tabii ile cümle
tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.Agora com o que disse, eu quero deixar isso claro. Isso é uma coisa, você sabe, eu sempre tenho um pouco
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.그런데 그 이후, 명백하게도 우리가 동물을 인지하는데 있어서 엄청난 진화가 있었습니다
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.ولكن منذ ذلك الحين، كان هناك الملايين من الاختراعات
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.どんどん発展していきました。
Ama sadece giysileri Jeeves kararı olsa da, yanılmaz olduğunu Tabii, bu gerçekten önemli bir şey.De nem csak, hogy Jeeves megítélése a ruhák sem tévedhetetlen, bár a persze, hogy tényleg a lényeg.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Aber wenn man einen dieser zweiten Zähne verliert, wächst er nicht nach, außer du bist Anwalt.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Dar apoi dacă pierdeţi un dinte din al doilea set nu mai creşte altul, afară de cazul că sunteţi avocat.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.De ha ezek közül a fogak közül elvesztünk egyet, akkor az már nem nő újra, hacsak nem vagyunk ügyvédek.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Jednak później, jeśli stracicie ten drugi zestaw, to zęby już nie rosną, no chyba, że jesteś prawnikiem.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.하지만 이 두번째 이빨을 잃었다고 세 번째가 이가 나는 건 아니죠. 여러분이 변호사가 아닌 이상은 말입니다.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Maar als je er één uit dat tweede stel verliest, dan groeien ze niet meer, tenzij je advocaat bent.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Mais si vous perdez ces deuxièmes dents, elles ne repoussent pas... sauf si vous êtes avocat.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Poi però, se perdevate un dente della seconda dentizione, non ricrescevano, salvo che non foste avvocati.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Но если вы теперь утратите один из зубов, вы не сможете его регенерировать если только вы не адвокат.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.Но после, ако изгубиш един зъб от този втори комплект, те не израстват отново, освен ако си адвокат.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.אבל אז, אם אתם מאבדים שיניים מהסט החדש, הן לא גדלות מחדש, אלא אם אתה עורך-דין.
Ama sonra, bu dişleri yeniden kaybettiğinizde yeniden büyümüyorlar, tabii bir avukat değilseniz.ただし法律家は別です (笑)
Ama sonra dedi ki: "Ama ben çok mutluyum!" Tabii ki, ona bakan da bu mutluluğu görür.Y entonces dijo: "pero soy muy feliz" y por supuesto, eso es lo uno ve en el se ve muy feliz y luego dijo:
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Aber natürlich dann, wie üblich, ging die Magd mit ihrem festen Schrittes zur Tür und öffnete sie.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Ale oczywiście to, jak zwykle, niewolnicy z jej bieżnika firma podszedł do drzwi i otworzył ją.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Ale samozřejmě pak, jako obvykle, služka s ní pevně dezénu šel ke dveřím a otevřel ji.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Ale samozrejme potom, ako obvykle, slúžka s ňou pevne dezénu šiel k dverám a otvoril ju.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Dar, desigur, apoi, ca de obicei, servitoare cu banda de rulare firma ei sa dus la uşă şi a deschis.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.De persze akkor, mint mindig, a cselédlány vele cég futófelület ment az ajtóhoz és kinyitotta.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.하지만 물론, 평소처럼, 그녀의 회사 자국과 하녀가 문을에 갔어요 그것을 열었습니다.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Mais bien sûr, alors, comme d'habitude, la servante avec son pas ferme allé à la porte et l'ouvrit.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Ma naturalmente poi, come al solito, la serva con il suo passo fermo andò verso la porta e ha aperto.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Mas é claro que, em seguida, como de costume, a criada com ela pisar firme foi até a porta e abriu-a.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Men naturligtvis så, som vanligt, gick pigan med sin fasta trampa till dörren och öppnade den.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Men selvfølgelig så, som sædvanlig, gik pigen sammen med sin faste slidbane til døren og åbnede den.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Mutta tietysti sitten, kuten tavallista, piika hänen yritys kulutuspinnan meni ovelle ja avasi sen.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Nhưng tất nhiên sau đó, như thường lệ, cô gái đầy tớ với lốp công ty của mình đi ra cửa và mở nó.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Seveda pa, kot ponavadi, da je uslužbenec dekle z njo podjetje tekalne plasti odšel do vrat in jo odprl.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Tapi tentu saja kemudian, seperti biasa, si pelayan dengan langkah tegas dia pergi ke pintu dan membukanya.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Αλλά φυσικά, στη συνέχεια, ως συνήθως, η υπηρέτρια με πέλματος εταιρεία της πήγε στην πόρτα και την άνοιξε.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Але, звичайно, те, як зазвичай, служниця з її твердими кроками підійшов до дверей і відкрив її.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Но, конечно, то, как обычно, служанка с ее твердыми шагами подошел к двери и открыл ее.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.Но след това, разбира се, както обикновено, слуга момиче с нея фирма протектора, отидох до вратата и я отвори.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.אבל כמובן אז, כרגיל, את המשרתת שלה עם חברת לדרוך ניגש אל הדלת ופתח אותה.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.ولكن بطبيعة الحال بعد ذلك ، كالعادة ، ذهبت الخادمة مع فقي شركتها إلى الباب وفتحه.
Ama sonra tabii, her zamanki gibi, onun firması sırt hizmetçi kız kapıya gitti ve açtı.そしてそれを開きました。 グレゴールは、認識するために訪問者の挨拶の最初の単語だけを聞くために必要な
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.Ale důležité je, abyste byli schopni odpovědět.
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.더 중요한 것은 이런 문제의 답을 구할 수 있느냐입니다
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.Ma la cosa importante e' essere in grado di rispondere semplicemente a questa domanda.
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.Men det vigtige er bare at kunne svare på spørgsmålet.
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.Най-важното е да сте в състояние, да отговорите просто на този въпрос.
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.لكن الشيئ المهم هو ان تكون قادراً على اجابة السؤال
Ama tabii asıl önemli olan şey, bu sorunun yanıtını bulmaktır.この質問に答えることができることです. これはまた意味が通りますね.15% というのは とても小さなパーセンテージです.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Bien-sûr, mon véritable champ d'expertise concerne un tout autre type de civilisation --
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Dar adevăratul meu domeniu de cercetare este legat de un alt fel de civilizație.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.저의 전문 분야가 심지어 다른 형태의 문명에도 놓여있다는 것을 알았습니다.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Maar mijn echte expertise ligt in weer een andere vorm van beschaving.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Mas o meu verdadeiro campo de estudo assenta num diferente tipo de civilização.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Oczywiście, moja prawdziwa dziedzina badań zajmuje się jeszcze bardziej odmiennym rodzajem cywilizacji.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Persze, a szakértelmem igazság szerint egy másik területtel, egy egészen más civilizációval foglalkozik.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.Але, звичайно, моя справжня царина знань стосується ще зовсім іншої цивілізації.
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.אבל, כמובן, תחום המומחיות שלי נמצא אפילו בסוג אחר של ציוויליזציה --
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.لكن، بالطبع، المجال الحقيقي لخبراتي يكمن في نوع مختلف من الحضارة --
Ama, tabii, benim gerçek uzmanlık alanım daha da başka bir medeniyet türünde.もっと違った文明社会にあります 文明社会と呼ぶには適切ではないかもしれませんが
Ama tabii biraz yer kaplıyor.انه يمكنها --اولاً، انها تتطلب مساحة كبيرة