Millî piyangoyu kazanan bir tacirin üç farklı kadından olan altı çocuğunda birisiydi.이름처럼 바람둥이여서 그의 주변에는 6명의 여자친구가 있다.
Birlikler başarılı olmasına rağmen Ceneviz tacirleri, banliyöyü ateşe verdiler.על-פי הערכה שרווחה, נאו-נאצים הציתו את האש.
Kendisini fındık taciri olarak göstermişti.Мене той ме познаваше като търновец.
Babası, Pierre Bastiat, İspanya ile ticaret yapan bir tacirdir.Njegov otac, Pierre Bastiat, bio ugledni poslovni čovjek u gradu.
Sütun Secundinii kumaş tacir ailesinin mezar anıtıdır.U apsidi se nalaze nadgrobne ploče obitelji Kačić.
Bir batılı olarak, Yunanların muhalefetine rağmen, İtalyan tacirlere bazı iltimaslarda bulunmuştur.I grčki moral je suprotno talijanskim očekivanjima bio iznimno visok.
Kendisini fındık taciri olarak göstermişti.Bol narodený ako Ošer Zarickij.
Doğu'dan gelen tacirler, bu fırçaları Avrupalılara takdim etti ancak onlar domuz kıllarını çok sert buldu.Pirkliai tokius dantų šepetukus atvežė į Europą, tačiau čia jie pasirodė per kieti.
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz? (Gülüşmeler)¿Se imaginan a un ciego negociar en una sala de comercialización?
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz?앞을 못보는 트레이더라니 상상이 가시나요?
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz?Stel je voor, een blinde trader in een marktenzaal?
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz?Vă puteți imgina un agent de bursă orb? (Râsete)
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz?Vi immaginate un trader cieco in una trading room?
Borsada kör bir tacirin düşünebiliyor musunuz?Vous imaginez un aveugle trader dans une salle des marchés ?
Borsada tacir olarak çalıştım.Fui negociante en salas de comercialización.
Borsada tacir olarak çalıştım.Ho fatto il trader in una trading room.
Borsada tacir olarak çalıştım.Ik ben trader geweest in een marktenzaal.
Borsada tacir olarak çalıştım.J'ai fait le trader, dans une salle des marchés.
Borsada tacir olarak çalıştım.저는 주식거래소의 트레이더로 일했습니다.
Borsada tacir olarak çalıştım.M-am făcut agent de bursă.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.A gyermekeket más válságövezetekből csempészik ide, kifejezetten azért, hogy a kávéültetvényeken dolgozzanak.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Anak-anak telah diperdagangkan dari zona-zona konflik untuk datang dan bekerja di ladang-ladang kopi.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Deti sú privážané z ostaných konfliktných zón na prácu na kávových plantážach.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Handluje się dziećmi ze stref konfliktów, by pracowały na plantacjach kawy.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Kinderen zijn verplaatst vanuit andere conflictgebieden om te komen werken op koffieplantages.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Kinder werden aus anderen Konfliktherden verschleppt, um auf den Kaffeeplantagen zu arbeiten.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.커피농장에 와서 일하도록 다른 분쟁지역의 어린이들을 밀거래하고 있습니다. 혈액 희석제인 해파린은
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.S-a făcut trafic cu copiii din alte zone de conflict pentru ca ei să vină să lucreze pe plantaţiile de cafea.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Si trafficano minori da altre zone di conflitto per metterli a lavorare nelle piantagioni di caffè.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Trẻ em bị buôn bán từ các vùng có xung đột và làm việc trên các đồn điền cà phê. Heparin
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Дети доставляются из различных горячих точек, для работ на кофейных плантациях.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Дітей транспортують з інших конфліктних територій для того, щоб змусити працювати на кавових плантаціях.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.Има трафик на деца от други конфликтни зони, за да работят в плантациите за кафе.
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.והוא נקטף בידי ילדים. בחוף השנהב יש לנו בעיה עצומה של עבדות ילדים. ילדים מועברים מאזורי עימות אחרים
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.حيث يتم نقل الاطفال من مناطق نزاع اخرى للعمل في مزارع القهوة "هيبارين"- مميع للدم
Kahve plantasyonlarında ve diğer... ...çatışma bölgelerinde çalışan... ...çocuklar tacir edilmiştir.コーヒー栽培場で働かさせられているのです。 ヘパリンー抗凝血剤などの 製薬製品の製造は
Onlara umut tacirliği yapmayın. (Gülüşmeler)No les des falsas esperanzas.
Onlara umut tacirliği yapmayın.Machen Sie ihnen keine falschen Hoffnungen.
Onlara umut tacirliği yapmayın.Ne leur donnez pas de faux espoirs.
Onlara umut tacirliği yapmayın.Не им давайте това усещане за фалшива надежда.