tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tabiattaki homokiralite tartışılması ile ilgilidir .It is relevant to the discussion homochirality in nature.
Yeni tasarım, navigasyon halkasıyla da hafif bir revizyona tabi tutuldu.The newer design also underwent a slight revision with the navigation ring.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Extra dimensions: Does nature have more than four spacetime dimensions?
Christina Latin tabiatlarının evlilikleri için uygun olmayacağını söyledi.Cristina said that their Latin temperaments would make their marriage inadvisable.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.The faster UDMA5 and UDMA6 modes also require 80-conductor cables.
Tabi bu teoriktir.That is a theory.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.And no one knows what has happened to him.
Tabi bu Kural'ın başka kuralları da var.This special touch also has another rule.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.Naturally occurring xenon consists of nine stable isotopes.
Halifenin Rüyaları / İslamda Rüya ve Rüya Tabiri, Çev.Days of Hope and Dreams Varga, George.
Tek sağlık aslında yeni bir tabirdir ancak tek sağlık konsepti oldukça eski zamanlara dayanır.One Health is a new phrase, but the concept extends back to ancient times.
Fakat bu tabiat harikası yer halkın çok hoşuna gitmiş.Surrounded by the beautiful nature, he liked this place very much.
Tabii bu doğru değildi."That just wasn't true."
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.So I am very happy where I am now.
Beyaz Rusya Cumhuriyeti Devlet Güvenlik Organları Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.It is governed by the law About State Security Bodies of the Republic of Belarus.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.They were unsuccessful in their mission.
Yaptığı kötülükler Albasmak tabiri ile anlatılır.Anyone who hurt him would be declared sacer.
Böyle bir şey yok tabii.Böyle bir şey yok.
Bu zaman bonusları zamanla kaldırıldı, fakat Dağların Kralı tabiri her zaman kullanıldı.These time bonuses were later removed, but the King of the Mountain recognition remained.
Toryum tabiatta uranyumdan yaklaşık üç kat daha fazla bulunur.Thorium is three times more plentiful than uranium.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.Below them were enslaved persons.
Birinci sınıfta tüm öğrenciler çekirdek programa tabi tutulurlar.In the first 2 grades, all students are taught the same subjects.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.To be Ruler of the World.
Çok kötü muamelelere tabi tutuldular.They were treated particularly badly.
KÇD'lar, kaynaklarının tabiatından dolayı polarizedirler.Gravitational waves are polarized because of the nature of their source.
Arma 1937 yılında ufak güncellemelere tabi tutuldu, görselde ufak değişiklikler yapıldı.B in December 1937, introducing only minimal changes.
Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu.Then we both gasped out, Of course we must have it.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.But at the head-station a change came over all this.
TiO2'nin tabiattaki en yaygın formudur.Rutile is the most common natural form of TiO2.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.The rain never let up.
Tabiri caizse orta saha olarak bütün bir oyuncu olduğumu düşünüyorum.And to that degree I think it fed me as an actor.
Eğer iki genç de beklerse, tabii ki buluşamayacaklardır.If they both choose to wait, they will never meet.
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.Sundeep punches one of those men.
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.The term dengue fever came into general use only after 1828.
Hiçbir ölümde tabiat bu kadar kör, ecel bu derece insafsız olmamıştır."Never has death been so greedy, nor heroes so indifferent to it."
Tabir caiz ise, onlar bayramları dört gözle beklerler.You keep waiting for the fabulous breaks.
O da kaçınılmaz olarak resmi protokole tabidir ve tek bir dakikası bile boş geçmez.It is also sometimes referred to as a minute's silence or a one-minute silence.
Tabii ki Max ve Gwen de oradadır.Maggie and Glenn are worried, too.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.That is what led to the creation of water boards.
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor."Ayta Sözeri: Filmden sonra evlenme teklifleri arttı".
Tabiat açısından çok yönlüdür.They are fearful in nature.
Tabi önce kodlama programının bilgisayara yüklenmesi gerekir. )."Computer programming quotes".)
Bir kısmı kurulmuş bir devlete tabi olarak yerleşik hayata geçerler.Only one of them will return as official housemate.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.We've seen it before.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.This pleased her immensely.
Göller çevresi tabiatı koruma alanı'dır.The area around the lake is a nature conservation area.
En çok bilinen mezoprolu silika yapısı ise MCM-41 ve SBA-15 olarak tabir edilen yapılardır.The most common types of mesoporous nanoparticles are MCM-41 and SBA-15.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)For example: He broke the window. → The window broke.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Šajkaška: istorija.
Dukak, Rıdvan'ın tabiiyetini tanımak zorunda kaldı.He had to accept Rıdvan’s supremacy.
Bagyo, Filipinlerde kasırga için kullanılan yerel bir tabirdir.Bagyo is the local term for a tropical cyclone in the Philippines.
Tâbiîn (Arapça: تَابِعُونْ ; tâbiûn / tâbi olanlar), bir İslâm dinî terimi.Adel Iskander; Hakem Rustom (2010).
Tabi gizli olarak." sözleri ile açıkladı.In another mailing, he declared "He meant what he promised.
1860'lar boyunca, Libya Yahudileri, Gilbert'in tabiri ile, cezai vergiye maruz kalmışlardır.Throughout the 1860s, the Jews of Libya were subjected to what Gilbert calls punitive taxation.
Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır.The cave has a wide entrance.
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.Presumably it did not migrate.
Ancak tabii ki modemin tüm işlevlerini yerine getiremez.CNC machining does not do all of the work however.
Livia, matrona olarak tabir edilen asil Romalı kadın modelini yerleştirdi.Livia would set the pattern for the noble Roman matrona.
Bunlar, iki öğretmene, herronun karnındaki Harriet ve baykuş Osbourne'un denetimine tabi tutuluyor.They are supervised by two teachers, Harriet the Heron and Osbourne the Owl.
Köy halkı tabiri caizse tam bir mozaiktir.So, everybody knows that it's a simple villager.