Ana içeriğe geç
Sözlük

taciz ile cümle

taciz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu göç Sekuanların arazilerine taciz etmek idi.Vem förde hären hit till männens land?
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Hennes ungdom märktes av faderns sexuella övergrepp.
Curtis Taylor devam eden tacizler sonucunda 21 Mart 1993'te intihar etti.Ian Curtis begick självmord genom hängning den 18 maj 1980.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Jednoho dne se propadla do svých pohlavních orgánů.
Bu kategoriye çalışma alanındaki taciz ve çete halinde takipçilik alınabilir.Do této kategorie můžeme řadit klamné, vyhledávací a převrácené obrazy.
Fransızlar burayı İspanyol ve İngiliz gemilerini taciz etmek için kullandılar.Zde přepadal lodě španělské i anglické.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.A îndrăgit-o imediat pe fetița de 11 ani.
26 Eylül 2004 tarihinde kabul edilen Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesine göre cinsel taciz suç sayılmaktadır.Codul penal al Turciei promulgat pe 26 septembrie 2004 include multe schimbări pozitive.
Curtis Taylor devam eden tacizler sonucunda 21 Mart 1993'te intihar etti.De altfel, Curtis însuși a sfârșit prin a se sinucide, spânzurându-se pe 18 mai 1980.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Ulterior, se poate deschide în instanță o acțiune de tăgada a paternității.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Aylar sonra başka bir öğrencisine daha tacizde bulundu ve öğrencileri tarafından şikayet edildi.O oră mai târziu este găsit de o studentă care se întorcea acasă.
Gözleri çok zayıf görür ve etraftaki bayanları sürekli taciz eder.Ochii lui sunt atât de restrânși încât sunt închiși tot timpul.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.Ea a fost hărțuită sexual într-un lift.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Hărțuirea sexuală la locul de muncă poate fi o problemă serioasă.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Így egy nap feláldozza nekik Siorit.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.Ő egy kislány volt, aki csapdába esett ülésében és megfulladt.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.11 éves fiát és barátnőjét hagyta hátra.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.A következő években a lovagok folytatták tengeri rajtaütéseiket a török hajók ellen.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Bűnösnek vallotta magát egy kamaszfiú szexuális zaklatásában.
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Hänen on väitetty joutuneen säännöllisesti isänsä seksuaalisen väkivallan kohteeksi.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.Arviolta joka viides pariskunta kärsii jossain elämänsä vaiheessa lapsettomuudesta.
Ertesi sabah, Hannibal Numidyanları Roma kampını taciz ederek geri çekilmeleri için gönderdi.Seuraavana aamuna Hannibal lähetti loput numidialaisratsumiehet Trebbian yli häiritsemään roomalaisleiriä.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Επιθυμεί κάποια μέρα να επιστρέψει στις ρίζες της.
Amansız taciz, tutuklama ve baskılara rağmen, grup, hükümetin insan hakkı ihlallerini ifşa etmeye devam etti.Παρά τις επεκτάσεις και τα παραρτήματα, το στρατόπεδο ήταν ήδη υπερφορτωμένο με κρατουμένους.
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Har barnet mitt vært utsatt for seksuelle overgrep?
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.Mellom en av fire og en av fem kvinner opplever abortinngrep i løpet av livet.
Brady Pauline ile uzaklaşır ve taciz eder.Polly blir hun redd og kommer seg unna.
Vakıf 2016'da Intel, Vox Media ve Re/code ile İnternet'teki tacizle savaşmak için iş birliği yaptı.Pada tahun 2016, badan amal ini bermitra bersama Intel, Vox Media, dan Re/code untuk melawan kekerasan daring.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.ある日彼は自らの痴漢の被害者と再会する。
11 yaşındaki kız çocuğunu taciz etti.11歳の少女が負傷。
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.父親から性的暴行を受けている事が示唆されている。
Huzurevine giden Bart, büyükbabasının da yaşlı bir zorbanın tacizine maruz kaldığını görür.性の目覚めは、祖父がAVを見ていたのを見て。
Bu göç Sekuanlar kabilesi arazilerini taciz etmekte idi.開拓者たちも部族の領域に侵入していた。
Brady Pauline ile uzaklaşır ve taciz eder.達倫的心情很煩,所以就和黛比出去走走。
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.每五個青少女中就有一人是约会强奸的受害者 。
Resimde bir robot tarafından taciz edilen sarışın bir kadın görülür.그 현장을 금발의 여자가 발견한다.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.בעוד אחת מתוך ארבע או חמש נשים תחווה אונס.
Bölge PKK mensupları tarafından çok defa taciz edilmiştir.הצינור הותקף מספר פעמים על ידי המחתרת הכורדית ה-PKK.
İnsan Hakları İzleme Örgütü KNB'nin defalarca hapis ve siyasi rakipleri taciz ettiğini iddia etti.ארגון משמר זכויות האדם טען כי הארגון כולא שוב ושוב ומתנכל ביריביו הפוליטיים של נשיא טורקמניסטן.
Bu gruplar da bazen diğer Protestanlar tarafından taciz edildiler.От време на време обаче тази позиция била поставяна под въпрос от други държави-членки.
Kıza cinsel tacizde bulundu ve baraja attı, kız boğuldu.Конят бутнал жената във водата и тя се удавила.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.Междувременно Рицарите продължават да дебнат турски кораби.
Birçok taciz ve cinsel suistimal suçlaması yükseldi.Повдигат се много обвинения в тормоз и сексуална разпуснатост.
Bu arada kendisine karşı bir cinsel taciz davası açılır.Tam ho jedna žena obviní zo sexuálneho obťažovania.
Abisi gençliğinde onu taciz etmiştir.V mladosti ho zajal nepriateľský kmeň.
Suikastten sonra yakalandı ve tutuklu kaldığı dönemde çok ağır işkence ve cinsel tacize uğradı.Hlavne na začiatku svojho zajatia bol vystavený krutému mučeniu a samotke.
Kurbanın şizofren kız kardeşi tarafından insanları taciz eden öldürülür.Ten poukázal na život striptérky ktorá je zavraždená jej vlastnou sestrou.
Yerel bir pazarda, bir kasap Lady Murasaki'ye lafla tacizde bulunur.Nekega dne lady Murasaki na lokalni tržnici v javnosti užali prostaški mesar.
Sokak tacizi Genelde sokakta ve halka açık yerlerde gerçekleşir.Gyvačių kerėjimas paprastai atliekamas gatvėse, turguose, kitose viešose vietose.
Fakat bu promosyon, Jackson'a 1993 yılında açılan çocuk tacizi suçlamaları nedeniyle rafa kaldırıldı.Pirmą kartą tokia informacija pasirodė 1993 m., kai Džeksonas buvo apkaltintas seksualiniu vaikų išnaudojimu.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Nebandykite kuo nors pasinaudoti seksualiai, nebent matote aiškų signalą.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.Ühel päeval tabab teda kurb saatus.
Babası tarafından cinsel tacize uğradığından bahsedilir.Tema isa kasutas teda seksuaalselt ära.
Hor görüldü, taciz edildi, küçümsendi...Meid on koheldud ebaõiglaselt, solvatud, alandatud.
10) İş ortamındaki cinsel tacizi bildirme.10) Não denuncie assédio sexual dentro do seu ambiente de trabalho.
10) İş ortamındaki cinsel tacizi bildirme.10) Ne signalez pas un harcèlement sexuel commis dans votre environnement professionnel.
10) İş ortamındaki cinsel tacizi bildirme.10) Non denunciare una molestia sessuale all'interno dell'ambiente lavorativo.
10) İş ortamındaki cinsel tacizi bildirme.10)Μην καταγγειλετε σεξουαλικη παρενοχληση στο εργασιακο σας περιβαλλον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod