Ana içeriğe geç
Sözlük

tabanları ile cümle

tabanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Burada da katsayıları toplayacağız çünkü tabanları aynı.지수를 더해주면 됩니다 밑변 숫자인 a는 같기 때문이죠
Burada da katsayıları toplayacağız çünkü tabanları aynı. Bu da a üssü 5 olur.Dodajemy wykładniki, bo podstawa jest ta sama, i wychodzi nam a⁵.
Burada da katsayıları toplayacağız çünkü tabanları aynı.نقوم بجمع الأسس لأن لدينا الاساس نفسه
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Azért, mert az adatok az adatbázisok mélyére vannak temetve.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Bohužel jsou ale všechna schována hluboko v databázích a pořád je nevyužíváme efektivně.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Bohužiaľ sú všetky schované hlboko v databázach a stále ich využívame neefektívne.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Bởi vì các số liệu bị giấu trong các cơ sở dữ liệu,
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Fiindcă datele sunt ascunse jos în bazele de date.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Fordi data er gemt dybt i databaserne.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Jo, därför att uppgifterna ligger dolda nere i databaser.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Karena datanya tersebunyi di dalam database.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.데이터가 데이터베이스 아래에 숨어 있기 때문에
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Koska tiedot ovat piilossa tietokannoissa.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Omdat de data verstopt zitten in de databases.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Parce que les données sont enfouies dans les bases de données.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Perché i dati vengono nascosti nei database.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Ponieważ dane ukryte są w bazach danych.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Porque los datos se esconden en base de datos.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Porque os dados estão escondidos nas bases de dados.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Weil die Daten in den Datenbanken versteckt sind.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Επειδή τα δεδομένα είναι κρυμμένα κάτω στις βάσεις δεδομένων.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Але ж дані поховані глибоко в базах даних.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Защото информацията е скрита дълбоко в базите данни.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.Потому что сведения похоронены в базах данных.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.מפני שהנתונים חבויים במאגרי הנתונים.
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.لأن البيانات مختفية في قواعد البيانات
Çünkü veriler, veri tabanlarında gizleniyor.一般の人々が使えるインターネットがあるというのに データは有効に使われていません
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Ak uvidíš leoparda, chlapče, utekaj ako o život."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."Ale jeśli to będzie lampart, uciekaj, gdzie pieprz rośnie."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""als je een luipaard ziet, jongen, loop dan de ziel uit je lijf."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Dacă vezi un leopard, băiete, ai face bine să fugi mâncând pământul."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""혹시 표범을 보거들랑, 아들아, 죽자하고 달려라."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Nếu con nhìn thấy một con báo đen, thì hãy chạy bán sống bán chết đi."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."'Se vedi un leopardo, figlio mio, dattela a gambe.'
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Se vires um leopardo, "rapaz, é melhor fugires a sete pés."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Si tu vois un léopard, alors là, cours aussi vite que tu peux."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Si ves a un leopardo, hijo, mejor corre tan rápido como puedas."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Wenn du einen Leoparden siehst, dann, Junge, lauf so schnell du kannst."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Εάν δεις λεοπάρδαλη, αγόρι μου, τρέξε σαν τον άνεμο."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Ако видиш леопард, момче, по-добре тичай, колкото ти държат краката."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Если ты увидишь леопарда, сын, убегай как можно быстрее".
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."אבל אז, הוא אמר, "אם אתה רואה נמר,
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."" إذا رأيت نمر، ولدي، من الأفضل أن تركض بأسرع ما يمكن."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."(笑) "世話をしているヤギよりも速く走るつもりで逃げろ"
Gördüğünüz gibi tabanları aynı, yani üsleri toplayabiliriz.A co to znamená tady? Je několik způsobů, jak to řešit. Můžete říct...
Gördüğünüz gibi tabanları aynı, yani üsleri toplayabiliriz.Ale jak? Jest parę sposobów. Przy tej samej podstawie można dodać wykładniki.
Gördüğünüz gibi tabanları aynı, yani üsleri toplayabiliriz.이건 무슨 뜻일까요? 밑이 같고 곱셈이니까 지수들끼리 더할 수 있습니다
Gördüğünüz gibi tabanları aynı, yani üsleri toplayabiliriz.これは、2+2+2です。 つまり、3*2です。
İkisinin de hep tabanları hem de yükseklikleri eşit .Deci amandoua au aceeasi baza Amandoua au aceeasi inaltime
İkisinin de hep tabanları hem de yükseklikleri eşit .De har altså samme grundlinje, og de har samme højde.
İkisinin de hep tabanları hem de yükseklikleri eşit .밑변의 길이가 같고 높이도 같네요
İkisinin de hep tabanları hem de yükseklikleri eşit .Oba mají stejnou výšku. Takže oba mají stejnou základnu, oba mají stejnou výšku.
İkisinin de hep tabanları hem de yükseklikleri eşit .И така, и двата имат еднаква основа, и двата имат еднаква височина.
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;A hajlékot, annak sátorát és takaróját, horgait, deszkáit, reteszrúdjait, oszlopait és talpait.
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;asumuksen telttoineen ja peitteineen, hakasineen, lautoineen, poikkitankoineen, pylväineen ja jalustoineen,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Boligen med dens Teltdække og Dække, dens Kroge, Brædder, Tværstænger, Piller og Fodstykker,
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm , trại và bong của đền tạm , móc , ván , xà_ngang , trụ và lỗ trụ ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;đền tạm, trại và bong của đền tạm, móc, ván, xà ngang, trụ và lỗ trụ;
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;el tabernáculo, su tienda, su cubierta, sus ganchos, sus tablones, sus travesaños, sus pilares y sus bases
Konutu, çadırın iç ve dış örtüsünü, kopçalarını, çerçevelerini, kirişlerini, direklerini, tabanlarını;Kemah, atap dan tutupnya, kait dan rangkanya, kayu-kayu lintang, tiang pintu dan alasnya
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod