tabi ile cümle

tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toprakların tabii eğilimi %2’den fazladır.Possibilmente non più del 2%.
Tabi yükseltisi fazla olduğundan dolayı iklim serttir.Grazie all'altitudine, il clima è tutto sommato temperato.
Büyük miktarda bilimsel araştırmaya tabi olmuştur.Si tratta di un'enorme scoperta scientifica.
Arapçada benzer anlamda "Ulûm-u Dîniyye" tâbiri kullanılmaktadır.In lingua ebraica, come in אוכל 'mangiare'.
Bunu başarmak için Yazılım Takımı ile birlikte calışır ama takıma tabii olmaz.Viene per esercitarsi con noi, per stare con la squadra, ma non ho minuti per lui.
1986 yılında yayımlanan, üçlemesinin ilk ki­tabı Büyük Defter ile büyük başarı kazandı.Pubblica nel 1986 il singolo Desire, uno dei suoi più grandi successi.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Nell'anime, la falce non è della Morte: Dante infatti la sottrae ad un arcidiavolo.
Tabii bu galibiyette babası Bob'un da büyük payı vardı.Difatti padre Brown è esistito veramente.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.In breve si trovarono circa alla nostra altezza.
Tabii ki heycan vericiydi.Ovviamente era spazzatura.
Değirmen Anası, tabiri kullanıldığı da olur.Anche lo zio della madre era considerato mezzo matto.
Daha sonra gazın çoğu geri dönüşüme tabi tutulabilir.Ciò comporta che la maggior parte degli interni dell'Escape potrà essere a sua volta riciclato.
Göl ve çevresi Tabiat parkı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.L'isolotto e l'ambiente sono considerati riserva protetta.
Yeni tasarım, navigasyon halkasıyla da hafif bir revizyona tabi tutuldu.La nostra conversazione si è svolta, almeno apparentemente, in un'atmosfera raccolta.
(Tabii ki yeni nesil artık böyle değil.)Il segreto, ormai, non è più tale.
Tabiat Parkı yapılması için teklif edilmiştir.È stata dichiarata parco regionale.
Sorunlar sadece bunlarla sınırlı da değildir tabii...Sfortunatamente i problemi non si limitarono a quello.
Hasuni Mağaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunca koruma altına alınmıştır.I locali danno lui la caccia per la carne e per motivi culturali.
İsrail'de, Yahudiliğe sonradan geçip de evlenmek isteyenler halaha kurallarına tabi tutulur.Ai convertiti che vogliono sposarsi in Israele vengono applicate le regole halachiche ortodosse.
Fakat Salieri tabii ki de bunları öğrenir.Marinelli però vorrebbe esserne sicuro.
Tabii bütün bu paralar Türkiye'nin hesabına borç olarak yazılıyordu.Questi titoli erano tutti parte della parìa di Scozia.
Tabiat ruhu yansıtır.Riflessi d'anima.
Tabii ki başarısız olurlar.Tuttavia, falliscono.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.Tutto ciò avviene senza pubblico e prima che i giudici conoscano le proprie categorie.
Kadı unvanıyla atanmak niyetinde olan adaylar ilk önce padişah huzurunda sınava tabi tutulmaktaydılar.I tre chef che son risultati peggiori alla prima prova hanno dovuto preparare la colazione per Chef Cracco.
Floransa'dan ve tabii ki Ponte Vecchio'dan geçer.Ha sede a Magenta, in località Ponte Vecchio.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.Era una base per la creazione delle navi da guerra.
Köy, güzel bir tabiat yapısına sahip olup insanları cana yakındır.Esse hanno un'aria mesta e si tengono la mano in atteggiamento amichevole.
Tabi ki, memnuniyetle.Конечно, с удовольствием.
İsa, mezmurlara göre yalnızca Tanrı'ya tabi olan ki yaşam kitabındaki isimleri silme gücüne sahiptir.Исус имеет власть изглаживать имена из книги жизни, что согласно псалмам, подвластно только Богу.
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.Раздосадованный царь произнёс: «Вот загвоздка!».
Artık daha kısık sesle şarkı söylüyorum... tabii ki bir kadına göre," dedi.Теперь я довольно низко пою… ну, для женщины».
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.Горжусь тем, откуда я.
Yumuşak bir tabiata sahipti.Обладает мягким характером.
Tabi bu teoriktir.Это была теория.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.На самой низшей ступени находились рабы.
Tabii ki bu hikâye yalnızca bir şehir efsanesiydi.Видимо, этот случай был городской легендой.
Hayalet görmeyi tanımlamak için de bu tabir kullanılır.Также возможно употребление этого термина для обозначения призрака.
Hızlı UDMA5 ve UDMA6 modları tabii ki 80 iletken kabloya ihtiyaç duyarlar.Более быстрые режимы UDMA5 и UDMA6 также требуют 80-проводного кабеля.
Alfa-beta pirinçleri genellikle sıcak işlemine tabi tutulurlar.Ара, как правило, пьют тёплым.
Bu model ileride Honda Civic'in başarı temellerinin atıldığı efsane olarak tabir edilen modeldir.За основу модели была взята Honda Civic.
Tabii ki idolüm Madonna.Была мечеть, медресе.
Sanatçı, adeta tabiatın eksik bıraktığı şeyleri tamamlar.Таким образом, искусство пополняет недостающее в природе.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Mocumentary: история вопроса.
Kahya baskıcılar olarak isimlendirilen kişiler ise daha iyi maaşa tâbi tutuluyorlardı.Те, кто определяет себя как консерваторы, ставят справедливость ниже.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Химия не занимала его полностью.
Bu yol ücrete tabidir.Дорога является платной.
Tabii ki bu durum Vedik zamanında farklıydı; çünkü o zamanki yaşam koşulları farklıydı.Конечно, жизнь не была одинаково хороша для всех — в то время существовало огромное социальное неравенство.
Sadece tek bir yoldan gitmek kendi tabiriyle "geriye gitmek" idi.Теперь друзьям остается только одно: «бежать».
Daima doğru amaç için, tabii.Всегда шёл за целью.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.Пусть судят их присяжные заседатели, а мое дело показать только, какие они есть.
Tabi bu bilgi yakıştırmadır.Полезна ли данная информация.
Tabiat parkı statüsündedir.Чугач — парк штата.
Bu onu çok sevindiriyor tabii ki.И очень этим довольна.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Но никому не известно что с ним произошло.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Однако имеется и ещё один путь.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Рабочие Завода — это, в первую очередь, мастера своего дела.
Tabii, anlamak isteyene...Но кто знает будущее...
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.Монеты достоинством в 10 и 20 крон чеканились из золота 900-й пробы.
Ancak tabii ki modemin tüm işlevlerini yerine getiremez.Мы знаем, что мы не сможем реализовать всю нашу программу.

İlgili Sayfalar