tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.El tabú número tres: no se puede hablar del aborto natural; pero hoy voy a hablar del mío.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Jadi pantangan ketiga: Anda tidak boleh berbicara tentang keguguran -- tapi saya akan membicarakannya.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.여러분은 유산에 대해 말하면 안 됩니다 - 하지만 오늘 저는 저의 유산에 대해 말씀드리겠습니다.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım."Não se pode falar de abortos espontâneos" mas hoje vou falar-vos do meu.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Quindi tabù numero tre: non si può parlare del proprio aborto spontaneo...ma oggi io parlerò del mio.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Taboe nummer drie: je mag niet spreken over je miskraam -- maar vandaag zal ik over de mijne praten.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu numer trzy: nie wolno rozmawiać o poronieniu - ale dziś opowiem o swoim.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu Nummer drei: Über seine Fehlgeburt spricht man nicht -- aber ich werde heute über meine sprechen.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu št. 3: Ne smeš govoriti o splavu - toda danes bom govoril o svojem.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Takže tabu číslo tri: nemôžete hovoriť o svojom potrate -- ale ja vám poviem o svojom.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Takže, tabu číslo tři: nesmíte mluvit o potratech - ale já Vám dnes povím o mém vlastním.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.И така, табу номер три: не можете да говорите за вашия спонтанен аборт -- но днес ще говоря за моя.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Итак, табу номер три: нельзя говорить о выкидышах - однако, сегодня я расскажу вам о своем.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Отже, табу номер три: не можна говорити про викидні - але сьогодні я розповім вам про свій.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.אסור לך לדבר על ההפלה שלך - אבל היום אדבר על שלי.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.جرت العادة ان لا تتحدث النسوة عن عملية الإجهاض -- ولكن اليوم سوف اتحدث عن عمليتي
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.デクランをもうけた後
Ve efsaneye göre, İskender bu çölü kağnıyla geçmiş. Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Легенда гласит, что когда Александр пересёк пустыню, половина его батальона была уничтожена песчаной бурей.
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanDe vrouwen van Liberia werden vervolgens ingeschakeld ter ondersteuning van Ellen Johnson Sirleaf,
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olan그리고 그 다음 나이베리아의 그 여성들은 엘렌 존슨 실레프를 지지하는 일로 다시 모였죠
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanונשות ליבריה החליטו למנף תמיכה פוליטית באלן ג'ונסון-סירליף,
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanو نساء ليبيريا تحركن وقتها لمساندة "إلين جونسون سيرليف",
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olan選挙でエレン•ジョンソン•サーリーフを 当選させるために奔走しました
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,제 생각에 슬로우 무브먼트의 목적, 혹은 주요 목표는 정말로, 그 금기를 깨는 것이라고 생각합니다. 그리고 -- 네,
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,אני חושב שמטרתה של תנועת האיטיות, או אחת ממטרותיה העיקריות, היא בעצם להתמודד עם הטאבו הזה, ולומר שנכון,
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,タブーに立ち向かうことです もちろん スローが常に正しいわけではなく
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.우리가 느려지는 것에 대해서 경직되어왔기 때문입니다.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.Мы все как один против неторопливости.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.שיצרנו כנגד ההאטה.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.التي تجعلنا ضد الابطاء.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.よくないことと見なしてきました
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.(98:5) Превозносите Господа, Бога нашего, и поклоняйтесь подножию Его: свято оно!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Erhebet den HERRN, unsern Gott, betet an zu seinem Fußschemel; denn er ist heilig.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Esaltate il Signore nostro Dio, prostratevi allo sgabello dei suoi piedi, perché è santo
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.¡Exaltad a Jehovah, nuestro Dios! Postraos ante el estrado de sus pies, porque él es santo
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Exaltai o Senhor nosso Deus, e prostrai-vos diante do escabelo de seus pés; porque ele é santo.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Exaltez l`Éternel, notre Dieu, Et prosternez-vous devant son marchepied! Il est saint!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Hãy tôn cao Giê-hô-va Ðức Chúa Trời chúng tôi, Và thờ lạy trước bệ chơn Ngài: Ngài là thánh!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Hãy tôn cao Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời chúng_tôi , Và thờ lạy trước bệ chơn Ngài : Ngài là thánh !
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Înălţaţi pe Domnul, Dumnezeul nostru, şi închinaţi-vă înaintea aşternutului picioarelor Lui, căci este sfînt!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.너희는 여호와 우리 하나님을 높여 그 발등상 앞에서 경배할지어다 그는 거룩하시도다
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Luhurkanlah TUHAN Allah kita, sujudlah di depan takhta-Nya. Kuduslah Ia
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Maak de HERE, onze God, groot. Onderwerp u aan Hem en buig voor Hem neer. Alleen Hij is heilig.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Magasztaljátok az Urat, a mi Istenünket, és boruljatok le az õ lábainak zsámolya elé; szent õ!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ophøi Herren vår Gud, og kast eder ned for hans føtters skammel! Hellig er han.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ophøj HERREN vor Gud, bøj eder for hans Fødders Skammel; hellig er han!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Povišujte GOSPODA, Boga našega, in pokleknite pred podnožjem nog njegovih: On je svet!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Upphöjen HERREN, vår Gud, och tillbedjen vid hans fotapall. Helig är han.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Vyvyšujte Hospodina Boha našeho, a sklánějte se u podnoží noh jeho, svatýť jest.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Vyvyšujte Hospodina, našeho Boha, a klaňajte sa podnožiu jeho nôh, lebo je svätý.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Wywyższajcie Pana, Boga naszego, a kłaniajcie się u podnóżka nóg jego; bo święty jest.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Ylistäkää Herraa, meidän Jumalaamme, kumartukaa hänen jalkainsa astinlaudan eteen. Hän on pyhä.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Υψουτε Κυριον τον Θεον ημων και προσκυνειτε εις το υποποδιον των ποδων αυτου διοτι ειναι αγιος.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Възвишавайте Господа нашия Бог. И кланяйте се пред подножието Му; Той е свет.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.רוממו יהוה אלהינו והשתחוו להדם רגליו קדוש הוא׃
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.علّوا الرب الهنا واسجدوا عند موطئ قدميه. قدوس هو‎.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.你 們 當 尊 崇 耶 和 華 我 們 的 神 、 在 他 腳 凳 前 下 拜 . 他 本 為 聖
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.你 們當 尊崇 耶和華 我 們 的 神 、 在 他 腳 凳前 下拜 . 他 本為聖
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.A Jozef zomrel, keď mu bolo sto desať rokov, a nabalzamovali ho, a bol vložený do rakvi v Egypte.
Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.Assim morreu José, tendo cento e dez anos de idade; e o embalsamaram e o puseram num caixão no Egito.

İlgili Sayfalar