Ana içeriğe geç
Sözlük

tadı ile cümle

tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tadına bir bak.Proef dit eens.
Tadı tuzu yok.Er is geen smaak of kraak aan.
Bu varyantın alkol içeriği %3.3 daha düşüktür, ancak yine de orijinal Jupiler'in tadını korur.Deze variant heeft een lager alcoholgehalte van 3,3%, maar behoudt toch de smaak van de originele Jupiler.
Yemekleri tadılmaya değer.Zobacz, gdzie warto zjeść .
Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir.Niektórym mogą się wydawać wyjątkowo słodkie w smaku.
Köy kendi adını taşıyan ( Keşlik Elması ) ekşi bir tadı olan elması ile ünlüdür.Nazwa miasta pochodzi od nazwy rzeki (Żowta), nad którą jest położone.
Kültür cinslerine göre de meyvelerinin tadı değişmektedir.Pozostaje zagadką dlaczego cygara zmieniają smak.
Tadı acı olur.W smaku gorzki.
Tadı acıdır.Kwaśne w smaku.
Mezarı Uzunköprü yakınlarında Kırk Kavak'tadır.Obok kaplicy cztery groby.
2013 yılında, başka bir tadilat daha geçirmiştir.W 2013 roku odnotowano tam kolejne trzęsienie ziemi.
Tadı çok tatlıdır.W smaku bardzo słodki.
Tadı tavuğu andırır.Smakowało jak kurczak.”)
Ancak içme suyu tadı acı ve serttir.W smaku jest to piwo ciężkie i kwaśne.
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.Zapach przyjemny, smakiem przypomina orzechy.
Tadı acımsıdır.W smaku kwaśny.
Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım.Przez pierwsze 2-3 lata grał na pozycji napastnika.
Kendine ve başkalarına yabancılaşmanın tadını çıkarır. ^ Gündoğmuş, Bülent.Dzięki swoim zasługom i cechom charakteru był lubiany przez swoich i obcych.
Bu şatoda 13. ve 14. yüzyılda tadilat yapıldı.W XIII powstał tu zamek.
Şaraba nazaran hafif ekşimsi bir tadı vardır.Wina z syrah mają wyraźny aromat porzeczek.
Müze, yenilenmiş ve tadilata girmiş haliyle 12 Nisan 2009 tarihinde tekrar açıldı.Uroczyste otwarcie wyremontowanego i przebudowanego dworca nastąpiło 12 listopada 2015.
Akademinin merkezi Vilnius'tadır.Akademia zlokalizowana jest w Wilnie.
Sanatın ve müziğin tadını almıştı, ki bunlar hemen hemen bir aile mirasıydı.Interesował się literaturą i muzyką, był wielkim miłośnikiem przyrody.
Son yıllarda anlatı tadında yazdığı gezi kitapları çok kendine özgü ve önemli bulunmaktadır.Książki szachowe wydawane przez niego w kolejnych latach były bardzo popularne i tłumaczone na wiele języków.
Suyun yıllara göre tadı değişir."I w odmianach czasu smak jest".
Programda kısa film tadında skeçler çekmiştir ve programa telefon ile bağlanmak mümkündür.Te krótkie filmiki są w stylu programów z Mr.
Avrupa topluluğunun Merkez bankası Frankfurt'tadır.Siedzibą centrali banku jest Frankfurt.
Majolar ve mayalar San Antonio de la Florida Kilisesi'nin dışında öğleden sonranın tadını çıkarmaktadır.Majos och majas roar sig en eftermiddag utanför kyrkan San Antonio de la Florida.
Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir.Smaken är söt, en del tycker att den är för söt.
Rangiku Matsumoto ve muhtemelen bir Tessai Tsukabishi haricinde hiç kimse Orihime’nin damak tadını beğenmez.Bortsett från Rangiku Matsumoto och eventuellt Tessai Tsukabishi så gillar ingen Orihimes smaker.
"Öykünün eski tadı hep var".Jag har en konstig smak i munnen..."
Akademinin merkezi Vilnius'tadır.Universitet ligger i centrala Vilnius.
Albümün kapak resmindeki köprü İngiltere/Bath'te Prior Parka'tadır.Bron på omslaget finns i Prior Park i Bath i England.
Kilise, 1994 yılında yeniden tadilattan geçirilmiştir.Kyrkan renoverades utvändigt 2005.
Ama neredeyse "Thinking Out Loud" kadar aynı tadı veriyor.Den har ungefär samma sound som "Lollipop".
Kaynak suyu veya mineral su diye bilinen tat, aslında suyun içinde çözülmüş olan minerallerin tadıdır.Smaken som annonseras på källvatten eller mineralvatten kommer från de mineraler som är upplösta i det.
Tadı acıdır.Ämnet smakar beskt.
Ülkenin millî bayramı 15 Ağustos'tadır.Hennes helgondag firas den 15 oktober.
Tadı çok tatlıdır.Frukterna smakar sött.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Lukten är nämligen mycket starkare än smaken.
En yakın banka ve benzin istasyonu Ayancık'tadır.Närmaste lanthandel samt bensinmack ligger i Bograngen.
Pikronoksinin tadı acıdır ve safranın tadında en etkili olan bileşiktir.Kefir har en jästaktig smak och är mest populär i Östeuropa.
Chhaangın tadı ale gibidir.Smaken liknar hummerns.
Tadı diğer Allium türlerine göre çok daha az baskındır.Havskräftan har en mildare smak jämfört med diverse andra mindre kräftor.
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.Fasta bosättningar har funnits åtminstone sedan 1300-talet.
Hallac'ın türbesi Bağdat’tadır.Halabja Halabja på kartan över Irak.
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.Smaken liknar kräftor.
Tadı keskindir, balığı andırır.Den är dyr och anses vara en delikatess.
Uluslararası Bira Festivali şu üç amaç doğrultusunda kutlanır: Arkadaşlarla toplanıp biranın tadını çıkarmak.Свято має на меті 3 речі: Збиратися з друзями і насолоджуватися смаком пива.
Tadilat 15 gün içinde sona erecek.Спорогонія завершується за 15 днів.
Sakız iki renk sargısına sahiptir ve “iki meyvenin sevgisini” sembolize eden iki tadı içerir.Жувальна ґумка має обгортку з двох кольорів і містить два смаки, які символізують «любов двох фруктів».
Çoğunun acı tadı vardır.Більшість носила траур.
Çikatilo ayrıca sık sık, kurbanların kanının tadına vardı.Наситившись кров'ю, часом пожирала й м'ясо жертв.
Chhaangın tadı ale gibidir.Чанг за смаком нагадує ель.
Kilise, 1994 yılında yeniden tadilattan geçirilmiştir.Церква була в 1994 році повторно освячена.
Kaliforniya şarabının tadına bakmak için doğru bölgedesiniz.Відомий центр виробництва каліфорнійського вина.
1968 - Önemli tadilattan geçti.(1968) Велика нудьга.
Doğum günü Şubat'tadır.Її день народження у березні.
Tüm Ege bölgesinde enfes tadını bilmeyen yoktur.Всі ми знаємо: нічого хорошого в тютюнокурінні немає.
Yeşil çay tadını andırır biçimde acımsı bir tadı vardır.Смак нагадує міцний зелений чай.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod