Her durum için, ona karşılık gelen tabloya bakıyoruz, aradığımız rakamları buluyoruz ve birbiriyle çarpıyoruz.確率を求めてそれらの値を掛け合わせます 例えば+rと+tの行では
Hidrojen florür HF oluyor. Yani burada sadece F var. Periyodik tabloya göz atalım.Na realidade o protão liga-se a uma molécula de água e forma o hidrónio
İlk başta oluşturduğum bu tabloya çok benzer.빈도수를 확인해서 정리했어요 예를 들어서 0은 1,2,3,4 해서 4개
İlk başta oluşturduğum bu tabloya çok benzer.De kérdezhettem volna csak egyszerűen, hogy hányszor látunk itt nullát? 1, 2, 3, négyszer.
İlk başta oluşturduğum bu tabloya çok benzer.Nakreslím tu nějaké osy. Různé sloupce jsou tady čísla.
İlk başta oluşturduğum bu tabloya çok benzer.Виждам я 1,2,3,4 пъти.
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Die Tabelle kann nicht direkt über Ihren Namen angesprochen werden.
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Do tabele ni moč dostopati neposredno z uporabo njenega imena
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Impossibile accedere alla tabella direttamente usando il suo nome
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Impossible d'accéder directement à la table en utilisant son nom
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.K tabulce nelze přistupovat přímo přes její jméno
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Kunde inte komma åt tabellen direkt med användning av dess namn
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Kunne ikke ændre tabellen direkte ved brug af dens navn
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Não é possível aceder directamente à tabela utilizando o seu nome
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Nem sikerült a táblát közvetlenül, a nevének felhasználásával elérni
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Nie można uzyskać dostępu do tabeli używając bezpośrednio jej nazwy
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.No se pudo acceder a la tabla directamente usando su nombre
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Priamy prístup k tabuľke použitím jej mena nie je možný
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Tabel niet direct toegankelijk via tabelnaam
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Taulua ei voi käyttää suoraan sen nimellä
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Αδύνατη η προσπέλαση του πίνακα με απευθείας χρήση του ονόματός του
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Грешка при достъп до таблицата чрез директно използване на името и
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Не вдалося отримати доступ до таблиці безпосередньо, використовуючи її назву
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.Невозможно получить доступ к таблице по её имени
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.יצירת פרוייקט
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.لم أتمكن من النفاذ إلى الجدول مباشرتاً مستعملاً اسمه
İsmini kullananarak tabloya doğrudan ulaşılamıyor.その名前を使って直接テーブルにアクセスできませんでした
Mona Lisa'ya, bu iyi bilinen tabloya bakalım.Analicemos esta bien conocida pintura, Mona Lisa.
Mona Lisa'ya, bu iyi bilinen tabloya bakalım.Analizziamo questo ben noto dipinto. Monnalisa.
Mona Lisa'ya, bu iyi bilinen tabloya bakalım.Mari kita menganalisis lukisan terkenal ini, Mona Lisa.
Mona Lisa'ya, bu iyi bilinen tabloya bakalım.Нека анализираме всеизвестната картина "Мона Лиза".
Öyleyse bu da tüm tabloya getirdiği değer ve bakış açısıdır. -Takže toto je ten význam, o kterém jsem mluvil.
Öyleyse bu da tüm tabloya getirdiği değer ve bakış açısıdır. -Takže toto je ten význam, o ktorom som hovoril. Takže toto je ten význam, o ktorom som hovoril.
Öyleyse bu da tüm tabloya getirdiği değer ve bakış açısıdır. -それは多様な意味を成します。 そして、次のプレゼンテーションでは、
'Pensilvanya İstasyonu Kazısı' isim li tabloya bakmaktayız.Jak k tomu jménu přišli?
Periodik tabloya bakalım.Podívejme se do periodické tabulky.
Periodik tabloya bakalım.Popatrzmy na układ okresowy.
Periodik tabloya bakalım.Нека погледнем периодичната система.
Periodik tabloya bakalım.Подивимось в періодичну таблицю.
Periodik tabloya bakalım.נסתכל בטבלה המחזורית.
Periyodik tabloya bakacağız. Şimdi helyum için yapacağım şeyi diğer asal gazlar için de yapabiliriz.Podíváme se do periodické tabulky prvků a co udělám s heliem, bych mohl udělat s kterýmkoli vzácným plynem.
Periyodik tabloya bakacağız. Şimdi helyum için yapacağım şeyi diğer asal gazlar için de yapabiliriz.Suchen Sie in der periodischen Tabelle, und was ich jetzt tun mit Helium I tun konnte, mit eines der Edelgase.
Periyodik tabloya göz atalım.Ik ga even naar het periodiek systeem.
Periyodik tabloya göz atalım.Menjünk a periódusos rendszerhez,
Periyodik tabloya göz atalım.Podívám se do periodické tabulky.
Periyodik tabloya göz atalım.Regardons le tableau périodique.
Periyodik tabloya göz atalım.Sprawdzę to jeszcze w układzie okresowym.
Periyodik tabloya göz atalım.Vado alla tavola periodica.
Periyodik tabloya göz atalım.Ας πάω στον Περιοδικό Πίνακα.
Periyodik tabloya göz atalım.لنذهب الى الجدول الدوري
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Äitini on taiteilija, ja lapsena näin, kuinka hän sai asiat eloon siveltimenvedolla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Ibu saya seorang seniman, dan saya sering melihat ibu membuat hal-hal menjadi hidup dengan ayunan kuasnya.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.저희 어머니는 화가이시고, 제가 어렸을 때 붓질로 물건들에 삶을 불어넣어 주는 모습을 가끔 보았습니다
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mamá es artista y yo de niña a menudo solía verla darle vida a las cosas con unas pinceladas.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mama mea e un artist, şi în copilărie o vedeam des dând viaţă lucrurilor cu o trăsătură de penel.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Meine Mutter ist Künstlerin, als Kind sah ich oft, wie sie Dinge mit einem Pinselstrich zum Leben erweckte.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mia mamma è un'artista, e da bambina la vedevo spesso animare le cose con una pennellata.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Mijn moeder is een kunstenares. Ik zag haar als kind dingen met een penseelstreek tot leven brengen.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moja mama jest artystką i jako dziecko przyglądałam się, jak ożywiała różne rzeczy za dotknięciem pędzla.
Sanatçı annemi fırçayı tabloya dokundurduğunda bazı şeyleri hayata geçirdiğini düşünürdüm.Moje máma je malířka a jako dítě jsem ji často pozorovala, jak tahem štětce vdechuje věcem život.