tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama tabii bu çok oluyor.Ami sajnos gyakran megtörténik.
Ama tabii bu çok oluyor.가끔씩 방해가 될 수도 있겠지만요.
Ama tabii bu çok oluyor.lo cual, por supuesto, sucede a menudo.
Ama tabii bu çok oluyor.מה שכמובן קורה לעתים קרובות.
Ama tabii bu çok oluyor.وبالطبع كثيرا ما يفعل ذلك.
Ama tabii bu çok oluyor.私達の文化は 好奇心に従うよりも
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Aber natürlich bräuchte dann jede Emotion ein bestimmtes Gegenmittel.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Ale isteže, každá emócia by potom potrebovala svojskú protilátku.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Bineînțeles, fiecare emoție are nevoie de un anumit antidot.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.De persze így minden érzelemnek meg kéne legyen a maga ellentétpárja.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Givetvis, varje känsla skulle då behöva en speciell motgift.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Każda emocja potrzebowałaby własnego antidotum.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.물론 그렇다면 각각의 감정은 특정한 해독제를 필요로 하겠죠.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Maar iedere emotie zou dan een bepaald tegengif moeten hebben.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Mais bien sûr, chaque émotion nécessiterait alors un antidote particulier.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Ma naturalmente, ogni emozione ha bisogno del suo particolare antidoto.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Mas é claro, cada emoção necessitaria do seu antídoto.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Nhưng tất nhiên, mỗi cảm xúc sẽ cần một phương thuốc đối trị phù hợp.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Pero por supuesto, cada emoción necesitaría un antídoto particular.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Samozřejmě každá emoce by pak vyžadovala příslušný protilék.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Silloin jokainen tunne tarvitsisi oman erityisen vastamyrkkynsä.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Tapi memang, setiap emosi memiliki penawarnya masing-masing.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Αλλα φυσικά τότε κάθε συναίσθημα θα ήθελε ένα συγκεκριμένο αντίδοτο.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Але, звичайно, в такому разі кожна емоція повинна мати антидот.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Для каждого чувства, конечно, необходимо своё противоядие.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.Това значи, че всяка емоция ще се нуждае от определено противосредство.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.אבל כמובן, לכל רגש תדרש תרופת נגד ייחודית.
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.لكن بالطبع , كل عاطفة تحتاج إلى ترياق معين .
Ama tabii, bu şekilde her duygu belirli bir panzehire ihtiyaç duyardı.もう一つの方法は 全ての感情の特質を分析することで
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Aber wir kümmern uns natürlich nicht um alle Probleme.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Ale oczywiście nie rozwiązujemy wszystkich problemów.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Ale stále, nevyřešíme všechny problémy.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Dar desigur, nu rezolvăm toate problemele.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.De mindent nem csinálhatunk egyszerre.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.하지만 물론, 우리는 모든 문제를 해결하진 않습니다.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Maar natuurlijk pakken we niet alle problemen aan.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Mais bien sûr, nous ne traitons pas tous les problèmes.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Ma ovviamente, non risolveremo tutti i problemi.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Mas é claro que nós não resolvemos todos os problemas.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Men selvfølgelig håndterer vi ikke alle problemer.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Nhưng tất nhiên, chúng ta không xử lý hết được tất cả.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Pero por supuesto, nosotros no abordamos todos los problemas.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Tentunya, kita tidak atasi semua masalah.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Але, звісно, розв'язати всі проблеми ми не можемо.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Но, конечно, мы не решаем всех проблем.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.Но, разбира се, не се занимаваме с всички проблеми.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.אבל חשוב לזכור, שאנחנו לא מטפלים בכל הבעיות.
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.ولكننا بالطبع لايمكن ان نتعامل مع جميع المشاكل .
Ama tabii, bütün sorunlara eğilemiyoruz.世界には実に多くの問題があります
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Ale największa zamiana, oczywiście, nadeszła wraz z globalizacją i deregulacją.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Ale největší změna nastala, samozřejmě, s globalizací a deregulací.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Dar cea mai semnificativă schimbare a venit, bineînțeles, cu globalizarea și deregularizarea.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Diese Dinge veränderten sich naürlich gewaltig mit der Globalisierung und Liberalisierung.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.그러나 물론 세계화와 규제 철폐에 따라, 큰 변화가 닥쳤습니다.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Le grand changement est bien sûr venu de la mondialisation et de la déréglementation.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Maar de grote verandering kwam natuurlijk met de mondialisering en deregulering.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Ma il grande cambiamento arrivò, naturalmente, con la globalizzazione e la deregulation.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Men den store forandring kom, selvfølgelig, med globalisering og deregulering.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Najväčšia zmena prišla ale samozrejme s globalizáciou a dereguláciou.
Ama tabii gerçek değişim, küreselleşme ve deregülasyonla gerçekleşti.Αλλά η μεγάλη αλλαγή ήρθε, φυσικά, με την παγκοσμιοποίηση και την άρση των ελέγχων.

İlgili Sayfalar