tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ardından eğitime tabi tutulmuşlar.Danach wurden sie nur noch zum Training eingesetzt.
Tabiat açısından çok yönlüdür.Deswegen haben sie großen Respekt vor der Natur.
Bulmaca: Tabii tarihle ilgili.Herodot: Historien.
(Mektupları postaladım tabii!)(Aus seinen Briefen).
Rus halkı ile Rusya yönetimini birbirlerinden ayrı olarak değerlendirmeye tabi tuttu.Die deutschen und russischen Kaufleute werden einander rechtlich gleichgestellt.
Fakat huş ağacı kabuklarına yazıldığı düşünülen orijinal kitap, (tabii gerçekten var olduysa) kaybolmuştur.In diesem Buch geht es jedoch nur um den Tod des ersten Dombaumeisters, der vom Gerüst gefallen sein soll.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Die Fassaden sind asymmetrisch aufgebaut.
Bu sebeple her türlü hipotez, sürekli olarak deneylere tabii tutulabilir.Daher werden alle Verwandtschaftshypothesen immer nicht experimentell zu bestätigende Hypothesen bleiben.
Tabii olarak meydana gelen ABA’nın büyük çoğunluğu cis formdadır.Einer, dem die kubische Masse das Formelement ist. ...
Serseriler toz oldu tabi.Die Paukenblasen sind abgeflacht.
İranlılar, İran ve ötesi için bu tabiri kullanmışlardır.Der Iran hat diese Abkommen und Konventionen unterschrieben.
İki ülke arasındaki sınır hala anlaşmazlık ve müzakereye tabidir.Das Verhältnis der beiden Moieties zueinander ist sowohl ergänzend als auch entgegenstehend.
Ayrıca dere üzerinde bulunan şelale Orman Bakanlığınca Tabiat Anıtı olarak ilan edilmiştir.Vor dem Gebäude zudem steht ein Ahornbaum, der als Naturdenkmal eingetragen ist.
Bafa Gölü, 1994 yılında Tabiatı Koruma Alanı ilan edildi.Die Stockerauer Au wurde 1994 zum Naturschutzgebiet erklärt.
Niçin onlara tâbî olayım?Warum verspotten Sie mich?
Erkekler için Aksakallı tabiri kullanılır.Der Akzent wird auf die Männer gelegt.
Eğitim-Öğretim yılı başlamadan kısa bir süre önce, öğrenciler Almanca sınavına tabi tutulurlar.Nach bestandener Prüfung werden die Schüler einem deutschsprachigen Grundschullehrer zugeteilt.
Kate Beckinsale bu durum hakkında İlk görüşte aşk tabirini kullanmıştır.Kate Beckinsale hatte dafür ihre Rolle als Selene wieder aufgenommen.
"Drama" tabiri, oyunun tüm aksiyonunu tanımlamak için kullanılmıştır.Als Ganzfeldpresse wird die Anwendung dieser Taktik im Bereich des gesamten Spielfelds bezeichnet.
Mağaranın tabii kemerli bir girişi vardır.In die Kapelle führt ein schlichter Eingang.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Sie sagt, dass diese Kneipenbekanntschaften aus einem schlechten Milieu entstammten.
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir.Der tatsächliche Lebensstandard ergibt sich aus dem Einkommen.
Tabi bu durum yol tutuş üzerinde olumlu etki yapar.Damit konnte das Laufverhalten positiv beeinflusst werden.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Allerdings konnte sich noch keine Chemie wirklich durchsetzen.
Daima doğru amaç için, tabii.Insgesamt komme es immer auf den richtigen Maßstab an.
3 Divan'ı vardır ve şiirleri din ve tabiat üzerine yazmıştır.Dort schrieb er viele Gedichte und konzentrierte sich auf Natur und Seele.
Bu doğru değil tabii.Das stimmt natürlich nicht.
Dolayısıyla birbirlerinin cinsel uzuvlarına dokunmaları tabiidir.So werden sie gegenseitig Zeuge ihrer sexuellen Erlebnisse.
İş artık gerçek açıdan sermayeye tabi kılınmıştır.Daraus leitet sich die Sollzeit für den Arbeitsablauf ab.
Tabii ki her gelenekte farklıdır.Jedes Readymade ist verschieden.
Tabii ki bu durum Bursa Veteriner Fakültesi’nden at sahiplerine bildirilmişti.Das Schulgebäude wurde an den Besitzer der Burggastwirtschaft verkauft.
Tabii ki başarısız olurlar.Doch sie scheitern.
Tabii ki. Bol şans!Bien sûr. Bonne chance !
Tabii ki yapabilirsin.Bien sûr que tu peux.
Tabii ki anlıyorum.Bien sûr que je comprends.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...Fais-moi un peu de café, veux-tu ? — Bien sûr, bien sûr...
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Il a créé l'Univers, il a créé la Terre, il a créé les humains, et que reçoit-il en réponse ?
Ancak tabii ki bir yolu vardır.Pourtant, il y a une solution.
Bu tabir, "Tevrat'ı uygulayanlar" anlamına gelmektedir.Les Thirds : « Ceux qui prolifèrent ».
Tabir caiz ise, onlar bayramları dört gözle beklerler.Pour les articles homonymes, voir Les Fêtes galantes.
Bir Kino no Tabi romanı, yalnızca ikinci animasyon filmi için tanıtım hediyesi olarak yayınlandı.Un volume additionnel a été seulement publié comme un cadeau promotionnel pour le second film anime.
Mesela cin, melek, şeytan, İhvan-ı Safâ'ya göre tabiat kuvvetlerinin (el-kuvvetu't-tabiiyye) sembolleridir.Il est réservé à Satan, ses anges, et ceux qui ont commis le péché impardonnable.
Tabii d2'deki tavşan d1, c2 ya da d3'e itilemez çünkü bu karelerde taş var.Le lapin en d2 ne peut pas être poussé en d1, c2 ou d3, car ces cases ne sont pas vides.
(Mektupları postaladım tabii!)(Affranchir les lettres).
Tsagaan Şuvuut uul demektedir) tabiatı koruma alanı Uvs Nuurın Ay Sav Korusu içindedir.Une partie de la Terre se trouve alors dans l'ombre ou la pénombre de la Lune.
Hafif kruvazör tabiri 1930 yılında imzalanan Londra Deniz Antlaşması ile belirtildi.Il prit cependant clairement position contre le traité naval de Londres signé en 1930.
Tabii ki idolüm Madonna.Matea, Матеа.
Bu dönemin tabipleri ameliyatlar yapabilmekteydi.Les médications employées en chirurgie par les praticiens de l’époque pourraient nous surprendre.
Bu tabirler asimetrik karşıtlık oluştururlar.Chez le mâle ces défenses sont asymétriques.
Tabi bunların hepsini de Copernicus'tan uzakta yapmak zorunda olacaklar.Toutes seront construites par Cockerill.
Orklar başlangıçta Angband'da Morgoth'a tabi idiler.Les silmarils créés par Fëanor étaient alors en possession de Morgoth à Angband.
Tabii ki Dünya'nın tek liderleri olmak.Ils deviennent les seuls maîtres du pays.
Ama görevinde tabii ki başarısız olmuştur.Elle estime qu'elle a échoué dans sa mission.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Il lui tendra même son cou !
Tüm ülkeler ona tabi.Tous les pays sont concernés.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Ce qui changera par la suite.
Ama tabii bulunduğum yerden memnunum.L'endroit où je suis heureuse.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Dimensions supplémentaires Est-ce que la nature admet plus de quatre dimensions spatio-temporelles ?
Tabii uyandırıldığında film bize daha fazlasını vadediyor.À la fin du film, il choisit de se réveiller.
Tabi bu bilgi yakıştırmadır.À ce degré, l'expérience suffit.