tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.Υπάρχουν, βέβαια, και παγίδες, και θα ήταν πολύ χαζό εκ μέρους μας να τις αγνοήσουμε.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.Але, звичайно, є й підводні камені, які проігнорувати буде справжньою дурницею.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.Но разбира се, има пречки и наистита ще бъде глупаво да ги пренебрегнете.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.Но существуют и опасности, о которых забывать никак нельзя.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.אולם כמובן שקיימות מלכודות, וזו תהיה טעות להתעלם מהן.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.لكن توجد له عيوبٌ لا نتجاهلها إلاّ سفهاً.
Ancak tabii ki bunun kötü yanları da var ve bunları göz ardı etmek aptallık olur.そして それを無視するのはおばかさんです 例えば カリフォルニア州の消防士から
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Ale nadal mamy, oczywiście, Kongo, o tu.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Ale stále máme, samozrejme, Kongo tam hore.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Claro, temos ainda o Congo, lá em cima.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Dar încă avem, și acesta este desigur Congo, aici sus.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.De még mindig létezik, itt fent,
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Die gibt es heute noch. Und das ist natürlich
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.le Congo, là-haut.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Maar we hebben nog steeds, - en dat is natuurlijk Congo, daar bovenaan.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Ma ovviamente abbiamo ancora -- e quello lassù è il Congo.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Nhưng dĩ nhiên, ta vẫn còn
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Pero aún tenemos, naturalmente, Todavía tenemos tantos países pobres como hemos tenido siempre en la historia.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Tapi masih ada, tentu saja, Masih terdapat negara-negara miskin seperti yang selalu ada, dalam sejarah.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Έχουμε όμως ακόμα, αυτό είναι φυσικά, το Κονγκό, εκεί πάνω.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Але ми все ще маємо, звичайно, Ми все ще маємо бідні країни, як це завжди було в історії.
Ancak tabii ki hala yukarıda Kongo var.Но всё ещё есть, (это, конечно,
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Boala mintală poate să ucidă şi în moduri mai directe. Cel mai evident exemplu e sinuciderea.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Claro, las enfermedades mentales también pueden matar de maneras más directas.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.물론 정신병이라는게 더 직접적인 사망의 원인일 수도 있죠. 가장 대표적인 예가 자살입니다.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Maar psychische aandoeningen kunnen ook directer aanleiding geven tot overlijden.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Ma naturalmente il disagio psichico, può uccidere in altri modi. Il più evidente è il suicidio.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Mas, claro, as doenças mentais também podem causar mais mortes de forma direta.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Nhưng tất nhiên, bệnh tâm thần cũng có thể giết người một cách trực tiếp hơn Ví dụ rõ ràng nhất là tự sát.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Звісно, психічні розлади можуть й безпосередньо призвести до смерті. Найочевидніший приклад - це самогубство.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Конечно, психические расстройства могут приводить непосредственно к смерти.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.אך כמובן שמחלות נפש יכולות להרוג גם בצורות ישירות יותר. הדוגמה הברורה ביותר היא התאבדות.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.لكن بالطبع المرض النفسي يمكن أن يقتل بطرق مباشرة أيضا وأوضح مثال هو الانتحار
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.最も分かりやすいのは自殺ですね 私が驚いたように ここにいる方々も驚くと思うのですが
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Ceea ce înseamnă, desigur, fii solemn.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Ce que cela veut dire, bien sûr, c'est soyez solennel.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.무슨 뜻이나면, 당연히, 엄숙해지라는거에요.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Oczywiście tak naprawdę znaczy: bądź patetyczny, podniosły.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Y lo que quiere decir es, se solemne.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Αυτό που εννοεί, φυσικά, είναι να φαίνεστε σοβαροί.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Разбира се, това означава - бъди тържествен.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.Что это означает — конечно, будь важным.
Anlamı, tabii ki de resmi ol.מה שהוא מתכוון, כמובן, זה, היה כבד ראש
Anlamı, tabii ki de resmi ol.وما تعنيه هذه الكلمة بالطبع هو أن تتحلى بالرصانة
Anlamı, tabii ki de resmi ol.まじめにやる ことは簡単で
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Aquellos que puedan ver sabrán cuántas notas, pero Derek, por supuesto, no puede.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Azok, akik látják, tudni fogják, hogy hány hangot, azonban Derek, természetesen nem fogja tudni.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Cei care vedeți veți ști câte note, dar Derek, sigur, nu poate vedea.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Chi tra voi può vedere saprà quante note, ma Derek, ovviamente, non può.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Jene von euch, die sehen können, werden wissen, wie viele Noten, doch Derek natürlich nicht.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.볼 수 있는 분들은 음이 몇개나 되는지 보실 수 있겠죠. 물론 데릭은 보지 못합니다.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Można zobaczyć, ile to klawiszy, ale Derek oczywiście nie widzi.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Quý vị ở đây có thể sẽ biết được có bao nhiêu nốt, nhưng Derek dĩ nhiên là không thể.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Sommigen kunnen zien hoeveel het er zijn, maar Derek kan dat natuurlijk niet.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Όσοι από εσάς, που μπορείτε να δείτε, θα γνωρίζουν πόσες νότες, αλλά ο Ντέρεκ, φυσικά, δεν μπορεί.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Вие, които виждате, ще знаете колко ноти са това, но Дерек, разбира се, не може.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Те из вас, кто видит, узнают, сколько нот, но Дерек, конечно, не может это видеть.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.Хто бачить, буде знати скільки тут нот, але не Дерек.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.אלה מכם שיכולים לראות יידעו כמה תווים, אבל דרק, כמובן, לא יכול לראות.
Aranızda görebilenler kaç tane nota çaldığımı bilecek, ama tabii Derek göremeyecek.أنتم كأشخاص قادرين على الرؤية ستعرفون كم من نغمة عزفت، لكن وبالطبع دِيرِيك لا يستطيع.

İlgili Sayfalar