tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama tabii ki bu, önemli değildi.אבל כמובן, זה לא שינה.
Ama tabii ki bu, önemli değildi.طبعاً لم تكن قضية كبيرة
Ama tabii ki bu, önemli değildi.ノルデン爆撃照準器にとって
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.모든 사람들이 뇌진탕을 일으키지 않았을거고, 누구나 "살인자"가 되길 원치 않을 테니까 싶어서
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.Oczywiście, nie każdy doświadczył wstrząśnienia mózgu, i nie każdy chciał stać się "pogromcą".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.Но не всеки има мозъчно сътресение, очевидно, не всеки иска да бъде "убиецът".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.אבל לא כל אחד סבל מזעזוע מוח כמובן, לא כל אחד רצה להיות "הקוטל".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.لكن، من الواضح أنه ليس لدى الجميع ارتجاج ليس الجميع يريد أن يكون "القاتل"
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.「ハンター」になりたい わけでもありません だからゲームの名前を 「スーパー・ベター」に変えました
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.C'est très dur à obtenir, évidemment.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Claro que é muito difícil de obter.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Der ist sehr schwer zu bekommen.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Die is natuurlijk moeilijk te krijgen.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Es muy difícil de conseguir, por supuesto.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Hiển nhiên là rất khó để có được
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.하지만 코드가 있으면 비디오 게임들을
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Nagyon nehéz hozzájutni, természetesen.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Ovviamente, è molto difficile da ottenere.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Βέβαια είναι πολύ δύσκολο.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Звичайно, його дуже важко дістати.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.Это очень сложная вещь, конечно.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.קשה מאוד לקבל, כמובן.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.من الصعب جداً أن يحصل، بطبيعة الحال.
Ama tabii ki, kodu almak çok zor.コードがあれば ビデオゲームを 長期間保存できます
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Avšak dokáže objať iba svoj odraz, ktorý je samozrejme , nehmotný.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Але він зможе обійняти лише власне відображення,яке є невловиме.
Ama tabii kucaklayabileceği sadece yansıması olacak.Но така той ще прегърне единствено образа си.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Aber wie leicht ist es für mich ihm zu sagen, was er tun sollte.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Ale, ako ľahko sa mi hovorí, čo má robiť.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Ale jak łatwo mi mówić co powinien zrobić.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Ale jak lehce se mi říká, co má dělat.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Dar ce uşor pentru mine să-i spun ce ar fi trebuit să facă.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay. (Gülüşmeler)Але ж як легко мені говорити йому, що він мав робити... (Сміх).
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.그에게 어떻게 했어야 하는지를 말하는 건 참 쉽군요
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Maar, hoe makkelijk voor mij om hem te vertellen wat hij moet doen.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Ma è facile per me dirgli cosa dovrebbe fare.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Mais, c'est trop facile pour moi de lui dire ce qu'il faut faire.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Na de milyen egyszerű megmondanom neki, hogy mit kellene tennie.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Nhưng, thật dễ dàng cho tôi nói ra hắn nên làm gì.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Para mim, é fácil dizer lhe o que ele devia fazer.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Pero que facil es para mí decirle qué hacer.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Αλλά, πόσο εύκολο είναι για μένα να του πω τι έπρεπε να κάνει.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Но, лесно ми е на мен да му казвам какво да прави.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.Понятно, что мне легко говорить, что ему следовало делать.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.אבל כמה קל לי להגיד לו מה הוא היה צריך לעשות.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.لكن , كم هو سهلا بالنسبة لى أن أخبره ما الذى ينبغى عليه فعله.
Ama, tabii ne yapması gerektiğini söylemek benim için kolay.(笑)
Ama, tabii, zaten amaç o.Aber natürlich geht es genau darum.
Ama, tabii, zaten amaç o.Ampak, ravno to je poanta.
Ama, tabii, zaten amaç o. Ben onları bakıp keşfetmeye davet etmek için oradaydım.Ale w moim wykładzie chodziło o to, żeby dzieci mogły same zbadać sprawę.
Ama, tabii, zaten amaç o.Dar, bineînţeles, tocmai acesta este scopul.
Ama, tabii, zaten amaç o.De persze pont ez lenne a lényeg.
Ama, tabii, zaten amaç o.Jenže v tom je ten háček.
Ama, tabii, zaten amaç o.하지만, 쳐다보는 것이 핵심이에요.
Ama, tabii, zaten amaç o.Maar dat was nu net de bedoeling!
Ama, tabii, zaten amaç o.Mais c'est bien sûr précisément ce que je désirais.
Ama, tabii, zaten amaç o.Ma, ovviamente, è proprio questo il punto.
Ama, tabii, zaten amaç o.Mas, claro, o objetivo era esse.
Ama, tabii, zaten amaç o.Men det var förstås poängen.
Ama, tabii, zaten amaç o.Men selvfølgelig, var det pointen.

İlgili Sayfalar