Ana içeriğe geç
Sözlük

tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
39
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.너희는 여호와 우리 하나님을 높여 그 발등상 앞에서 경배할지어다 그는 거룩하시도다
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Luhurkanlah TUHAN Allah kita, sujudlah di depan takhta-Nya. Kuduslah Ia
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Maak de HERE, onze God, groot. Onderwerp u aan Hem en buig voor Hem neer. Alleen Hij is heilig.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Magasztaljátok az Urat, a mi Istenünket, és boruljatok le az õ lábainak zsámolya elé; szent õ!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ophøi Herren vår Gud, og kast eder ned for hans føtters skammel! Hellig er han.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ophøj HERREN vor Gud, bøj eder for hans Fødders Skammel; hellig er han!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Povišujte GOSPODA, Boga našega, in pokleknite pred podnožjem nog njegovih: On je svet!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Upphöjen HERREN, vår Gud, och tillbedjen vid hans fotapall. Helig är han.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Vyvyšujte Hospodina Boha našeho, a sklánějte se u podnoží noh jeho, svatýť jest.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Vyvyšujte Hospodina, našeho Boha, a klaňajte sa podnožiu jeho nôh, lebo je svätý.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Wywyższajcie Pana, Boga naszego, a kłaniajcie się u podnóżka nóg jego; bo święty jest.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ylistäkää Herraa, meidän Jumalaamme, kumartukaa hänen jalkainsa astinlaudan eteen. Hän on pyhä.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Υψουτε Κυριον τον Θεον ημων και προσκυνειτε εις το υποποδιον των ποδων αυτου διοτι ειναι αγιος.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Възвишавайте Господа нашия Бог. И кланяйте се пред подножието Му; Той е свет.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.רוממו יהוה אלהינו והשתחוו להדם רגליו קדוש הוא׃
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.علّوا الرب الهنا واسجدوا عند موطئ قدميه. قدوس هو‎.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.你 們 當 尊 崇 耶 和 華 我 們 的 神 、 在 他 腳 凳 前 下 拜 . 他 本 為 聖
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.你 們當 尊崇 耶和華 我 們 的 神 、 在 他 腳 凳前 下拜 . 他 本為聖
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.A Jozef zomrel, keď mu bolo sto desať rokov, a nabalzamovali ho, a bol vložený do rakvi v Egypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Assim morreu José, tendo cento e dez anos de idade; e o embalsamaram e o puseram num caixão no Egito.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.És meghala József száz tíz esztendõs korában, és bebalzsamozák, és koporsóba tevék Égyiptomban.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Iosif a murit, în vîrstă de o sută zece ani. L-au îmbălsămat, şi l-au pus într'un sicriu în Egipt
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umarł Józef, mając sto i dziesięć lat; którego namazawszy wonnemi maściami, włożono do trumny w Egipcie.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.I umřel Jozef, když byl ve stu a v desíti letech; a pomazán jsa vonnými věcmi, vložen jest do truhly v Egyptě.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Josef døde 110 År gammel, og man balsamerede ham og lagde ham i Kiste i Ægypten.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.José murió a la edad de 110 años, y lo embalsamaron y lo pusieron en un ataúd en Egipto
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Joseph mourut, âgé de cent dix ans. On l`embauma, et on le mit dans un cercueil en Égypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.요셉이 일백십세에 죽으매 그들이 그의 몸에 향 재료를 넣고 애굽에서 입관하였더라
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Nato umre Jožef, star sto in deset let; in ko so ga pomazilili z dišavami, je bil položen v rakev v Egiptu.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Og Josef døde, hundre og ti år gammel; og de balsamerte ham og la ham i kiste i Egypten.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Poi Giuseppe morì all'età di centodieci anni; lo imbalsamarono e fu posto in un sarcofago in Egitto
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Zo stierf Jozef op de leeftijd van 110 jaar. Zij balsemden zijn lichaam en legden het in een kist in Egypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Και ετελευτησεν ο Ιωσηφ εν ηλικια ετων εκατον δεκα και εβαλσαμωσαν αυτον και ετεθη εις θηκην εν τη Αιγυπτω.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.И тъй, Иосиф умря, на възраст сто и десет години; и балсамираха го и положиха го в ковчег в Египет.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.И умер Иосиф ста десяти лет. И набальзамировали его и положили в ковчег в Египте.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.וימת יוסף בן מאה ועשר שנים ויחנטו אתו ויישם בארון במצרים׃
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.ثم مات يوسف وهو ابن مئة وعشر سنين. فحنطوه ووضع في تابوت في مصر
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.約 瑟 死 了 、 正 一 百 一 十 歲 . 人 用 香 料 將 他 薰 了 、 把 他 收 殮 在 棺 材 裡 、 停 在 埃 及
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.約瑟 死 了 、 正 一百一十 歲 . 人用 香料 將 他 薰了 、 把 他 收殮 在 棺材 裡 、 停在 埃及
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod