Ana içeriğe geç
Sözlük

taciz ile cümle

taciz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, bir çocuk tacizi için cezalandırıldı.He was punished for child abuse.
Bir asansörde cinsel olarak taciz edildi.She was sexually harassed in an elevator.
Tom'un sözlü tacizle başı belada.Tom has trouble dealing with verbal abuse.
Onlar masa altından ayakla birbirlerini taciz ediyorlardı.They were playing footsie under the table.
Ben taciz ediliyorum.I'm being harassed.
Taciz değildi.It wasn't harassment.
Tom seni taciz ediyor mu?Is Tom pestering you?
Hayır, o beni taciz etmedi.No, he didn't harass me.
Tom kadın meslektaşlarına cinsel tacizle suçlandı.Tom was accused of the sexual harassment of his female colleagues.
Onlar sözlü olarak Tom'u taciz ettiler.They verbally abused Tom.
Bu adam beni taciz ediyor.This man is harassing me.
O adam seni taciz ediyor muydu?Was that man harassing you?
Tom tarafından taciz ediliyorum.I'm being harassed by Tom.
Bu, taciz gibi görünüyor.This seems like harassment.
Hiç kimse Tom'un tehlikeli bir çocuk tacizcisi olduğunu bilmiyordu.Nobody knew that Tom was a dangerous child molester.
Bizi taciz etmeyi bırak.Stop harassing us.
Onları taciz etmeyi bırak.Stop harassing them.
Onu taciz etmeyi bırak.Stop harassing her.
Onu taciz etmeni istemiyorum.I don't want you to harass her.
Onu taciz etme.Don't harass him.
Onlar bizi sözle taciz etti.They verbally abused us.
Onlar onları sözle taciz etti.They verbally abused them.
Onlar beni sözlü olarak taciz ettiler.They verbally abused me.
Onlar onu sözle taciz etti.They verbally abused him.
Onlar onu sözlü olarak taciz ettiler.They verbally abused her.
Tom sekiz yaşındaki çocuğa taciz girişiminde bulundu.Tom attempted to molest the eight-year-old child.
Linda, Dan'in sürekli tacizlerinden bıkmıştı.Linda was fed up with Dan's constant abuse.
Dan tacizci babası hakkında konuştu.Dan talked about his abusive father.
Dan, Linda'ya cinsel tacizde bulundu.Dan sexually abused Linda.
Oğluna artık kızımı taciz etmemesini söyle.Tell your son not to harass my daughter anymore.
Oğluna kızımı taciz etmekten vazgeçmesini söyle.Tell your son to quit harassing my daughter.
Beni taciz etmeyi bırak!Stop harassing me!
Karımı taciz etmeyi kesin.Stop bothering my wife.
Arkadaşımı taciz etmeyi kesin.Stop bothering my friend.
Tom on yaşındaki kızı Mary'yi taciz ediyordu.Tom was molesting his ten-year daughter, Mary.
Tom çocukken bir taciz kurbanıydı.Tom was a victim of molestation as a child.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Sexual harassment can be a serious problem in the workplace.
Tecavüz ve cinsel taciz şiddet suçlarıdır.Rape and sexual assault are crimes of violence.
Mary, Twitter'da taciz edici mesajlar aldı.Mary received harassing messages on Twitter.
Neredeyse tanıdığım her kadın cinsel tacizin bir örneğini yaşadı.Nearly every woman I know has experienced some instance of sexual harassment.
Tom taciz suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to harassment.
Tom tacize alışkındır.Tom is used to the abuse.
Tom Mary'yi taciz etti.Tom abused Mary.
Sami bir süre Leyla'yı taciz etti.Sami abused Layla for some time.
Leyla sözlü taciziyle tanınmıştı.Layla was known for her verbal abuse.
Sami üvey babasının tacizinden bıkmıştı.Sami was tired of his stepfather's abuse.
Sami, Leyla'yı fiziksel olarak taciz etti.Sami abused Layla physically.
Sami seri bir tacizciydi.Sami was a serial molester.
Sami kadın meslektaşlarından bazılarını taciz etti.Sami harassed some of his female co-workers.
Sami, Leyla'yı taciz etti.Sami harassed Layla.
Sami, Leyla'yı taciz etmeye başladı.Sami started harassing Layla.
"Hande Yener'i taciz eden şüpheliye dava açıldı"."Hande Yener'i taciz eden şüpheliye dava açıldı".
Applebroog daha sonra şunları söyledi: “O günlerde cinsel taciz gündelik bir olaydı.Applebroog later recounted, "In those days sexual harassment was a day-to-day event.
Sonuç olarak, İran'da militanlardan ve genç devrimcilerin tacizleri ile karşı karşıya kaldı.Consequently, he faced harassment from militants and young revolutionaries within Iran.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Personal Emergencies: such as sickness, injury, unemployment, theft, harassment or death.
Bu taciz iki sağır televizyon izleyicisinin polise şikayette bulunmasıyla ortaya çıktı.The abuse claims surfaced from two deaf television viewers lodging a police complaint.
Aynı dönemde Yahudi öğrencilere sözlü ve fiziksel tacizler gerçekleşti.In the same period a number of Jewish students suffered a verbal abuse and physical attacks.
22 Ağustos'ta, Snitsky'nin sahne arkasında görüşülen kişi olan Maria ile taciz edilmesini engelledi.On August 22, he foiled Snitsky's harassment of backstage interviewer Maria.
Nitekim bir gün onların cinsel tacizine uğrayacaktır.His grandson would one day follow in his footsteps.
Sonra Güney Kore Donanması birkaç uyarı ateşi taciz etmesine sebep oldu.The South Korean Navy sent warnings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod