tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İbn Hibbân'da tabiin olduğunu belirtmiştir.Мухаммад ибн Хиндушах Нахчивани.
Tabi bu olayı Mazhar'a söyleyemezler.Она не рассказывает Малдеру об этом.
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.Те, кто совершил хадж без умры, после тавафа выполняют сай.
Tabii ki yine yeşil gözleri vardır.У него зелёные глаза.
Deli olduğunu ispatlamak için tabii.Он пытался изобразить из себя сумасшедшего.
Daha sonra R2-D2 buradan kaçarak ve tabii ki C-3PO'yu peşine takarak Obi-Wan'ı bulmaya koyulmuştur.На следующий день R2-D2 сбегает, вынуждая Люка и C-3PO искать его.
Tabiatı kadar yemekleri de güzeldir.Как они вкусны, как они сладки!»
Bunun dışında zaman içinde büyük bir tabi afet gecirdiği tahmin edilmektedir.На своем опыте знаю, что именно в этот период происходит серьёзный отсев.
Tabii ki kimse onun gibi olamaz.Никто, кажется, так не сумел бы.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Серьёзный по своей природе.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Все полководцы мира.
260 ha. büyüklüğündeki tabiatı koruma alanlarıdir.72 с. Как кошка попала в большую беду.
Böyle bir şey yok tabii.Ничего подобного нет.
Tabii ki bu tanım, yapılabilecek tek mümkün tanım değildir.Вот только это далеко не последний выбор, что ей предстоит сделать.
Boğaz üzerindeki köprülerden geçmek ücrete tâbidir.За пересечение моста взимается плата.
Tabi Isabel aslında Duncan'a aşıktır.Хуже того, Ник по-настоящему влюбился в Дарси!
16 Kasım - İsmet İnönü, "İlk Tabii Senatör" oldu.16 декабря — «Завтрак у предводителя».
Sağış Günü (Hesap Günü) tabiri de kullanılır.Günseli Başar (Günseli Başar Kimdir? - Günseli Başar Hakkında) (тур.) (недоступная ссылка).
Üst Kurul Sayıştay denetimine tabidir.В именной группе наблюдаем вершинное маркирование.
Özbekler Tekkesi Nakşibendi inanışına tâbiydi.Протестантам приходилось скрывать своё вероисповедание.
Tabii ki Lyon'da kalmak ve kariyerimi orada bitirmek istiyordum.Родился в Лионе, окончил там лицей.
Kredi miktarı Tüketici kredileri genellikle bir sınırlamaya tabidir.Обычно это связано с выдачей кредитов.
Böyle biri tefekkürde tabii bir uyanıklığa haizdir.В самой его физиономии есть что-то безусловно зверское.
Yolgeçen hanı tabiri bu handan kaynaklanmıştır.Их центр как раз появился из Беседы.
Tabii bu olay gazetecileri de ilgilendirmektedir.Новость о происшествии моментально заинтересовала журналистов.
Tabi bunu başarırken çok zorlandı ve acı çekti.С большим трудом и страхом им удается это.
Bir tabiatta iki kişiliği barındırmaktadır.Строго говоря, это два персонажа.
Burada, “Türkler” tabiri dar anlamıyla ele alınmıştır.Такое явление как «цук» — строго преследовалось.
Tabii öyle olduğu zannediliyordu ama sonunda Kane yanıldı.Предвзято относилась к Джону, но в конце концов его простила.
(Tabi bunu anlamak için köyden uzaklaşmak gerekir.)(Часть ротора удалена, так чтобы была видна ось.)
Tabii bu doğru değildi."Разве это не правда?"
Tabi (足袋), geleneksel bir Japon çorabıdır.蓑, «дождевик») — традиционный японский соломенный плащ.
Bobby Wasabi'yi onun büyükbabası eğitmiştir, tabii kendisini de.Припущенниками были отец Бабиша и он сам.
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.Но только Лили знает об этом.
Hafif kruvazör tabiri 1930 yılında imzalanan Londra Deniz Antlaşması ile belirtildi.Стали британским вариантом крейсера, соответствующего условиям Лондонского морского договора 1936 года.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Впрочем, она провалила свою миссию.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Сотрудничество, ориентированное на клиента, вместо иерархии.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Тогда их планы приобрели асимметричную форму.
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.По долгу службы они обязаны не выдавать тайн клиентов.
Tabii ki bunda küçükbaş hayvan sayısının azalmasının da etkisi vardır.Таким образом группа также привлекает внимание к проблеме этого малочисленного вида животных.
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)(«Эта земля больше не ваша!»).
Lotus (Nilüfer) – Tabiat ve kainattaki bütün canlıların ve diğer varlıkların hayattar özü.Лотос — цветок лотоса символизирует природу и сущность всех вещей и живых существ во Вселенной.
Tüm üyelik tipleri en azından iki asil üye tarafından aday gösterilmeyi gerektirir ve elemeye tabidir.Кандидат в почётные члены должен быть предложен, по крайней мере, двумя действительными членами Академии.
Yani diplomatik bir tabirle söylemek gerekirse.Это и вызвало дипломатический скандал.
Meğerse bir kısmının içi yanıyormuş, Tabii yapalım oldu.Часть перепрятали, а многое пришлось сжечь.
Tabi maya ile yapılmış olmamaları şartıyla.Если махр чётко не определён.
Ve bu tanımlama tabii ki "beyaz erkek heteroseksüel kapitalist" sosyal hiyerarşisine göre.По материалам: «Персоналии белорусской социологии».
Araç kiralama işlemleri, bir ülkeden diğerine ve şirketten şirkete değişen birçok koşula tabidir.Существует возможность перехода клиентов от одной компании к другой.
Tabii ki de Kaiji'nin bu kadar büyük bir mevlayı ödeyecek parası yoktur.Жоли не имел средств для приобретения достаточно крупного камня.
Türkiye'deki tabiat parkları listesi, Türkiye'deki tabiat parklarının derlentiği listedir.Природные виды Коли входят в список национальных пейзажей Финляндии.
Göl 1991 yılında Tabiat parkı olarak tescil edilmiştir.В 1991 году Коли был присвоен официальный статус национального парка .
Tâbiîn (Arapça: تَابِعُونْ ; tâbiûn / tâbi olanlar), bir İslâm dinî terimi.Хөрмәтлемәет әфәнде: повесть / М. Кабиров. — Каз.
Tabi oyun türlerinin gruplandırılmasında araştırmacılar arasında kesin bir görüş birliği yoktur.На счёт этого точно не определённого статуса нет единого мнения среди исследователей.
Hasuni Mağaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunca koruma altına alınmıştır.Для защиты своей культуры и природы в городе запрещена промышленность.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.رأينا ذلك كله من قبل.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.ولهذا السبب؛ فإن كل الافتراضات المتنوعة تخضع إلى التجارب بشكل مستمر.
Tabii bu doğru değildi."هذا ليس صحيحا."
Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.قَالَ : وما علي من إنشادك ؟ أنشد مَا بدا لك.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.وإن هنالك تدبيراً .
“Dang humması” tabiri 1828 sonrasına dek pek kullanılmıyordu.لم يستخدم مصطلح حمى الضنك استخداما عامًا إلا بعد عام 1828.