Ana içeriğe geç
Sözlük

tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Nessuno sa cosa le sia successo, nessuno vuole darle spiegazioni.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Suggeriva che fossero pazzi.
Burada yine tabii ve doğal mağaralar bulunmaktadır.Sono state inoltre trovate caverne e archi naturali.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.AA.VV., Sul crinale della storia.
Bunun da tabii yolu, sahip olunan emeğin bu harici mallara katılmasıdır.Ossia, in altre parole, approssimare la funzione continua passante per i suddetti punti.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...Marina, me lo prepari un caffè?».
Orada 1 ay boyunca İngilizce kurslarına tabii tutmaktadır.Tuttavia, ha completato solo un corso di inglese durato otto mesi.
Toprakların tabii eğilimi %2’den fazladır.Possibilmente non più del 2%.
Bunu başarmak için Yazılım Takımı ile birlikte calışır ama takıma tabii olmaz.Viene per esercitarsi con noi, per stare con la squadra, ma non ho minuti per lui.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Nell'anime, la falce non è della Morte: Dante infatti la sottrae ad un arcidiavolo.
Tabii bu galibiyette babası Bob'un da büyük payı vardı.Difatti padre Brown è esistito veramente.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.In breve si trovarono circa alla nostra altezza.
Tabii ki heycan vericiydi.Ovviamente era spazzatura.
Sorunlar sadece bunlarla sınırlı da değildir tabii...Sfortunatamente i problemi non si limitarono a quello.
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.Marinelli però vorrebbe esserne sicuro.
Tabii bütün bu paralar Türkiye'nin hesabına borç olarak yazılıyordu.Questi titoli erano tutti parte della parìa di Scozia.
Tabii ki başarısız olurlar.Tuttavia, falliscono.
Floransa'dan ve tabii ki Ponte Vecchio'dan geçer.Ha sede a Magenta, in località Ponte Vecchio.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.Era una base per la creazione delle navi da guerra.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Теперь я довольно низко пою… ну, для женщины».
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Горжусь тем, откуда я.
Tabii ki bu hikâye yalnızca bir şehir efsanesiydi.Видимо, этот случай был городской легендой.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.Более быстрые режимы UDMA5 и UDMA6 также требуют 80-проводного кабеля.
Tabii ki idolüm Madonna.Была мечеть, медресе.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Mocumentary: история вопроса.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Конечно, жизнь не была одинаково хороша для всех — в то время существовало огромное социальное неравенство.
Daima doğru amaç için, tabii.Всегда шёл за целью.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.И очень этим довольна.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Но никому не известно что с ним произошло.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Однако имеется и ещё один путь.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Рабочие Завода — это, в первую очередь, мастера своего дела.
Tabii, anlamak isteyene...Но кто знает будущее...
Ancak tabii ki modemin tüm işlevlerini yerine getiremez.Мы знаем, что мы не сможем реализовать всю нашу программу.
İbn Hibbân'da tabiin olduğunu belirtmiştir.Мухаммад ибн Хиндушах Нахчивани.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.У него зелёные глаза.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Он пытался изобразить из себя сумасшедшего.
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.На следующий день R2-D2 сбегает, вынуждая Люка и C-3PO искать его.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Никто, кажется, так не сумел бы.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Все полководцы мира.
Böyle bir şey yok tabii.Ничего подобного нет.
Tabii ki bu tanım, yapılabilecek tek mümkün tanım değildir.Вот только это далеко не последний выбор, что ей предстоит сделать.
16 Kasım - İsmet İnönü, "İlk Tabii Senatör" oldu.16 декабря — «Завтрак у предводителя».
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Родился в Лионе, окончил там лицей.
Böyle biri tefekkürde tabii bir uyanıklığa haizdir.В самой его физиономии есть что-то безусловно зверское.
Tabii bu olay gazetecileri de ilgilendirmektedir.Новость о происшествии моментально заинтересовала журналистов.
Tabii öyle olduğu zannediliyordu ama sonunda Kane yanıldı.Предвзято относилась к Джону, но в конце концов его простила.
Tabii bu doğru değildi."Разве это не правда?"
Bobby Wasabi'yi onun büyükbabası eğitmiştir, tabii kendisini de.Припущенниками были отец Бабиша и он сам.
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.Но только Лили знает об этом.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Впрочем, она провалила свою миссию.
Tabii ki bunda küçükbaş hayvan sayısının azalmasının da etkisi vardır.Таким образом группа также привлекает внимание к проблеме этого малочисленного вида животных.
Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu.Часть перепрятали, а многое пришлось сжечь.
Tabii ki istisnalar da söz konusudur.و: كيانات تكون كلمات.
Ve bu tanımlama tabii ki "beyaz erkek heteroseksüel kapitalist" sosyal hiyerarşisine göre.По материалам: «Персоналии белорусской социологии».
Tabii ki de Kaiji'nin bu kadar büyük bir mevlayı ödeyecek parası yoktur.Жоли не имел средств для приобретения достаточно крупного камня.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.ولهذا السبب؛ فإن كل الافتراضات المتنوعة تخضع إلى التجارب بشكل مستمر.
Tabii bu doğru değildi."هذا ليس صحيحا."
Ancak tabii ki bir yolu vardır.وإن هنالك تدبيراً .
Tabii ki ayrıca Dünya Takımı var.لديها أيضًا نظام الفريق.
Tabii ki yetiştirmiştir.وهكذا كانت ولادته.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod