Ana içeriğe geç
Sözlük

tabii ile cümle

tabii kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daima doğru amaç için, tabii.Insgesamt komme es immer auf den richtigen Maßstab an.
Bu doğru değil tabii.Das stimmt natürlich nicht.
Dolayısıyla birbirlerinin cinsel uzuvlarına dokunmaları tabiidir.So werden sie gegenseitig Zeuge ihrer sexuellen Erlebnisse.
Tabii ki her gelenekte farklıdır.Jedes Readymade ist verschieden.
Tabii ki bu durum Bursa Veteriner Fakültesi’nden at sahiplerine bildirilmişti.Das Schulgebäude wurde an den Besitzer der Burggastwirtschaft verkauft.
Tabii ki başarısız olurlar.Doch sie scheitern.
Tabii ki. Bol şans!Bien sûr. Bonne chance !
Tabii ki yapabilirsin.Bien sûr que tu peux.
Tabii ki anlıyorum.Bien sûr que je comprends.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...Fais-moi un peu de café, veux-tu ? — Bien sûr, bien sûr...
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Il a créé l'Univers, il a créé la Terre, il a créé les humains, et que reçoit-il en réponse ?
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Pourtant, il y a une solution.
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Le lapin en d2 ne peut pas être poussé en d1, c2 ou d3, car ces cases ne sont pas vides.
(Mektupları postaladım tabii!)(Affranchir les lettres).
Tabii ki idolüm Madonna.Matea, Матеа.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Ils deviennent les seuls maîtres du pays.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Elle estime qu'elle a échoué dans sa mission.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Il lui tendra même son cou !
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.L'endroit où je suis heureuse.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.À la fin du film, il choisit de se réveiller.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.Cela lui fait très plaisir.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Ceci fait, il partit pour Grenoble, puis revint à Lyon pour y achever sa carrière.
Anna'nın cevabı ise Tabii ki oldu.L'une des réponse est celle de Sarah.
Daima doğru amaç için, tabii.Tout se passa bien, comme d'habitude.
Burada yine tabii ve doğal mağaralar bulunmaktadır.Plusieurs cascades et des grottes naturelles sont également présentes.
Tabii ki yetiştirmiştir.Il m'a élevée.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.C'est bien ce que nous cherchons à être.
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.Il a conservé cependant son cognomen Piso.
Tabii ki başarısız olurlar.Hélas, ils échouent.
Tabii iyi bir nedeni var.Il y a une raison.
Tabii bu doğru değildi."Ce n'est pas vrai. ».
Tabii ki bu teorilerin hepsi aynı anda düşünülebilir.On peut vouloir étudier ces dates simultanément.
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.Elle est cultivée en Inde.
Tabii ki gelin hemen çıkarılmaz. kız evi yüklü miktarda kapı parası ister.Aussitôt, le mari ouvre la fenêtre tandis que la femme serre fortement la précieuse liasse.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Les artistes peuvent aussi être anonyme.
Eğer iki genç de beklerse, tabii ki buluşamayacaklardır.Les deux jeunes gens promettent de se revoir sans savoir où !
Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.Le protagoniste ne danse jamais seul.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Mais personne ne peut le faire.
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.Mais Hadès arriva à tout savoir.
Ardından Zülfü de tabii.Puis c'est le néant.
Tabii Miley Hannah olduğundan telefon o odada çalar.Winston demande ensuite à Hilary par téléphone qu'elles sont ses raisons.
Tabii ki tam bir komedi olur.C'est une comédie.
Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır.L'allée comporte une entrée latérale.
Darülfünun Ulumu Tabiiye ve Hukuku Mektebiye mezunudur.Dans la féodalité, la terre relevait de règles juridiques et coutumières.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Personne ne sait ce qu’il est advenu d’elle.
Fakat sadece esneme tabii ki yetersizdir.La sécurité leur semble insuffisante.
Tabii onun için de Galatasaray gibi büyük bir kulüpte oynamak çok iyi olacaktır.Il est agréable de voir que les choses se passent bien pour au moins un des Gallagher.
Tabii ki, bayram günleri hele hele çocuklar için bir başka anlam taşır.Malgré tout Halloween reste assez fêtée, notamment par les enfants.
Afrika Birliği kendi içinde bir anayasal anlaşmaya tabiidir.La Constitution reconnait le droit coutumier africain en général.
Dawn tabii ki bu teklifi kabul eder.Dautret finira par accepter son offre.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.La pluie tombe toujours.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.À cette occasion, des salariés de l'usine y font de la figuration.
Tabii ki bu biraz pahalıya patlayacaktı bu nedenden ötürü.De nombreux événements utilisaient cette réglementation pour des raisons de coût.
Buna tabii tüm koloniler de dahildi.Toutes ces colonnettes sont appareillées.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Mais le nom fut déjà utilisé peu de temps avant.
Bütün Müslüman vatandaşlarımız bu Cemiyet’in tabii üyeleridir.L'association des musulmans chinois compte ces gens comme des musulmans.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)La clef a été enlevée et n’a pu être retrouvée… La fenêtre a une vitre brisée... ».
Tabii ki o bir şarkıcı değil. O bir aktör.Por cierto, él no es cantante. Es un actor.
Tabii, Tom, anlıyorum.Claro, Tom, lo entiendo.
Tabii, bu kitabı okumalıyım.Claro que debería leer este libro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tabii ile cümle - Sayfa 19 - tabii kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App