tabur ile cümle
tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eylül 2007: 24 Temmuz 2007'de ANA Komando Taburu mezunlarını çıkartmıştır.1891年(明治24年)7月、学習院初等学科を卒業。
7 Piyade Taburu, 1 Süvari Tümeni ve 4 Bağımsız Evzon Taburu ve toplamda 100.000 askerden oluşuyordu.隷下には7個歩兵師団と1個騎兵連隊、4個独立エウゾネス (en) 大隊があり、兵力約10万人であった。
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.居間で食卓を囲む家族の日常が描かれる。
Neredeyse tüm bakım işleri merdiven veya tabure bile kullanılmadan yapılabiliyordu.几乎所有保养工作都可以不用梯子或脚凳来完成。
Tabur, ikinci seçeneği seçen insanlardan oluşuyordu.该军营由选择了后者的人们组成。
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.3月15日——德国军队占领捷克斯洛伐克。
6 Ekim - Son Polonya taburları da Nazi Almanyası'na teslim oldu.10日:最后一支波兰军队向德国投降。
Tabur 30 Ağustos'ta Hollanda'da bulunan Zandvoort'a geldi.该营于8月30日抵达荷兰赞德福特(Zandvoort)。
Initially, 65 tankette taburu bulunuyordu.它全盛时拥有45辆虎式坦克。
500 kişilik taburdan, 15 kişiden azı bu seçeneği kullanmak istedi.绝大多数人没有拒绝——一个500人的营中只有15人选择退出。
Yaklaşık 36 kişi hafif yaralanmalardan hastaneye kaldırılmış; aynı gün çoğu hasta taburcu edilmiştir.約有36人受到輕傷或中度傷害,其中大部分人在同一天先後治癒出院。
Civelek taburunda yer alan askerlerin her birini bir yeniçeri sahiplenmiştir.每牛彔步兵十兵內撥什庫一名。
Taburun taarruzu yarım saat kadar sürdüyse de kesin bir sonuç elde edilemedi.當日於半小時內全部售罄,官方未有加印。
Çoklu Roket Atar Taburu (193 ΜΠΕΠ) 194.九龍巴士(一九三三)
Günümüz ordularında yaklaşık olarak bir Tabur'a kuvvetine karşılık gelir.該地在日治時期,曾為日軍的駐紮地。
Ayrıca dört bağımsız piyade ve dört bağımsız mekanize tabur da bölgedeydi.四個警備總隊和兩個獨立警備大隊均直屬警備總司令部。
Tecrübelerine göre, Aghdam'ın kendini savunma taburunun komutanı olmuştur.有趣的是,海恩本人当时就是消防队队长。
Her tabur 500 ila 1000 arasında jandarma barındırır.一个堡垒可以驻紮500到1000名士兵。
Tank Taburu'nda ise 4 KV-1, 6 T-34 ve 20 T-60 tankı faal durumdaydı.而第141戰車旅則擁有4輛KV-1坦克、6輛T-34戰車以及20輛T-60坦克。
Askere çağrıldı ve cephelerde hizmet ettikten sonra bacaklarındaki varis sebebiyle taburcu edildi.之前做過警官,後來因為腳受傷而辭職。
Tabur: 5 ila 8 bölükten oluşurdu.每波機隊由52至58架飛機組成。
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.学员必须遵守规章制度、穿制服、放哨、每天早上出操、周五下午列队接受检阅。
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.第一次世界大戰期間,他擔任西線德軍的砲兵軍官,有2次負傷,且表現良好。
Albay William W. Quinn, Dachau’da şunları söyledi: “taburlarımız sesler duydu ve dayanılmaz kokuları hissetti.미7군 William W. Quinn 대령은 Dachau 수용소에 대해 “우리 부대는 그 곳에서 믿기 힘들 정도로 끔찍한 광경, 소리, 악취를 목격하였다.
Slovakya: Bir tabur.벨기에 : 보병 1개 대대.
Ancak tugayın dört taburunun da yanlış anlaşılmalar nedeniyle yanlış yönde yürüyüşe geçmiştir.그 때문에, 악의 길 안에서도 동료의 4명이 불행하게 안 되게 넓은 시점에서 지켜보고 있다.
Sancak: 5 ila 8 taburdan oluşurdu.포르투가 합계 5 : 1로 8강 진출.
Günün sonunda İngiliz Taburu’nun 600 üyesinden geriye sadece 225 kişi kalmıştı.בסוף היום נותרו 225 אנשים מתוך 600 אנשי הפלוגה הבריטית.
Neredeyse tüm bakım işleri merdiven veya tabure bile kullanılmadan yapılabiliyordu.כמעט כל עבודות התחזוקה על המטוס יכלו להיעשות ללא צורך בסולם או מגבה מיוחד.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.המשפחה אכלה יחדיו, יושבים על שרפרפים סביב השולחן.
Taburun %71'i zayiata uğradı.במשך 6 ימי לחימה, ספג הגדוד 71% נפגעים.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.הכוח הרוסי שהוקצה למערכה כלל 25 גדודים של חיל רגלים, 37 יחידות פרשים ו-120 תותחי ארטילריה.
Ertesi gün taburcu oldu.לפנות בוקר ניתנה פקודת נסיגה.
Bu taburlarda toplam 2200 asker vardır.בחיל הים משרטים 2200 חיילים וקצינים.
Hava kuvvetlerinde tabur, genellikle filo olarak adlandırılır.יחידת הקצה נקראת בדרך כלל טלפון.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.התנאים במחנה היו גרועים.
General Johnston komutasındaki Anzak birlikleri, saat 06:30 dolaylarına kadar geride kalan taburu beklediler.מפקדי הקיבוץ החליטו לחכות לתגבורת עד שעה 03:00.
Birkaç kez yaralandı, teğmen rütbesiyle Wehrmacht'da taburcu edildi.לאחר שנפצע מספר פעמים פרש מהוורמאכט בדרגת סגן.
TBMM Muhafız Taburu 8. Bölük komutanlığına atandı.אלוף משנה במילואים, פיקד על חטיבת השריון 8.
Ağır Tank Taburu da bulunmaktadır.גם בתחום החימוש מדובר בטנק מצוין.
Nizamiye taburları ise dağınık bir hâlde bugün Kosova toprakları içinde kalan Yakova’ya çekildiler.במצב קשה במיוחד היו היהודים אשר התגוררו במערב רוסיה, בשטח השייך כיום לאוקראינה.
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.ב-1917 הוא החליט לפרוש בעקבות פציעה.
Mezkur alayın 3. Taburu bütün mevcuduyla harbe girdi ve taarruza başladı.הגדוד השלישי כבש את המצודה בניסיון השלישי, במסגרת מבצע יפתח.
General Johnston, saat 06:30’a kadar bu taburu beklemiştir.המטה הכללי של צה"ל התכנס עוד לפני 06:00 במוצב הפיקוד העליון ("הבור").
Gönüllü kendini savunma taburlarından birine yazılmıştır.ערפאת עצמו עובד בהתנדבות על אחד ממסוקי החילוץ.
Tabur, dört ay boyunca Karabekir’in komutasında kaldı.הוא פיקד על הקורפוס במשך ארבעה ימים בלבד.
Bu taburlara en seçkin birlikler gözüyle bakılmıştır.לכן בימין הקיצוני עמדו החיילים המובחרים.
Güvenlik Taburlarının başlıca rolü ELAS'a karşı mücadele etmekti.Основната задача на Батальоните за защита са да се противопоставят на ЕЛАС.
Bu taburlara en seçkin birlikler gözüyle bakılmıştır.За тях жените избирали най-хубавата вълна.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Нейната банда се състои само от девойки.
Muharebe taburları genelde aşağıdaki gibi teşkilatlanmıştır.Небето над Атакама обикновено е ясно.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.В допълнение войската има само три артилерийски оръдия.
Tank Taburu sağlayacaktır.Удебеленият ствол служи за резервоар за вода.
Saat 10.00'da tabur sahile doğru ateş etmeye başladı.Около 8:00 групата започва обстрела на крайбрежието.
Paraşüt Piyade Taburunun bir bölümünden oluşmuş planörcüler, 550.Командир на рота в създадения 505-ти парашутно-десантен батальон.
Tank Avcıları Taburu.Основни бойни танкове.
Mayıs ayında taburcu edildi.През май 2012 е уволнен.
Ağır Tank Taburu da bulunmaktadır.В бойното отделение се намира и боекомплектът на танка.
Daha sonra o, bir süreliğine diğer askeri birliğin Motorlu Tabur Karargah komutanı gibi hizmet etmiştir.Известно време е заместник-командир по тила на самостоятелен батальон.
Slovakya: Bir tabur.Slovačka: slovačka vojska.