor ve reçel tadıyorlar?多くの人々が立ち止まってジャムを試食するかです 24種類ある場合は約60%の人が試食し
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Protože jsem lidská bytost, jsem schopný cítit ty drobné dobré pocity, které můžete najít, pokud je hledáte.
Bir insan olduğuma göre,eğer bakarsam görebileceğim bu küçük ve güzel hislerin tadına varmalıyım.Εφόσον όμως εγώ είμαι άνθρωπος, μπορώ να νιώσω και τις πιο μικρές χαρές που μπορεί κανείς να βρει.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Arvuz powinien smakować jak arbuz
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Dưa hấu thì nên có vị dưa hấu!
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Een watermeloen zou moeten smaken zoals een watermeloen.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali. Eğer bal gibi tadı varsa, nasıl karpuz olur o? Bal olur.Το καρπούζι πρέπει να έχει γεύση καρπούζι. αν είναι σαν μέλι, πως να είναι καρπούζι; Θα ήταν μέλι.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.Eine Wassermelone sollte nach Wassermelone schmecken.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.En vattenmelon borde smaka som en vattenmelon.
Bir karpuz karpuz tadinda olmali.수박이 수박맛이 나며 수박이지.
İlgili Sayfalar