tabur ile cümle

tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tecrübelerine göre, Aghdam'ın kendini savunma taburunun komutanı olmuştur.Згідно зі спогадами Яхмеса, цього разу він був сам командувачем у битві.
Taarruz Top Taburu ve bazı diğer birliklerdir.Змієвих валів та зведено кілька нових міст).
Malcolm ve kardeşleri annelerini tam 24 yıl sonra hastaneden taburcu edebildiler.Malcolm a jeho sourozenci svou matku dostali z léčebny až o 24 let později.
19 Haziran 1940'ta taburcu edildi.Dne 19. června 1940 byl evakuován.
Bu taburlarda toplam 2200 asker vardır.Tato divize má dnes něco okolo 2600 vojáků.
9 Kasım sabahı, Hitler ve Ludendorff bir hücum taburunun önünde Münih şehir merkezine doğru yürüyüşe geçtiler.Dne 9. listopadu kráčel Scheubner-Richter po boku Hitlera a Ludendorffa v centru Mnichova v čele pochodu.
Knappe Tabur yaveri olmasına ve silahı toplama onungörevi değildi, piyade ile birlikte öne çıktı.Přestože byl praporní pobočník a nebylo jeho povinností střílet, odešel na frontu s pěchotou.
Taburun taarruzu yarım saat kadar sürdüyse de kesin bir sonuç elde edilemedi.I kdybychom seděli půl hodiny v tiché kavárně, nebylo by to tak snadné.
Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Zbylé trosky zmizely po bouři v lednu 1904.
Aynı emirle bir dağ topçu taburu emrine verilmiştir.Západně od vrcholu byla plánována výstavba dělostřelecké tvrze Jírová hora.
Standart bir Volkssturm taburu altı yüz kırk iki erkekten oluşuyordu.Dvoudveřové kupé poháněl čtyřlitrový šestiválec .
Bu taburlar Yenişehir müfrezesinin güney kanadını örtmekle görevlendirildiler.Tato akce měla zabezpečit jihovýchodní křídlo sboru.
Şehrin içinde de iki Bask taburu vardı ancak bu kuvvetlerin sabit hava koruma teçhizatı yoktu.Město bylo rovněž útočištěm dvou praporů baskické armády, přesto nemělo žádnou stálou protileteckou obranu.
Panzergrenadier Alayı (üç taburlu) 382.Historie 1. tankové divize (VÚ 3858 Slaný).
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.Během první světové války se stal plukovníkem a byl pětkrát zraněn.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.Babička sedí u stolu shrbená.
Saat 11:15'te 3. Paraşüt Taburu Pınarbaşı'ya, 4. Paraşüt Taburu Gönyeli'ye indi.V 10:43 dorazil 3. prapor 7. jezdeckého pluku k mostu.
Özgür Taburoğlu.Liberecká drbna .
Tabur Leningrad'a ulaştı ve hemen savaş için konuşlandırıldı.Divize pronikla až k Leningradu a byla zapojena do poziční války okolo obklíčeného Leningradu.
Tank Taburu sağlayacaktır.Tank používá nabíjecí automat.
Tank Avcıları Taburu.Stíhače tanků.
Üç taburu bulunmaktaydı.K dispozici byly tři vozy.
Taburlara bağlı bölükler ve onlara bağlı sınır karakolları (takım) mevcuttur.Po věřící jsou v místě příbytky pro mnichy a dvorana k společným bohoslužbám.
Karakeçili oymağı, Kurtuluş Savaşı’na “Bolşevik Taburu” adı altında katılır.Měšťané přísahají pomstu a volají do boje pod heslem „Vítězství Papouchovi“.
Bölük ve tabur komutanlarının tanklarında genellikle ek bir telsiz vardır.Tancurile comandanților de companie sau batalion au de obicei un radio în plus.
1911'de Annecy'deki Chasseurs Alpinler 11. Taburunun komutası verildi.În 1911, Gamelin a primit comanda Batalionului al 11-lea de vânători de munte din Annecy.
Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Serviciul a fost de scurtă durată, el fiind lăsat la vatră după un atac de astm în ianuarie 1907.
Erişim tarihi: 22 Haziran 2015. ^ "Rojava'da ilk Enternasyonalist Özgürlük Taburu kuruldu".Accesat în 22 iunie 2015. ^ „The First Internationalist Freedom Battalion Established in Rojava”.
Praefectus alae: Süvari taburu komutanı.Praefectus alae: comandantul unui batalion de cavalerie.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.Pe 15 martie trupele nemțești intră în Cehoslovacia.
1. Komando Taburu saat 08:20'de Pınarbaşı'ya indi.Comandantul acestora a capitulat în jurul orei 8.
İki tabur her iki yana taarruza kaldırılmış, üçüncü bir tabur da ileri sürülmüştür.Alte două tunuri au fost dispuse pe drum, împreună cu cel de-al doilea batalion.
İlk taburlar inerken ciddi bir ateşle karşılaşmadılar.Când se întâlnesc pentru prima oară nu se lasă cu focuri de artificii.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.Forțele rușilor erau formate din 25 de batalioane de infanterie, 37 de unități de cavalerie și 120 de tunuri.
6 Aralık'ta bir Hint taburu ve İngiliz süvari bölüğü Kilis'i işgal etti.Orașul a fost ocupat pe 6 decembrie de o divizie de cavalerie britanci și un batalion de infaterie indiană.
Mayıs ayında taburcu edildi.Májusban leszerelték.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Bár hazabocsátották, 1888. március 31-én természetes okok miatt meghalt.
Fransız Devrimi'nde 1792'de savaş patlak verdiğinde, Meuse gönüllülerinin 3. taburunun yarbaylığına seçildi.1792-ben, amikor a háború kitört, a Meuse megyei harmadik önkéntes ezred alezredesének választották meg.
Bu araçlar tabur seviyesinde ve yüksek komutanlık seviyesinde kişisel komuta aracı olarak kullanıldı.Ezeket zászlóalj és magasabb szintű parancsnokok használták, mint személyi parancsnoki járművet.
İki tabur ML-20 ve iki adet A-19 veya 107-mmlik topçu taburu (toplam 24 ML-20s).Két zászlóalj ML–20 ágyúval és két zászlóalj A-19 ágyúval vagy 107 mm-es ágyával (összesen 24 darab ML–20).
Čech, 24 Ekim 2006'da taburcu oldu.A csehek ellen debütált 2006. október 11-én.
Her taburun ayrı flaması olurdu.Minden magja külön FPU-t tartalmaz.
Üç taburu bulunmaktaydı.Három oltára volt.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Yine Osmanlı gibi tabur cengi düzeninde tertiplenmişlerdir.Semleges fővárosként ismét Dalaran lép elő.
Haziran 1940 tarihinde 76 mm lik toplar çıkartıldığında taburda geriye 8 adet top kaldı.1940 júniusában a 76 mm-es lövegekkel felszerelt zászlóaljakat leváltották, így mindössze 8 löveg maradt.
Slovakya: Bir tabur.Szerbia: Rudnik.
16 Ocak'ta taburcu oldu.Január 16-án megrohamozták az ingatlant.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.Az út többi része rossz állapotban van.
Rus gücü beşer taburluk kareler halinde tedbir almışlardı.Fő energiáit a meghódított területek pacifikálására összpontosította.
1. Tabur'un emir subayı olarak görev yaptı.A végrehajtásban az I. hadtest parancsnokaként vett részt.
Her alay, binbaşı komutasındaki üç taburdan meydana getirilmişti.Közülük hárman írásba foglalták századosuk érdemeit.
Eski ismi Tabur'dur.Tyypillisin nimi on pataljoona.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Myöhemmin hän nousi pataljoonan komentajaksi samaisessa rykmentissä.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.15. maaliskuuta –Saksan joukot miehittivät loput Tšekkoslovakiasta.
Aynı zamanda, düşman taburlarını gözetlemede de kullanılırlar.Niitä käytettiin myös vihollislaivastojen liikkeiden tarkkailuun.
Hastanın durumuna göre ya taburcu edilir ya da hastaneye yatırılır.Arvio tehdään lähetteen perusteella tai tutkimalla potilas sairaalassa.
İstihkam taburları genelde aşağıdaki gibi teşkillenmiştir.Aperture Priority) lyhennetään yleensä Av.
1920'de Bölük komutanlığına, 1922'de Tabur komutanlığına atandı.Hänet nimitettiin komppanian päälliköksi 1920 ja pataljoonan komentajaksi vuonna 1922.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Tykkialuksessa on lisäksi kaksi järeää ohjusheitintä.

İlgili Sayfalar