Tanrı tabuları çigneyenlerden nefret ediyor olmalı.Должно быть, это наказание тем, кто нарушает запрет.
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Astfel, "NK" provine de la "NouKan".
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Dus 'NK' staat voor 'NouKan' (Afleggen).
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.En fait, "NK" c'est pour "Nokanshi".
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Então "NK" quer dizer "NouKan" (Embalsamento).
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Infatti "NK" sta per"NoKan" (deposizione).
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor."NK" viene de "NouKan" (Embalsamar).
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.PZ pomeni Pogrebni zavod.
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Δηλαδή το "NK" συμβολίζει το "NouKan" (τοποθέτηση σε φέρετρο).
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.Значит, ПВГ - это "Положение Во Гроб"?
TH Acentası da, Tabut Hazırlama Acentası oluyor.لذا فإن "إن كي"اختصار لـ"نوكان"=التكفين
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.특히나 세 명의 아이들과는 말이죠- 그런데 우리는 그러고 있습니다.
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz. RG:RG:
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.Un tabú extra es que no deberíamos estar trabajando juntos -sobre todo con 3 hijos- y lo hacemos.
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.במיוחד לא עם שלושה ילדים - ואנחנו כן.
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.خاصة مع وجود 3 أطفال ولكننا نفعل ذلك
Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.私たちは働いています RG:仕事の準備段階から すでに逆風に遭いました
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.A hármas számú tabu: Nem beszélünk a magzat elvesztéséről -- én ma mégis beszélni fogok az enyémről.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Deci tabuul numărul trei: nu poţi vorbi despre sarcina ta nereuşită -- dar azi voi vorbi despre a mea.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Điều cấm kỵ thứ 3: bạn không thể nói về việc mình bị sảy thai - nhưng hôm nay tôi sẽ nói về chuyện của tôi.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.El tabú número tres: no se puede hablar del aborto natural; pero hoy voy a hablar del mío.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Jadi pantangan ketiga: Anda tidak boleh berbicara tentang keguguran -- tapi saya akan membicarakannya.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.여러분은 유산에 대해 말하면 안 됩니다 - 하지만 오늘 저는 저의 유산에 대해 말씀드리겠습니다.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım."Não se pode falar de abortos espontâneos" mas hoje vou falar-vos do meu.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Quindi tabù numero tre: non si può parlare del proprio aborto spontaneo...ma oggi io parlerò del mio.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Taboe nummer drie: je mag niet spreken over je miskraam -- maar vandaag zal ik over de mijne praten.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu numer trzy: nie wolno rozmawiać o poronieniu - ale dziś opowiem o swoim.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu Nummer drei: Über seine Fehlgeburt spricht man nicht -- aber ich werde heute über meine sprechen.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Tabu št. 3: Ne smeš govoriti o splavu - toda danes bom govoril o svojem.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Takže tabu číslo tri: nemôžete hovoriť o svojom potrate -- ale ja vám poviem o svojom.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Takže, tabu číslo tři: nesmíte mluvit o potratech - ale já Vám dnes povím o mém vlastním.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.И така, табу номер три: не можете да говорите за вашия спонтанен аборт -- но днес ще говоря за моя.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Итак, табу номер три: нельзя говорить о выкидышах - однако, сегодня я расскажу вам о своем.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.Отже, табу номер три: не можна говорити про викидні - але сьогодні я розповім вам про свій.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.אסור לך לדבר על ההפלה שלך - אבל היום אדבר על שלי.
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.جرت العادة ان لا تتحدث النسوة عن عملية الإجهاض -- ولكن اليوم سوف اتحدث عن عمليتي
Üç numaralı tabu: düşük yaptığınızı söyleyemezsiniz ama bugün kendiminkini anlatacağım.デクランをもうけた後
Ve efsaneye göre, İskender bu çölü kağnıyla geçmiş. Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Легенда гласит, что когда Александр пересёк пустыню, половина его батальона была уничтожена песчаной бурей.
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanDe vrouwen van Liberia werden vervolgens ingeschakeld ter ondersteuning van Ellen Johnson Sirleaf,
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olan그리고 그 다음 나이베리아의 그 여성들은 엘렌 존슨 실레프를 지지하는 일로 다시 모였죠
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanונשות ליבריה החליטו למנף תמיכה פוליטית באלן ג'ונסון-סירליף,
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olanو نساء ليبيريا تحركن وقتها لمساندة "إلين جونسون سيرليف",
Ve Liberya'lı kadınlar daha sonra kendisi de birkaç tabuyu delmiş bir kadın olan選挙でエレン•ジョンソン•サーリーフを 当選させるために奔走しました
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,제 생각에 슬로우 무브먼트의 목적, 혹은 주요 목표는 정말로, 그 금기를 깨는 것이라고 생각합니다. 그리고 -- 네,
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,אני חושב שמטרתה של תנועת האיטיות, או אחת ממטרותיה העיקריות, היא בעצם להתמודד עם הטאבו הזה, ולומר שנכון,
Yavaş hareketin amacının, bu tabuyu düzeltmek olduğunu sanıyorum, ve evet -- yavaş bazen cevap değildir,タブーに立ち向かうことです もちろん スローが常に正しいわけではなく
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.שיצרנו כנגד ההאטה.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.우리가 느려지는 것에 대해서 경직되어왔기 때문입니다.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.Мы все как один против неторопливости.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.التي تجعلنا ضد الابطاء.
Yavaşlamaya karşı yükselttiğimiz bir tabu.よくないことと見なしてきました
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.(98:5) Превозносите Господа, Бога нашего, и поклоняйтесь подножию Его: свято оно!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Erhebet den HERRN, unsern Gott, betet an zu seinem Fußschemel; denn er ist heilig.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Esaltate il Signore nostro Dio, prostratevi allo sgabello dei suoi piedi, perché è santo
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.¡Exaltad a Jehovah, nuestro Dios! Postraos ante el estrado de sus pies, porque él es santo
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Exaltai o Senhor nosso Deus, e prostrai-vos diante do escabelo de seus pés; porque ele é santo.
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Exaltez l`Éternel, notre Dieu, Et prosternez-vous devant son marchepied! Il est saint!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Hãy tôn cao Giê-hô-va Ðức Chúa Trời chúng tôi, Và thờ lạy trước bệ chơn Ngài: Ngài là thánh!
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Hãy tôn cao Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời chúng_tôi , Và thờ lạy trước bệ chơn Ngài : Ngài là thánh !
Yüceltin Tanrımız RABbi, Ayaklarının taburesi önünde tapının! O kutsaldır.Înălţaţi pe Domnul, Dumnezeul nostru, şi închinaţi-vă înaintea aşternutului picioarelor Lui, căci este sfînt!