tabi ile cümle

tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.كان هذا الاسم أقل حزمًا إلى حدٍ ما.
Her peygamber, birer imâm, rehber olarak kabul edilir ve ona tabi olanlara da onun ümmeti denir.Cada mensageiro será um membro da igreja pela qual ele é apontado.
Tabi bu teoriktir.É teórico.
Tabi bunlarında çözümü Pit Stop'a girmek.Ao concluírem a tarefa, podiam ir até o Pit Stop.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Claro, é exatamente o que queremos.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Dimensões extras A natureza tem mais de quatro dimensões de espaço-tempo?
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.Ao que se seguiu foram interrogados alguns dos membros da seita, os quais, após confissão, se retrataram.
Mayıs 1945'te Bornholm, Sovyet güçleri tarafından ağır biçimde bombardımana tabi tutuldu.Bornholm foi fortemente bombardeada pelas forças soviéticas em maio de 1945.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.O lugar no qual estou feliz.
Tabii ki idolüm Madonna.Fiúza, Mário.
Yasaya göre, Sekreterlik Başkanlığı'na tabi olup gizli kararname ve kanunlar tarafından yönetilir.Por lei, a Secretaria é subordinada ao Gabinete do Presidente e é administrada por decretos e leis secretas.
“Göksaçlı” tabiri de kullanılır.O uso "AY" também é encontrado.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Ambos estavam destinados a morrer tragicamente antes dela.
Tabii iyi bir nedeni var.Mas há uma razão.
Sünnetullah: Allah'ın sünneti, tabiat kanunları.Para tanto enfatiza o cumprimento das leis (ordenanças) de Deus.
"Tabii ki imzayı attığım için çok mutluyum."Estou muito feliz em anunciar a nossa decisão.
Çok kötü muamelelere tabi tutuldular.Eles eram muito mal tratados.
Tabii bu galibiyette babası Bob'un da büyük payı vardı.Por outro lado, a avó de Obama tinha muito orgulho dessa origem.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Nenhum composto químico é adicionado ao longo do processo.
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.O nome foi de curta duração.
Fakat tabii ki herkes Pootie'yi sevmek zorunda değildir.Ninguém demonstrou qualquer simpatia por Jacobi.
Tabii ki yetiştirmiştir.Ele foi cremado.
Sonunda içine kapanık olarak tabir edilebilecek birisi olmuş.Então, provavelmente, ele se abrigou em algum local.
Otomatik silahlar için bu tabir kullanılmaz.Armas totalmente automáticas são proibidas.
Tabii ki bu hikâye yalnızca bir şehir efsanesiydi.Acredita-se que esta história se trata apenas de uma lenda.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.Diferenças explícitas são feitas somente para judeus que teriam seus próprios juízes.
Tarih esnektir ve değişime tabidir.Tem a ver com revolução e mudança.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Existe apenas uma saída.
(Mektupları postaladım tabii!)(Arranja os papéis.)
Tabii Randy ve babası, çoktan tüymüşlerdi.Sandino e seus homens haviam fugido muito antes.
Tengricilikte tabiat ruhlarla doludur."Todas as formas de coisas naturais têm almas?
Bunlar tabii afetlerden değil, kusurlardan oldu” sözlerini dile getirdi.Não, estes não são homens, são demônios.", e, por respeito, concordou com estes termos. .
Tabii ki de O görünmezdir ve kolaylıkla maddenin içinden geçebilir.Ele pode se tornar intangível e passar facilmente por meio de material sólido.
İki ülke arasındaki sınır hala anlaşmazlık ve müzakereye tabidir.Dois graus de duração são contrastantes para ambas vogais e consoantes.
Bunlar, iki öğretmene, herronun karnındaki Harriet ve baykuş Osbourne'un denetimine tabi tutuluyor.Eles convivem em uma creche e são supervisionados por dois professores, Harriet the Heron e Osbourne the Owl.
Bundan sonra çözelti buharlaştırmaya tabi tutulur ve katı halde tanen (veya tannik asit) elde edilir.Em seguida, deve-se ripar o linho, que consiste em tirar a semente com o ripo (pente em ferro).
Ona tâbi il ve uruğlara Nogay adı verilmiştir.Seu nome também se escreve Nogay e Nogaj.
Tabii ki yağmur eksik olmaksızın sürekli vardır.Esta área é geralmente sem chuva.
Onun eserlerinde süslü tabirler, söz oyunları aramak boşunadır.Na Casa dos Segredos promete jogar não olhando a meios para atingir os fins.
Nitekim Aydınoğlulları'nın artık Germiyanoğlu Mehmed Bey'e tâbi olmadığı görülmektedir.Ele certamente não pode mais ser considerado o mítico herói democrático.
İşte o anda ben sudaki balık kadar mutlu olurum tabii.Nesse tempo era usada como cais de pesca.
Bazı tarihçilere göre, Osmanlı Devleti 1475 ve 1478 olayları sırasında Hanlığın kendisine tâbi kılmıştır.Na ausência de dados oficiais, alguns autores o coloca entre 1475 e 1478.
Bu, kişinin fiziksel ve psikolojik tabiatının kaynağıdır.É essencial para o bem-estar físico e psicológico do indivíduo.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.As inferiores são esverdeadas.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Ela é muito mais sintonizada com a natureza.
Bu sözlerde şarkının melodisine konu oldu tabii".É um complemento da melodia da canção."
Tabii Taker bu adamları birer birer dövdü.Kopa marcou um desses gols.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.Quando perguntada se acreditava em vida após a morte, respondeu que "sim, acho que acredito".
Bu durum neticesinde veri gecikmesi denilen lag olarak tabir edilen bir durum oluşmaktadır.Isto pode resultar na condição conhecida como suspenso.
Tabii ki bu Gaara’yı dengesiz bir duruma sokmuştur.Esta notícia deixa Ricardo muito insegura.
Rus Ortodoks Kutsal Teslis Kilisesi (Moskova Patrikliği'nin tâbisi)SANTÍSSIMA TRINDADE IGREJA ORTODOXA RUSSA (paróquia do Patriarcado de Moscou).
Bu sözcükten önce onun yerine Arapça kökenli "tabir" sözcüğü kullanılmaktaydı.Teria sua origem na palavra árabe samatrâ.
Bu değerlendirmede başarısız olan gemi adamları, başarısız olduğu konularda tekrar eğitime tabi tutulur.Por sua vez, os navios que sobreviveram retornaram em mau estado.
D sınıfı sahalardaki ATZ'ler de D sınıfına tabidir.Não recomendado para crianças e classe D para grávidas.
Tabii bunların bugüne kadar ulaşamayan çeşitleri de vardır.Mas mesmo assim há algumas que ainda não estão estragadas.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Caratinga: História de Caratinga.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez".«Restoque e InBrands desistem de fusão».
Tabi bu sırada eşleşen her hırsız hayatlarıyla ilgili ders alacaktır.Talvez aprendas com o tempo as lições que todos aprendemos com a vida.
Tabii kariyerinde kendine nasıl bir yol çizdiğine bağlı.Porém, precisava, de algum modo, abrir caminho pra sua carreira solo.
Bu iki tür topluluk da birbiriyle eşittir ve her biri kitle psikolojisinin ilkelerine tabi olabilir .Desse modo dois embriões serão gerados e cada um deles terá a a formação de uma linha primitiva.

İlgili Sayfalar