tabi ile cümle
tabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tabii ki tamamen şok oldum, ama tamamen şaşırmadım.Of course I was totally shocked, but I wasn’t entirely surprised.
Kızı bir keresinde "Babam hafif tabirle çok güçlü bir karakterdi" demişti."My father was a very strong character, to put it mildly", his daughter once said.
Hazarlara tabi idiler.They were subject to the Khazars.
Tabii ki [...], biz sadece Hindu erkekleri öldürüyoruz.Of course [...], we are only killing the Hindu men.
Aksu Kanyonu, Aksu-Zhabagly Tabiatı Koruma AlanıAksu Canyon, Aksu-Zhabagly Nature Reserve
Alagöl Devlet Tabiatı Koruma Alanı tarafından yönetilmektedir.[1]The Alakol State Nature Reserve manages the area.[1]
Tabidze'nin tutuklanması ve ortadan kaybolması onu tanıyan herkes için bir şok etkisi yaratmıştı.Tabidze's arrest and disappearance was a shock to all who knew him.
Tabidze'nin şiirleri Rusça ve İngilizce dahil birçok dile çevrildi.Tabidze's poetry has been translated into many languages, including Russian and English.
Tabidze bunu yapmayı reddetti ve karşı saldırıya geçti.Tabidze refused to do so and counterattacked.
İşkence edilen ve uykusuz bırakılan Tabidze, tüm suçlamaları "itiraf etti".Broken under torture and denial of sleep, Tabidze "confessed" to all the charges.
"Soulsvari" tabiri dünya çapında pek çok eleştirmen ve oyun geliştiricisi tarafından benimsenmiştir.The "soulslike" label has been adopted by a number of critics and developers.
Video oyunu klonlarının yasallığı, telif hakkı ve patent yasasına tabidir.The legality of video game clones is governed by copyright and patent law.
Piyasadaki konumu nedeniyle İsviçre hükümeti tarafından çeşitli soruşturmalara tâbi tutuldu.ETA has undergone several Swiss government investigations due to its market position.
Adli tabip, Lord Justice Scott Baker başkanlığında 2 Ekim 2007'de açıldı.The coroner's inquest opened on 2 October 2007, headed by Lord Justice Scott Baker.
Qods Havacılık, ABD'nin Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) yaptırımlarına tabidir. [1]Qods Aviation is subject to American OFAC sanctions.[3]
Tabii ki değil.Of course not.
New York Şehri adli tabibi, Epstein'ın ölümünün asılarak intihar olduğuna karar verdi.The New York City medical examiner ruled that Epstein's death was a suicide by hanging.
Hindistan Dominyonu, genel tabirle "Hindistan" olarak kaldı, ancak coğrafi olarak küçüldü.The Dominion of India remained "India" in common parlance but was geographically reduced.
Yüksek bir ahlaki üslubun korunması tabii ki büyük öneme sahiptir."[139]The preservation of a high moral tone is obviously of paramount importance."[139]
Apulia, İtalya'daki Margherita di Savoia Tabiat Koruma Alanı.The Nature reserve of Margherita di Savoia, in Apulia, Italy.
Ne olursa olsun, yoldan geçenlerin tabi olduğu damgalama doğuştan değildir.Regardless, the stigma that passers are subject to is not inherent.
"Dağ Türkü" tabiri 1961'de daha yaygın kullanılmaya başlandı.The term "Mountain Turk" became more commonly used in 1961.
Bununla birlikte, su debisi değişiklik gösterdiğinden, bu farklılaşma yerel yorumlamaya tabidir.However, because water flow varies, this differentiation is subject to local interpretation.
Ak 5C seri üretime geçmeden önce kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuldu.Before the Ak 5C went into mass production, it was thoroughly evaluated.
El-Fetih'e bağlı partiler ve onlara bağlı STK'lar daha sıkı kontrollere tabi tutuldu.Parties affiliated with Fatah, as well as affiliated NGOs, have been subjected to stricter controls.
Kral tarafından atanıyorlardı ve yasama onayına tabi değillerdi.They were appointed by the King and were not subject to legislative confirmation.
Eski inanışlar teste tabi tutuldu.The ancient beliefs were subjected to testing.
Tabii ki!Aber klar doch!
İşsizlik problemleri tabii ki önemli olsa da, çevre sorunları da oldukça önemlidir.Auch wenn das Arbeitslosenproblem selbstverständlich wichtig ist, ist das Umweltproblem auch sehr wichtig.
Tabii ki de savaşa karşıyım.Ich bin natürlich gegen den Krieg.
Oğlum, tabi ki evlenmen gerekiyor. Kim sana yemek pişirecek?Natürlich musst du mal heiraten, mein Sohn. Wer wird für dich kochen?
Tabii ki kızgınım.Klar bin ich wütend.
Tabii ki seni seviyorum.Natürlich liebe ich dich.
Tabii ki, sözlerimiz dünyayı kurtarmaz, ama belki sizin gününüzü.Natürlich retten unsere Sprüche nicht die Welt, aber vielleicht euren Tag.
Tabii ki idolüm Madonna.Voller: Madonna.
Tufan Türenç (Hürriyet): “Tabiî ki bu bir muhtıradır.So schreibt er: „In Bezug auf sie (sc. die Gottesfreunde) gibt es über Chidr eine wunderliche Geschichte.
Bu açıklamadan dolayı çok sert eleştirilere tabi olduktan sonra Blatter, bu açıklama için özür diledi.Nachdem dies heftige Kritik ausgelöst hatte, entschuldigte sich Blatter für diese Äußerung.
Bunun yerine keyfiyet addedilen öz, "onun" tabiriyle diğer tanımlamalarda kullanılmıştır.Auffallendes Merkmal ist der Gebrauch von gij ‚du‘ anstelle von jij.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...Tu gusta un tas de cafe? – Möchtest du / Möchten Sie eine Tasse Kaffee?
Sonra onları takib edenler(tâbiun), sonra onları takib edenler(etbâu’t-tâbiin)dir.Diese brachten nach dem Zurückkehren Waren mit sich, welche ebenfalls der Belieferung der Geschäfte dienten.
Tabii ki bu yayınlarının sonucunda gelen ödüller de onun gelirine katkıda bulunmuştur.Nun trugen auch Honorare aus diesen Veröffentlichungen zu seinem Einkommen bei.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.All das aber ist ja das von Gott gegebene Leben auf unserer Erde, ist doch Teil der göttlichen Schöpfung.
Her peygamber, birer imâm, rehber olarak kabul edilir ve ona tabi olanlara da onun ümmeti denir.Die Propheten treten als von JHWH gesandte Mahner auf, die König und Volk den rechten Weg weisen.
Diğer kötülük ruhları tekrar canlandırma çemberinin dışında dururlar ve sonsuza kadar tabiatta dolaşırlar.Andere böse Geister stehen außerhalb des Reinkarnations-Kreislaufes und leben ewig in der Natur.
Hem buzul hem de çevredeki tabiatın büyük bir kısmı korunmaktadır ve beraber 545,2 km² dir.Sowohl der Gletscher als auch ein großer Teil der Landschaft herum sind jetzt geschützt, zusammen 545,2 km².
Avrupa Merkez Bankası demokratik kurum ve halkın denetimine tabidir.Die EZB unterliegt der Kontrolle demokratischer Institutionen und der Öffentlichkeit.
Ordu salarak dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış.Er hatte in vier Erdteilen gekämpft und dabei immer alles gegeben.
Tabii ki yetiştirmiştir.Sie werden aufgezogen.
Fazlaca mevzuata tabi çalışmaktadır.So vieles funktioniert schliesslich.
Uçuş kontrolü, Dirección General de Aeronáutica Civil adlı kuruluşa tabidir.Die Flugüberwachung unterliegt der Dirección General de Aeronáutica Civil.
Bu felsefeye göre Allah, zaman, mekan ve nefs tabiatın dışında değil, içindedir.Es gibt keinen Gott außer ihm, dem Lebendigen, dem Ewigen!
Tabii, bu tam da bizim istediğimiz şey.Doch genau das ist es, was wir tun wollen.
Bu tabir, "Tevrat'ı uygulayanlar" anlamına gelmektedir.Bezeichnend dafür ist die Aufschrift „Obey“ (Gehorche), die sein Oberteil ziert.
İlave boyutlar Tabiatta dört uzayzaman boyutundan başka boyutlar var mıdır?Gibt es in der Natur mehr als vier Raumzeit-Dimensionen?
Ve tabi 1 Gorinthians 16:22’de: “Rabbi sevmeyen her kimse o melundur,lanetlidir(anathema).”Es entstand im 16. Jahrhundert aus zwei gebeugten Wortformen von wägen: (du) wiegst und (er) wiegt.
Tabii bu doğru değildi."Stimmt aber nicht."
"Seksi asal" tabiri Latincede altı anlamına gelen "sex" kelimesinden gelir.Der Begriff sexy Primzahlen stammt von sex – dem lateinischen Wort für sechs.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Wasch ihm den Hals!
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Das wird sich später ändern.
Tabi bu teoriktir.So lautet die Theorie.