Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Többek között a gyár logója is az ő munkája.
Sade ve tabii bir konuşma diliyle yazılmıştır.Írásban és szóban ugyancsak szívesen fejezi ki magát.
Fakat tabii ki herkes Pootie'yi sevmek zorunda değildir.Hanem hát ő nem tegeződik minden pitty-potty emberrel.
Bu pek tabii idi.Ebben biztos voltam.
Resmi olarak akçenin değeri büyük bir devalüasyona tabii tutuldu.A rézpénz forgalmát devalvált értéken erősítették meg.
Tabii ki, hayır!..Igaz is, nem is.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.De nem sokkal később hatalmas tragédia történt életében.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.A háború után filmjei drámaibb hangvételűbbé lettek.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Van megoldás!.
Tabii ki başarısız olurlar.Kudarcot fognak vallani.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.A torkát találja el.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.Zöld szeme van.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.A világ vezetői
Kendisine sadece kişisel muhafızı ve tabii ki Macrinus eşlik ediyordu.Később Komjáthy János, Sebestyén Géza és Sebestyén Mihály voltak az igazgatói.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Küldetése azonban nem járt sikerrel.
Tabii ki bunlar yapılırken birçok zorlukla karşılaşıldı.Ezt a rendszert akkor sokan túl bonyolultnak találták.
Fakat tabii ki doğruca balon olarak adlandırılmazlar.A lakosság azonban mindig csak Balának nevezte.
Tabii ki!Természetesen.
Tabii ki hayal kırıklığıydı.Természetesen lelombozó volt.
Tabii bu doğru değildi."Mutta se ei vain ole totta."
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Jänistä ei voitaisi työntää d1:een, c2:een tai d3:een, koska nämä ruudut eivät ole tyhjiä.
Tabii, anlamak isteyene...Joka vanhoja muistaa....
Tabii ki idolüm Madonna.Suomentanut Herranen, Paula.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Juuri sitä hän halusi.
Ama tutturamadılar tabii.Niitä ei saanut hätyyttää.
Tabii ki bu yayınlarının sonucunda gelen ödüller de onun gelirine katkıda bulunmuştur.Näistä julkaisemisista saadut palkkiot paransivat myös hänen rahatilannettaan.
Tabii yüzde yüz amatörce.Pengő oli sata fillériä.
Tabii Austin buna adeta inanamadı.Ashen oli hankala uskoa tätä.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Hän yrittikin vielä vakuuttaa olevansa mieleltään sairas.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Ainoa tavoite on olla maailman valtias.
Tabii ki yetiştirmiştir.Kasvata lapsesi.
Film dünyada ve tabii ki İskoçya’da büyük ilgi gördü.Elokuva on ollut hyvin suosittu niin Espanjassa kuin maailmallakin.
Tabii ki bunda küçükbaş hayvan sayısının azalmasının da etkisi vardır.Vähenemisen syyksi on esitetty myös ravintoeläimen siiselin väheneminen.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.Läpäisee lähes minkä vain.
Tabii ki, hayır!..Y: Eikä ole!
Tabii ki bu biraz pahalıya patlayacaktı bu nedenden ötürü.Se sai vain pienen levityksen omakustannuksen takia.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Kuolemakin oli dramaattinen.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.Kun filmi on valotettu, se on ensin kehitettävä.
Tabii iyi bir nedeni var.Heillä oli hyvät perustelutkin.
Tabii ki Devlerin kraliçesi Thork (kılık değiştirmiş Loki) hariç.Drottningholmin linna (ruots.
Ancak tabii ki dış ilişkileri SSCB yönetiyordu.Hän edusti seuratasolla Csepel SC:tä.
Bu, tabii ki, tüm parçacık özellikleri için de geçerlidir.Sama pätee kaikkeen olioiden ominaisuuksien samankaltaisuuteen.
Tabii ki bazı kısa bacaklı dinozorlar vardı.Suuret tömistelevät dinosaurusjalat.
Fakat sadece esneme tabii ki yetersizdir.Pahaksi onneksi hän ei ole ainoa kiinnostunut.
Aynı zamanda bu gruptaki kişiler konuyla alakalı eğitimlere tabii tutulurlar .Valiokunnassa kuullaan myös alan asiantuntijoita asiaan perehtymisen varmistamiseksi.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.Se puolestaan laski Peräjärveen.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.Lisäksi hänen silmänsä ovat sinivihreät.
İlçede tabii göl ve akarsu bulunmamaktadır.Laaksossa itsessään ei ole teitä eikä liikennettä.
Tabii ki bu teorilerin hepsi aynı anda düşünülebilir.Ne kaikki voi nähdä samanaikaisesti.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Forssa: Storia Kustannus.
Tabii ki tam bir komedi olur.Törmääjä voi olla myös komeetta.
Böyle bir şey yok tabii.Sellaisia ei ole.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.Samaan aikaan hän huolehti myös laivakorppujen valmistuksesta.
Bu unsur, tabii hâkim ilkesinde bulunması gereken mutlak zorunluluktur.Erityisesti on otettava huomioon, onko salaisuus ehdoton.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Yleiskuvaltaan Vilppulan maisema on varsin mäkistä.
Tabii ki de savaşa karşıyım.Tietysti olen sotaa vastaan.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Αυτό την ικανοποίησε πάρα πολύ.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Και δεν υπάρχει κανείς όμοιός Του.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Kyknos: Ιστορικό.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Όμως η αποστολή του στέφτηκε με αποτυχία.