tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tabii ki yetiştirmiştir.Han är uppstånden.
Tabii ki tam bir komedi olur.Istället är den en renodlad komedi.
Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.Kungen själv medverkar dock inte i handlingen.
Bu pek tabii idi.Självklart skulle vi det.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Denna misslyckades med sitt uppdrag.
İsnâaşeriyye’nin dördüncü ve İsmâiliyye’nin üçüncü imamı kabul edilir, tâbiîndendir.Den fjärde strofen är en lovpsalm (ståvers) till den treenige Guden, till "Gud och ingen annan".
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Han ville helst av allt återvända till Korsika och fortsätta sin karriär där.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Malmö: Historiskan.
En şatafatlı olanı ise tabii ki 5 Kasım gecesidir.För andra betydelser, se Cinco de Noviembre.
“Bunun yanı sıra, tabii ki teorik çalışmalar da bağlamsal açıdan tartışılarak yürütülecektir.”I teorin fungerar kommunismen också, i teorin".
Tabii ki bunlara video ve medya kaynakları da eklenebilir.Man kan även ha med ljudfiler och videoavsnitt.
Tabii ki hiç yemek yemezsen öleceksin fakat ne yediğinde önemli.De tänker inte när de äter och de äter inte när de tänker.
Tabii bu doğru değildi."Så var dock inte fallet."
Yarışma tabii ki radyodan da naklen yayınlanacaktır.Innan dess sändes tävlingen i radio.
Tabii ki Hurley hepsinden çok üzülüyor.Haddock blir mycket upprörd.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Och jag är nöjd med hur det blev.
"Tabii ki fiili hareketi yapan gençlerdir.Ungfiskarna tar hoppkräftor.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)Torven skakades loss från våra innertak och glaset bröt sig lös ur fönsterramarna."
Matematk Parametreleri sağlayan üst kapsamı ise tabii ki İDEA'dır.METAR-koden för isnålar är IC.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Ingen kan göra det.
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.Han samarbetade huvudsakligen med Charlier, men även med exempelvis René Goscinny.
Fatih Terim tabii ki çok büyük bir isim.Terrängen på Namu är mycket platt.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Han går med glädje med på det.
Ayrıca genişletme paketinde yeni üniteler, görevler ve tabii ki müzikler vardı.Dessa expansioner innehöll nya enheter, uppdrag, multiplayerkartor samt även nya musikspår.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Därefter vet man inte med säkerhet vad som hände med honom.
Tabii ki Chomsky bu davranışları ile anarşist kesimden büyük bir tepki aldı.Chomsky har under hela sitt politiska liv uttryckt ett starkt ogillande inför marxismen.
Bunu burada olmayanlar için yapıyor ve özellikle tabii ki Syd için".Так чи інакше, ми робимо це для кожного, кого немає з нами, і частково, звичайно, для Сіда».
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Дайте мені його хоч за горло подержати.
Tabii ki hiç yemek yemezsen öleceksin fakat ne yediğinde önemli.А коли ви їсте та коли ви п'єте, чи ж то не собі ви їсте й не собі ви п'єте?»
Tabii ki idolüm Madonna.Слався, богине!
Tabii bu doğru değildi."Але це не так.»
Tabii ki yetiştirmiştir.Проте він не добудований.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.План був простий – отримати розподіл на роботу в Ленінграді і залишитися тут жити.
Tabii ki başarısız olurlar.Але це їм не вдається.
Tabii ki, hayır!..Звичайно ж, ні.
Tabii iyi bir nedeni var.Існувала якась причина.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Всі світові лідери.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Плоскирів: давня історія.
Sol tarafta görünen yüksek yapı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'dır.У лівому верхньому кутку екрану знаходиться шкала енергії та репутації головного героя.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Він дуже ретельно спланував свою смерть.
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.З великою повагою ставився до канцеляристів і сам гетьман.
Tabii, anlamak isteyene...Жінка, яка вміла кохати...
Fakat tabii ki herkes Pootie'yi sevmek zorunda değildir.На жаль Юї не любить все, що Нобунага рекомендує.
Max Weber geçmişte yaptığı için bu tabii ki yeni bir şey değil.Найбільший вплив на нього мали роботи Макса Вебера, з якими він не зустрічався до того.
Tabii ki tankların çatışmalardaki önemini de atlamamak gerek.Історичних деталей про участь танків у боях залишилося небагато.
Tabii olarak, bu türe, sonradan bulunan yeni alttürler tanımlanmak şartıyla ilave edilebilir (E).На основі цього, можна сформулювати наступні визначення цих явищ.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Що сталося з нею, ніхто не знав.
Tabii Austin buna adeta inanamadı.Аттіла, здається, не може повірити у те, що трапилося.
Tabii başka zorluklarda vardır.Тут є, звичайно, свої складнощі.
Tabii bunlar sadece düşmanlar için geçerli değil, takım arkadaşlarınız da bu özelliklere sahip.Причому не тільки для їхніх авторів, але і для тих, хто з цими вірусами бореться.
Tabii bundan Fernando Jose'nin de haberi yoktur.І про Джорджоне не написав.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.Алікі Вугуклакі: некоронована королева (рос.)
Tabii ki, Rusya da tüm devlet özniteliklerine sahiptir.Звичайно, Росія також має усі державні атрибути.
Tabii ki sana yardım edeceğim.Звичайно, я допоможу тобі.
Ve ukala kedi tabii ki bunu kaldıramaz.Toto plemeno koček nelíná.
Tabii ki idolüm Madonna.MÁZDROVÁ, Kateřina.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Dobrý den, nevěděl by někdo, co je to?
Böyle bir şey yok tabii.Není žádná taková věc.
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.Pěstuje se zejména v Indii.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Tj. existuje právě jedno řešení.

İlgili Sayfalar