tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Gerçekten mi?" "Tabii ki.""Really?" "Yeah right."
Yurt dışından gelen her türlü mal ve paket gümrüğe tabidir.All commercial goods and packages from abroad go through customs.
Falcı rüyamı tabir etti.The fortune teller interpreted my dream.
Asgari ücret vergiye tabi mi?Is the minimum wage taxable?
Eğer bizimle gelmek istersen, tabiî ki gelebilirsin.If you want to come with us, you can.
"Telefonu kullanabilir miyim?" "Tabii ki.""Can I just use the phone?" "Of course."
Daima doğru amaç için, tabii.Always for the right purpose, for sure.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.We must withdraw recognition from their judges; they should only have our judges.
Kırk yıl boyunca hizmet ettiken sonra, Red sonunda nafiyete tabi tuduldu.After serving 40 years, Red is finally paroled.
İstanbul Tabiat Parkları.İstanbul Tabiat Parkları.
Bu, kişinin fiziksel ve psikolojik tabiatının kaynağıdır.It is the source of one's physical and psychological nature.
En çok korunan ürün olan pirinç,% 777.7'lik tarifelere tabidir.Rice, the most protected crop, is subject to tariffs of 777.7%.
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.But all who, after this, choose to deny the truth – it is they, they who are truly iniquitous!"
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.They were at one time subject to the Funj kings, but their position was in a measure independent.
İsmi, Katolik ve Batı Avrupa ("Latin") tabiatından türemiştir.Its name derives from its Catholic and Western European ("Latin") nature.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Of course nobody can be like her.
Peter, Joe'yu çok sıkı bir eğitime tâbi tutar.Peter subjects Joe to harsh physical training.
Bu da Gök-Kal tabirini hatırlatmaktadır.It is seen as a reminder of the town's progressive era.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Sure, that's just what we want.
Tabii ki, bu ona kötü şeyler yaptırıyor." der.Of course, it makes him do bad things."
Bir öğretmen olan babası Vasil Tabidze, Galaktion’un doğumundan iki ay sonra öldü.His father, local teacher Vasil Tabidze, died two months before Galaktion was born.
Bu süreç aynı zamanda çeşitli ulusal kurallara tabi olacaktır.This process would also be subject to various national guidelines.
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Now I sing quite low... well, for a female anyway."
Tabii ki bu teorilerin hepsi aynı anda düşünülebilir.Theoretically, all of these could occur simultaneously.
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum."Grant: Delighted to sign Ton contract".
Sonra herkes istediği sahaya geçer (tabi herkes kendi grubunun sahasına geçer).After this, he promises to grant each of the companions' wishes.
2003'ün sonunda GCHQ yeni “Doughnut ” olarak tabir edilen meşhur binasına taşındı.At the end of 2003, GCHQ moved to a new circular HQ (popularly known as "The Doughnut").
Tabii ki idolüm Madonna.(Take note, Madonna).
Yeniden işleme tabi tutulan çoğalma riski - Etkili yeniden işleme bir çoğalma tehlikesi taşır.Proliferation risk from reprocessing - Effective reprocessing implies a proliferation risk.
Tabii yanında gitarını getirmemişti.He took along his guitar.
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Note that the rabbit on d2 can't be pushed to d1, c2, or d3, because those squares are not empty.
Şayet Tanrı özel hakkında bilgi sahibi olmasaydı, sürekli değişime tabi olurdu.If He had no knowledge of particulars, He would be subject to constant change.
Pastörize süt yönetmeliğine tabi işletmeler; 17 Eylül 2018.Businesses subject to the Pasteurized Milk Ordinance; Sept 17, 2018.
HI, HCl ve HBr ile aynı Markovnikov ve anti-Markovnikov kurallarına tabidir.HI is subject to the same Markovnikov and anti-Markovnikov guidelines as HCl and HBr.
Ticari balıkçılık izne tabidir.Commercial fishing requires permission.
Tabii kariyerinde kendine nasıl bir yol çizdiğine bağlı.Of course it depends on what path you choose in your career.
Mayıs 1945'te Bornholm, Sovyet güçleri tarafından ağır biçimde bombardımana tabi tutuldu.Bornholm was heavily bombarded by Soviet forces in May 1945.
Eşi ve kendisi toplantılar, röportajlar ve duruşmalar arasında tabiri caizse uçmaktaydılar.He and his wife were flying between meetings, interviews, and hearings.
Hükümdar, bir süre sonra Şem’un’a, onun dinine tabi olmaya karar verdiğini açıkladı.Then al-Ma'mun declared formally that he gave him his daughter in marriage thereby.
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)(This tradition is no longer common).
Buna ek olarak insan ticareti, Avrupa Birliği'nde bir yönergeye tabidir.In addition, human trafficking is subject to a directive in the European Union.
Acil bir durumda Ulusal Komisyon'un tabi birimleri de İzlanda savunmasını katılabilir.Units subordinated to the National Commissioner also take part in Iceland's defences.
Halka kapanma reaksiyonlarında düzenlenme, Baldwin'in kurallarına tabidir.Regioselectivity in ring-closure reactions is subject to Baldwin's rules.
Bu tabir, "Tevrat'ı uygulayanlar" anlamına gelmektedir.See also: "The Righteous".
Tabii yüzde yüz amatörce.100% Fanáticos.
Tabiatı gereği rintmeşrep bir zât idi.Indeed, there was a certain irony.
En çok olası ölüm tarihi 1337 olarak verilir ve ölümü tabii nedenlerle olmuştur.The most likely year of his death was 763, although other dates also appear in sources.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.There is only one way.
İklim çeşitlilikleri, Sabka’nın çok hareketli bir tabiata sahip olmasına sebep olur.The climate variations lead to the very dynamic nature of a sabkha.
Daha sonra gazın çoğu geri dönüşüme tabi tutulabilir.Most of the gas can then be recycled.
Bir Kino no Tabi romanı, yalnızca ikinci animasyon filmi için tanıtım hediyesi olarak yayınlandı.A Kino's Journey light novel was only released as a promotional gift for the second animated movie.
Bunda, yörenin tabii su kaynakları bakımından çok yetersiz olması da etkendir.Water is strong against fire, but will be weak against earth.
Reçeteye tabi uyarıcı maddelerin özellikle öğrenciler arası kullanımı yaygındır.The use of prescription stimulants is especially prevalent among students.
Bunun üzerine putları bırakıp İsevilerin dinine tabi oldu.To this covenant he and they affixed their names.
Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.My reward is only with Him Who created me.
Bu pek tabii idi.Well, of course it was.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Players could also be blackmarked.
O tarihten bu yana İrlanda Ligi tabiri İrlanda Premier Ligi için kullanılır olmuştur.This term is now used for the Irish Deputy Prime Minister.
‘Halkın görüşü’ tabiri ilk kez 18. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır.The term public opinion first emerged in France during the eighteenth century.
Tüm ülkeler ona tabi.All countries are subjected to him.