Ana içeriğe geç
Sözlük

tadı ile cümle

tadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Suyun yıllara göre tadı değişir.Рівень води змінюється за сезонами року.
Bu yüzden damak tadı için en çok bu türü tercih edilir.Вважають. що цей вид васильку смакує тайцям найбільше.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Вважається смачнішим за лисичку справжню.
Merkezi Frankfurt'tadır.Штаб-квартира знаходиться у Франкфурті.
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.Плід має присмак перцю.
Ülkenin millî bayramı 15 Ağustos'tadır.Щорічний фестиваль відбувається 15 серпня.
Partinin genel başkanı Boris Tadić 2004–2012 yılları arasında Sırbistan Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.Відомі носії: Борис Тадич — президент Сербії в 2004–2012 роках.
Tadını çıkardık.І задовольнила.
Peynirin tadı üzerinde olumlu etkisi bulunur.У сира ніжний приємний смак.
Özel bir kokusu ve tadı vardır.Особливого запаху і смаку не має.
"Hiçbir şeyi olmayana, pisliğin tadına varmamak yasaktır." der.Наприклад, «Злодій не бажає придбати нічого поганого.
Karpuzun tadını severim.Мені подобається смак кавуна.
Noel, 25 Aralık'tadır.Різдво 25-го грудня.
Yaptığı kekin tadına baktım.Я покуштував пиріг, який вона випікла.
Biranın tadını sever misin?Тобі подобається смак пива?
Bu kahvenin tadı harika.Ця кава має дивовижний смак.
Bu köprü New York'tadır.Цей міст у Нью-Йорку.
"Öykünün eski tadı hep var".Jídlo dějiny chuti.
Bu sistem TADIL-A Link-11' in radar bilgisinin yüksek hızda dağıtımı ilavesiyle iyileştirilmiş halidir.Tento systém posílil systém TADIL-A Link-11 s vysokorychlostní výměnou radarových informací.
Ne var ki meyveler eski tadını ve saflığını kaybetti.V poslední době garhválština ztrácí na oblibě a zastarává.
Bu peynir sarıdır ve tadı biraz ekşidir.Je to sýr a nechutná špatně.
Mücverin tadı kuvvetli olmadığı için değişik usullerde servis edilebilir.Vzhledem k jemné chuti se nedoporučuje moc kořenit.
Fumarik asit meyve tadı veren bir aromaya sahiptir.Kyselina fumarová má ovocnou chuť.
Ama neredeyse "Thinking Out Loud" kadar aynı tadı veriyor.Tato klávesa funguje zcela opačně než „klávesa End“.
Merkez binası ise Tunus'un başkenti Tunus'tadır.V provozu je jediná linka do hlavního města Tunisu.
Bazen etinin mükemmel tadı için avlanır.Občas má nahořklou chuť.
Doğum günü Şubat'tadır.Na únorový St.
Ülkenin millî bayramı 15 Ağustos'tadır.Dnem jeho svátku je 15. srpen.
Türbesi Bağdat'tadır.Ocitáme se v Bagdádu.
Diasetil, pek çok gıdaya aroma tadını veren kimyasal maddedir.Obsahuje několik chemických látek, které mu dávají hořkou chuť.
Bu yüzden tadına bakmamak gerekir.Nebudete-li mít chuti, nemusíte.
1968 - Önemli tadilattan geçti.1968 a zaznamenala obrovský úspěch.
Aynı zamanda küçük bir miktarda yanık tadı vardır.Většinou ale dojde i k nepatrné degradaci chuti.
Kilise, 1994 yılında yeniden tadilattan geçirilmiştir.Kostel byl v květnu 1994 znovu vysvěcen.
Tadıysa genel itibarıyla hafiftir.Jeho chuť je jemně nakyslá.
"Belgesel tadında bir aile filmi".Rodinný film Tady hlídám?
Örneğin bir yemeğin tadı onun için önemli değildir, besleyici olduğu sürece onun için yeterince iyidir.Říci Eating is good for you lze stejně dobře jako Eating fruit is good for you.
Buruk bir tadı vardır.Má nasládlou chuť.
2007 yılında tadilattan geçen okul binası modern bir görünüme kavuşmuştur.V létě roku 2007 dostává budova školy nový vzhled, jelikož byla provedena oprava fasády.
Merkezi ABD'de Kaliforniya'da Milpitas'tadır.Hlavní sídlo je v Milpitas v Kalifornii.
Zeytinyağının tadı güzel, kalitesi yüksektir.Je příjemné vůně a dobré tržní jakosti.
Tadı acıdır.Chuť má nasládlou.
1999 ve 2009'da yeniden yapılanma ve tadilat işleri yapılmıştır.V letech 2009 a 2013 byly provedeny restaurační práce těchto pozůstatků.
Stadyum geçirdiği bu tadilattan sonra UEFA'nın stadyum kriterlerine uygun hale geldi.Po rekonstrukci stadion splnil kritéria UEFA pro konání mezinárodních fotbalových zápasů.
Bazı işlenmemiş peynirlerin aksine, ısıtma tadı veya dokusunu değiştirmez.Ve srovnání s jinými sýry je téměř bez zápachu.
Palamutlar tatlı veya hafif acı tadında, 6 ayda olgunlaşır ve iç yüzü tüysüzdür.Jejich čnělky jsou krátké; žaludy zrají 6 měsíců, jsou sladké nebo trochu hořké, uvnitř číšky žaludu lysé.
Tadı acıdır.Gustul este plăcut.
Ketcham boş vakitlerinin tadını resim yaparak çıkarıyor.Henriette pictează în timpul ei liber.
7 Nisan 2010 tarihinde Kanun tadil edilmiş, bölge sayısı 5 olarak düzenlenmiştir.Legea a fost amendată pe 7 aprilie 2010, fiind redus numărul regiunilor de la șapte la cinci.
Spielberg ona filmin biraz "kara film" tadında olmasını istedğini açıkladı.Sandler îl cunoscuse probabil din filmul "O slujbă murdară".
Halkın rivayetine göre bu cami eskiden kilise imiş tadil ile cami haline getirilmiş.Potrivit tradiției populare, biserica servea în trecut drept pulberărie.
Fazla pişirilirse tadı kaçabilir.Dar prin gătire, acest miros se pierde complet.
Tadı çok tatlıdır.Gustul este plăcut și dulceag.
Kilise, 1994 yılında yeniden tadilattan geçirilmiştir.Biserica a fost resfințită în anul 1994.
"Hiçbir şeyi olmayana, pisliğin tadına varmamak yasaktır." der.Ea susține că "Nu poți să cumperi bunul gust".
Merkezi Frankfurt'tadır.Sediul central a fost în Frankfurt.
Yapı 13. yüzyıldan beri çok az tadilat görmüştür.Au existat trei erupții minore în secolul al XIX-lea.
"Millilerin tadı yok"."Bunul gust nu există!
Merkezi New York'tadır.Sediul central este la New York.
Burada kalışınızın tadını çıkardığınızı umuyorum.Sper că vă bucurați de șederea dumneavoastră de aici.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tadı ile cümle - Sayfa 26 - tadı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App