tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bundan sonra çözelti buharlaştırmaya tabi tutulur ve katı halde tanen (veya tannik asit) elde edilir.Puis elle est mûrie en fût de chêne, ce qui lui confère un goût boisé entre bière lambic et cidre.
Yarı ilkel bu Kıpçakları sıkı bir askeri eğitime tabi tuttu.Le premier est de savoir pourquoi ces exercices physiques ont pris la forme d'un entraînement martial.
Gün batimi tutkunları Aba mevkiinde bu güzel tabiat olayını seyredebilirler.Les habitués du bar local voient la situation sous un meilleur jour.
Yolgeçen hanı tabiri bu handan kaynaklanmıştır.La liste des présidents vient de cette source.
Baykal tabiatı.Belle-Nature.
Lideri bulunduğu Komünist Parti'sini lağvederek Barış Partisi adıyla reorganizasyona tabi tuttu.Le pape nomme un commissaire général avec mission de rétablir la paix dans l'Ordre.
Paylaşımı kolaydır: Dijital hak yönetimine (DRM) tabi olmayan içerikleri paylaşması çok kolaydır.Tous les titres sont proposés sans limitation de gestion des droits numériques (DRM).
Tabii ki bu biraz pahalıya patlayacaktı bu nedenden ötürü.De nombreux événements utilisaient cette réglementation pour des raisons de coût.
Buna tabii tüm koloniler de dahildi.Toutes ces colonnettes sont appareillées.
Parçanın gitar tabı Şarkı SözleriPortail de la musique Portail de la guitare
Tabii bu isim karmaşası çok kısa süreliğine yaşandı.Mais le nom fut déjà utilisé peu de temps avant.
2011 yılında Tabiat Parkı olarak tescil edilmiştir.En 2011, l'île est officiellement déclarée parc naturel.
Bütün Müslüman vatandaşlarımız bu Cemiyet’in tabii üyeleridir.L'association des musulmans chinois compte ces gens comme des musulmans.
Cam kırdı. (herhangi bir cam) Camı kırdı. (o camı tabii ki!)La clef a été enlevée et n’a pu être retrouvée… La fenêtre a une vitre brisée... ».
Tabii ki o bir şarkıcı değil. O bir aktör.Por cierto, él no es cantante. Es un actor.
Tabii, Tom, anlıyorum.Claro, Tom, lo entiendo.
Tabii, bu kitabı okumalıyım.Claro que debería leer este libro.
Özür dilersen tabii ki sana yardım ederim.Si te disculpas, por supuesto que te voy a ayudar.
Başkan "Tabii ki ideallerim için ölmeye hazırım, "dedi.El presidente dijo: "claro que estoy dispuesto a morir por mis ideales".
Tabii ki hayal kırıklığıydı.Por supuesto que fue una decepción.
"Gerçekten mi?" "Tabii ki."«¿En serio?» «Por supuesto.»
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.La cubierta del Corán dice: "Verdaderamente, este es el Generoso Corán".
Sağış Günü (Hesap Günü) tabiri de kullanılır.Y los días siguen (saga entrerriana).
Ben sadece beni yaratan sana tâbî olur, sana ibadet ederim" der.En mi intento por evitar que se crearan las Arenas, he sido yo quien las ha creado".
Christina Latin tabiatlarının evlilikleri için uygun olmayacağını söyledi.Cristina decía que su temperamento latíno no hacía aconsejable su matrimonio.
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Nótese que el conejo en d2 no puede ser empujado a d1, c2 o d3 porque estas casillas no están vacías.
Tabii ki idolüm Madonna.Arreglo: Madonna.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir."Ciertamente si, damos fe", contestaron.
Tabi bu teoriktir.Eso sí es una teoría.
Pastörize süt yönetmeliğine tabi işletmeler; 17 Eylül 2018.Negocios sujetos a la Ordenanza de Leche Pasteurizada ; 17 de septiembre de 2018.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Mantienen un cuidado reverente por la tierra y toda la creación.
Muhammed’den önce İbrahim’in Hanif dinine tabi idi.Abraham, entonces, fue justificado por la fe.
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.Sucesiones testadas Las sucesiones podían ser testamentarias y ab intestato (sin testamento).
(Mektupları postaladım tabii!)(Remitir las cartas).
Tabi bir de her ikisi de bıyıklı.Ambos son bifaciales.
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Sólo hay una vía.
Peter, Joe'yu çok sıkı bir eğitime tâbi tutar.Para prepararle, Peter le somete a un arduo entrenamiento.
Niçin onlara tâbî olayım?¿Por qué apurarlos?
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Eso es justo lo que queremos.
Evlad-ı Fatihan tabiri bir tamlamadır.Como regalo para la niña un Lazo.
Holmes, onun için "Suçun Napolyonu" tabirini kullanır.Holmes le llama "El Napoleón del crimen".
Tabii ki başarısız olurlar.Sin embargo fracasan.
Uygurlar'ın tabi olması ve kanunların düzenlenmesi.Legislación específica sobre fumigantes y su aplicación.
Tabii ki bunu çok sinsice bir yöntemle yapmak istemektedir.Quiero que lo pienses con mucha calma.
Tabii bu tabir türün erkekleri için geçerlidir.Esta Discordia es sana para los hombres.
Beş yıl öğrenim gördükten sonra öğrenciler sözlü sınava tabi tutuluyorlardı.Tras haber superado esta etapa, el estudiante estaría cinco años aprendiendo dialéctica.
Bunların en aşağısında tabi köleler vardır.Debajo de ellos fueron esclavizados personas.
Yeni komşuları Kral Julien tabii ki!«Los nuevos nobles del Rey Juan Carlos.»
Daha sonra Mordor'da Sauron'a tabi oldular.En esas, despertó a Morgoth.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Pero más tarde cambia.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.También le siguió un cambio a gran escala de oficiales en jefe.
Tabii olarak Hindistan'da yetişir.Se cultiva principalmente en la India.
Kondansatörün çalışma gerilimine uygun değerde bir DC gerilime tabi tutulmasına dikkat edilmelidir.(POR HACER) Hay que ser cuidadoso al equilibrar un árbol kd.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.Idem que arriba en condiciones, claro.
Tabii ki II. Dünya Savaşı'nda Şvayk adıyla.Fue titulada Schweyk en la Segunda Guerra Mundial.
Tabii ki, halofilik (tuz seven) yosun ve bakterilerin enzimleri gibi istisnalar mevcuttur.Existen excepciones como las enzimas de las algas y bacterias halófilas.
Gölün suyu hiçbir işleme tabi tutulmadan içilebilir niteliktedir.El agua del lago Ledinci puede ser usada para beber sin ningún tratamiento previo.
Tabii ki bunlar yapılırken birçok zorlukla karşılaşıldı.Sin duda se han mostrado así, por lo menos muchos de ellos.
Tabi bu bilgi yakıştırmadır.Esta información parece ser inexacta.
Bazen “Bucak İyesi” tabiri de kullanılır.También se comporta a veces como una “mocosa malcriada”.