tabi ile cümle

tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir zamanlar Funj krallarına tabi oldular, ancak pozisyonları bağımsız bir ölçüdedir.كانوا في وقت واحد تخضع لملوك فونج، ولكن موقفهم كان في تدبير مستقل.
Alman boy tabirleri bugün tamamen kullanımdan kalkmıştır.ولكن الألمان يستخدمونه بندره اليوم.
Tabii ki ayrıca Dünya Takımı var.لديها أيضًا نظام الفريق.
Tabiatın korunması ve tabiata saygı esastır.سحر الطبيعة فمن يحميها؟.
Tabii ki yetiştirmiştir.وهكذا كانت ولادته.
Tüm üyelik tipleri en azından iki asil üye tarafından aday gösterilmeyi gerektirir ve elemeye tabidir.حيث يجب على اثنين من الأعضاء الحاليين على الأقل اقتراح مرشح للعضوية الفخرية والتوصية به.
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.جنة المأوى: قال عزّ و جلّ : عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوَى (سورة النجم، الآية 15).
Tabii ki tankların çatışmalardaki önemini de atlamamak gerek.ولم يقتل أي فرد من أطقم الدبابات، في العديد من الاشتباكات بالدبابات.
Niçin onlara tâbî olayım?لماذا التطبير.
Bu yüzden Amerika Birleşik Devletleri federal hükûmeti için "Washington" tabiri yaygın olarak kullanılır.مما جعل كلمة "واشنطن" تُستخدم ككناية عن الحكومة الفيدرالية للولايات المُتحدة.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.لدي عيون خضراء.
Türk Okulları tabiri farklı anlamlara gelebilmektedir.لكن في مدارس لندن هناك اختلاف واضح.
Tabi bir de her ikisi de bıyıklı.ولكل منها أيضا العضلات الخاصة بها.
Tüm televizyon ve radyo haberleri, eğitim ve eğlence programları, hükümet kontrol ve sansürüne tabidir.جميع أشكال الأخبار ووسائل الإعلام والترفيه، تخضع للرقابة الحكومية.
Tabii ki oyunda kralımız da yalnız değildir.في الأساس، الرئيس حر التصرف بمفرده.
Düşünme çeşitli bakımlardan sınıflamalara tabi tutulmaktadır: Mantıklı düşünme-mantıksız düşünme.التفكير في عدة حلول : وهو أن نفكر في عدد من الحلول المنطقية أو غير المنطقية.
Nâtık kuvvetin de, diğer organlara dağılmış tabi ve hadım kuvvetleri yoktur.المُتَدارَك: جمعَ فيه ما نَشَرَهُ من مَقالات، وما ألقاهُ من مُحاضَرات، ولم يطبع.
Bu pek tabii idi.هذا أمر لا شك فيه.
Tsagaan Şuvuut uul demektedir) tabiatı koruma alanı Uvs Nuurın Ay Sav Korusu içindedir.المَيْمُون (أيضا بُرَك) اسم شهر ذي الحجّة في الجاهلية، وهو الشهر الثاني عشر من شهور السنة في الجاهلية.
En şatafatlı olanı ise tabii ki 5 Kasım gecesidir.أهم يوم في الاسبوع هو بلا شك الثلاثاء.
Vaaz vermek veya dini faaliyetlerde bulunmak devletin iznine tabidir.لذا فإن الإخلاص في القول والعمل، أساس القبول عند الله.
Tabii ki buna Sasuke de dahildir.علاوة على ذلك ، سيقوله سياران بالتأكيد أيضًا.
Tabiat tasvirleri gerçekten uzak ve subjektiftir.تصويرهم للطبيعة جاء بعيد عن الواقع وغير موضوعى.
Tabii bütün bunlar elektrik akımıyla şartlandırma yoluyla mümkün olmaktadır.لأنها تتحول بكاملها إلى طاقة وضع.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.لكن المظاهر قد تخدع.
Serseriler toz oldu tabi.ضيوف يثيرون الغبار.
Levanten tabiri bu ikinci tanımı baz alır.يعلو ذلك الكوابيل الحاملة للدور الثانى علوى .
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.ولا أحد يَعرف ماذا يُوجد وراءه.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.هيرودوت: Historien.
Böyle bir şey yok tabii.ولكن لا شيء من هذا القبيل.
Tüm ülkeler ona tabi.لكل بلد ساحته..
Türk Tabipleri Birliği de olayın ardından bir rapor hazırladı.كما شكلت وزارة السياحة لجنة لمتابعة الحادث.
Merian sadece ressam değil, aynı zamanda bir tabiat araştırıcısıydı.إلا أن علي ليس ممثل فقط ولكنه أيضاً مخرج.
Vergi gelirleri belirlenirken, vergiye tabi tahıllardan da bahsedilmektedir.لحساب الإيراد الضريبي لابد لنا من إيجاد المعدل الضريبي.
Lideri bulunduğu Komünist Parti'sini lağvederek Barış Partisi adıyla reorganizasyona tabi tuttu.قام بحل الحزب وأعاد تنظيمه باسم حزب السلام.
Bir adli tabip 'ın tahkikat olayı araştırmak için toplandı.سعى محامو فريق التقاضي لاثبات اهمال الشركة.
Tabii bunda Riley'nin yardımları azımsanacak cinsten değildi.و لكن هذا لم يكن كافياً لتتوقف مساعدات عائلة إيرينى لهما.
Tabii ki idolüm Madonna.In Nolen، Stephanie.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.لكن لا ستتغير الأمر فيما بعد.
Tabii kâfur, monoterpenik bir maddedir.المونوباكتامات Monobactams عبارة عن مضادات حيوية.
Mart 1921'de Ellis Island'da yasal kontrole tabi tutuldu.وذهب إلى نيويورك حيث تم فحصه قانونيا للهجرة في جزيرة أليس في مارس 1921.
Eğinir, tâbi olan (mûtî, esir, köle) demektir.الإرادة: حبس النفس عن مراداتها، والإقبال على أوامر الله تعالى، والرضا بموارد القضاء عليه.
Tabiat açısından çok yönlüdür.نجد هذه الزاوية بكثرة في الطبيعة.
Tabii ki istisnalar da söz konusudur.و: كيانات تكون كلمات.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.له حق عزل قضاة المناطق، أمّا تعيينهم فيتم من طرف أمراء المناطق.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.ووردت للاثبات في ديوانه.
Landis ve setin diğer üyeleri soruşturmaya tabii tutuldu.تم اتهام لانديس وأربعة أعضاء آخرين من الطاقم بتهمة القتل الخطأ.
Tabii ki, hayır!..إلى..؟ لا شي...
Meşhur bir tabirle, kopyala ve yapıştır usulüyle." dedi ."إنه فيلم بغيض وملتو ويحمل دعاية حربية".
Tabi herkes başkanı kaçırdı sanır ve Ben'in peşine takılır.أ يرون محاولات ل خطف بن, ز اعما ً أ ن يكون ال أ مر إ نق اذنا, لكن بن يهرب.
Artı bir (+1) tabiri kullanılır.في المكان: يحتاج فقط إلى O(1) ذاكرة اضافية.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.وكانت إجابتها عندما سئلت إذا كانت تؤمن بالآخرة هي "نعم.
Tabi bunların hepsini de Copernicus'tan uzakta yapmak zorunda olacaklar.يجب ختم جميع الأدلة التي يتم الحصول عليها من كارنيفور.
Tabi önce o kabı da ondan daha büyük olan başka bir kaba koyun.ثم تُرفعُ له شجرةٌ هي أحسنُ من الأولى.
İstanbul Tabiat Parkları.حدائق إسطنبول..
Tabii Oscar bunu kabul etmez ama sonra kız gibi giyinir.يولد فاكافين كذكر ولكن يلبس، ويتصرف كأنثى.
Bölge tabiatı harikadır.تتميز المنطقة بجمال الطبيعة.
Tabii yüzde yüz amatörce.وهي مائة من الإبل.
Ius Naturale tabii kanunu içine alan ve herkes için geçerli olan kanunlar manzumesiydi.فلقد كان يرى أن الطاوية عبارة عن قانون طبيعي يُجبر كل شخص وكل شيء على اتباعها.
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.ولكن هذا ما يشاءه، وما سيكون عليه.

İlgili Sayfalar