Ana içeriğe geç
Sözlük

tadı ile cümle

tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bina 1967-1969’da kapsamlı bir tadilat gördü.През 1967-1969 г. сградата е преустроена.
Katsuobushi'nin belirgin umami tadı yüksek inosinik asit içeriğinden gelmektedir.Първоначалната силна миризма на уасабито се дължи на съединението алилизотиоцианид.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Известен е със своя чай във Виетнам.
Tadilat edilmiş dükkânı ise geniş hediyelik eşya seçeneğini sunar.Там се намира магазин за пакетирани стоки и се предлага бърза закуска.
Tadı oldukça iyidir, genç örnekler daha lezzetlidir, yaşlı örnekler çok fazla su içerir.Dobra je za sušenje, beru se samo mladi primjerci, dok su stariji gorka okusa.
1968 - Önemli tadilattan geçti.1968, a temeljito renovirana god.
Merkezi New York'tadır.Sjedište je u New Yorku.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.Njene ostatke se pronašlo 2002. godine.
Tadı acıdır.Kremasta je okusa.
Stadyum geçirdiği bu tadilattan sonra UEFA'nın stadyum kriterlerine uygun hale geldi.Time je stadion, unatoč nedovršenosti, počeo ispunjavati UEFA-ine kriterije o stadionima.
Tüm Ege bölgesinde enfes tadını bilmeyen yoktur.Ne postoji nikakvo centralno sjajno područje.
Sanatın ve müziğin tadını almıştı, ki bunlar hemen hemen bir aile mirasıydı.Volio je kulturu i umjetnost i pokazivao se kao mecena brojnim umjetnicima.
2004 - Boris Tadiç, Sırbistan-Karadağ Cumhurbaşkanı seçildi.27. lipnja - Boris Tadić izabran za predsjednika Srbije.
"Öykünün eski tadı hep var".Uvijek će biti mnogo svijetla u mojim pričama."
Tadı çok tatlıdır.Má sladkú chuť.
Tadı tuzsuz kek ile ekmeğe benzer.Chutí ako slaná arašidová kaša.
Tadić, iki sezunda da asistlerilye ön plana çıktı.Jurčina zaznamenal na podujatí dve asistencie.
Özel bir kokusu ve tadı vardır.Má príjemnú chuť a vôňu.
Stadyum geçirdiği bu tadilattan sonra UEFA'nın stadyum kriterlerine uygun hale geldi.Po rekonštrukcii štadión spĺňa kritéria UEFA na usporiadanie medzinárodných futbalových zápasov.
Tarhana çok yaygın olup tadı çok güzeldir.Dužina býva často jedlá a chutná.
En yüksek noktası, Großer Feldberg bölgesinde bulunan 878 metre yüksekliğindeki Taunus'tadır.Najvyšším vrchom Taunusu je Großer Feldberg (Veľký Feldberg) s výškou 878 m.
16 -17 yaşlarında olan Goethe, aynı zamanda, ailesinden uzakta özgürlüğün tadını çıkarmıştır.Kot 16 in 17-leten je užival v svobodi daleč stran od doma.
Kilise, 1994 yılında yeniden tadilattan geçirilmiştir.Cerkev je bila obnovljena leta 1994.
Özel bir kokusu ve tadı vardır.Nima posebnega vonja in okusa.
Su tadı ekşimsidir.Euforbon je grenkega okusa.
DHA, bir şarabın kalitesine ve tadına etki edebilir.Vrsto čajev lahko kombiniramo in tako izboljšujemo okus.
Bazı tesislerde şarap, misafirlere bedavaya tadımlık olarak verilmektedir.Dogodki so praviloma brezplačni za obiskovalce.
Merkezi Frankfurt'tadır.Sedež ima v Frankfurtu.
Tadı servis sıcaklığına göre değişir.Okus sadeža se pri segrevanju izgubi.
Tadı çok tatlıdır.Je rahlo sladkastega okusa.
"Kavganın gerçek tadı: Coca-Cola"."Kulinarični namigi - Okra".
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.Zgradba se je od 19. stoletja le malo spremenila.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.Zadnja najdba je iz leta 2002.
Tadı acıdır.Jaučia skonį.
En büyükleri olan Gyeongbokgung sarayı şu anda tadilat halindedir.Šiuo metu „Christie's“ aukcionų rūmai yra stambiausi.
Böylece tadı temsil eden kokular en belirgin şekilde ortaya çıkacaktır.Todėl dalis to, ką mes vadiname kvapu, iš tiesų gali būti skonis.
2009 yılında anıt kompleksi tadilata girmiştir.2009 m. čia rastas milžiniškas ginklų sandėlis.
Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın.Vandeniu skiedžiama cuika nepabąla ir nepraranda skaidrumo.
En temel etkisi bir yemeğin tadını dengeleyerek bütünleştirmesidir.Vaisiai turi būti prinokę iki valgymui tinkamo skonio.
Bu turistik gezide, turistler bağ bahçelerini, şarap tesislerini gezmekte ve tadımlık şarap almaktadır.Tarp vyno turizmo pasiūlymų yra degustacijos bodegose ir kelionės per vynuogynus, apsilankymas vyno spa.
Çünkü her resimde elde ettiğim tadı bir sonrakinin alt malzemesi olarak kullanıyorum.Po kiekvieno pataikymo į duobutę užrašomas kiekvienos komandos geriausias rezultatas.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Riaženkos skonis švelnesnis negu kefyro.
Özel bir kokusu ve tadı vardır.Jis turi specifinį skonį ir kvapą.
Yeşil çay tadını andırır biçimde acımsı bir tadı vardır.Ryžių actas – suteikia rūgštų skonį.
Peynirin tadı üzerinde olumlu etkisi bulunur.Toks suspaustas sūris būna rūgštaus skonio.
Ben domatesin tadını sevmiyorum.Aš nemėgstu pomidorų skonio.
Sütün tadı ekşi.Pieno skonis rūgštus.
Annem sütün tadına baktı.Mano mama paragavo pieno.
Bu portakalların tadı iyi.Šių apelsinų skonis yra geras.
Çok iyi tadı var.Labai geras skonis.
Sütün tadı kötüydü.Pieno skonis buvo blogas.
Bu sütün tadı ekşi.Šio pieno rūgštus skonis.
Bu şarabın tadı iyi.Šio vyno geras skonis.
Bu çorbanın tadı iyi.Šios sriubos geras skonis.
Onun tadı mükemmel.Jo skonis tobulas.
Onun tadı mükemmel.Jos skonis tobulas.
Onun tadı berbat.Jo skonis siaubingas.
Onun tadı berbat.Jos skonis siaubingas.
Domatesin tadını sevmiyorum.Man nepatinka pomidorų skonis.
Tadı güzel değildi.Skonis nebuvo geras.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod