taban ile cümle
taban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Все игроки начинают игру, вооружённые только пистолетами и базовым нанокостюмом — «прототипом».
Taban e sayısı olursa buna doğal logaritma denir.Такой способ квантования называют логарифмическим квантованием.
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.Он владеет парой лазерных пистолетов для боя.
Kafatasının tabanı Üst yüzey.Головная капсула у вершины затемнена.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.Близница (Близницы) — две горы в Карпатах.
Sıra tabanlı oyunlarda oyuncular hamle yapabilmek için karşı tarafın hamlesini beklemek zorundadırlar.Чтобы идти вперёд по дорожке, игроки должны правильно отвечать на вопросы.
Burada ln e tabanlı logaritmadır.Сейчас здесь расположен Полоцкий горисполком.
1995'in sonuna doğru SSH kullanıcı tabanı elli ülkede 20.000 kullanıcıya ulaştı.К концу 1998 года PHP использовался десятками тысяч пользователей.
Tahsin tabancasındaki tüm fişekleri düşman askerine karşı ateşlemişti.При этом все стрелки сосредоточивали огонь на головной машине противника.
Tabanca ve elektroşok cihazı kullanırlar.Пользуется пушкой или бластером.
Bunun aksi olarak sıra tabanlı strateji oyunları vardır.Тем не менее, эти игры относят к пошаговым стратегиям.
Jeffrey, sarı takım elbiseli adamın tabancasıyla Frank'i vurur.Харрисон прячет пистолет шерифа в карман куртки.
Küt uçlu yaprakların tabanı kesiklidir.Бедра Угол тазобедренного сустава достаточно закрытый.
Curlie'de Saturn (DMOZ tabanlı) ^ "Japan Platinum Game Chart".«Звезда Кирби 2») Japan Platinum Game Chart (англ.).
Kızın evine varılınca, erkek tarafı, tabanca atar.Когда от девушки практически ничего не осталось, Кота застрелил её.
Strateji tabanlı kart oyunudur.Игра является пошаговой карточной стратегией.
Alüvyal Tabanlı vadi: Eğimin azaldığı yerlerde yanal aşındırma sonucu oluşmuş olan vadilerdir.В высокой пойме ольховники усыхают, на их месте появляются лишайниковые пустоши.
Göl tabanı kuzeydoğu ve batıda yükselir.Рельеф возвышается на северо-западе и востоке.
Tabanlara indirilen dikmeler hem açıortay, hem de kenarortaydır.На месте их представления явились светлые знамения и дивные чудеса.
Lippert, masaya bir tabanca koydu ve onu kullanması için kendisine on dakika süre verdi.Липперт оставил пленнику пистолет и заявил, что у Эрнста есть 10 минут, на то, чтобы им воспользоваться.
FPS (First Person Shooter) tabanlı bir oyundur.FPS: First-Person Shooter — шутер от первого лица — жанр компьютерных игр.
Eskisi gibi düzenli bir tabana da sahip değildir.И постоянного соавтора, как раньше, у него уже не было.
Yusuf Bey’in tabancası vardı.Владеет парными пистолетами Энто Дзю.
Sonraki Nokia 3000 serisi cep telefonlarının aksine, ekranı PCD8544 tabanlı değildir.Дисплей Nokia 3310 снабжается дисплеем с контроллером PCD8544 с несложным интерфейсом управления.
Bu tür veri tabanları DNAları kısa bir süre haricinde barındırmazlar.Поэтому акулы этого вида могут длительное время оставаться неподвижными на дне.
Ayrıca bir web tabanlı versiyon da bulunmaktadır.Также существует версия сайта для гомосексуалов.
Tamamıyla eşzamansız GObject-tabanlı IMAP istemci kütüphanesini kullanır.Возможность напрямую использовать любую динамическую библиотеку.
Smith & Wesson ABD merkezli tabanca firmasıdır.Smith & Wesson Model 36 — семейство компактных револьверов производства США.
Tabana ait yükseklik tabanın uzantısı ile kesişir.Алтарь закрывала крепившаяся к темплону завеса.
Webmin, Unix benzeri sistemler için web tabanlı sistem yapılandırma aracıdır.Usermin — это веб-интерфейс для unix-подобных систем.
Günümüze sadece direk çukurları ve çakıl döşeli tabanlar kalmıştır.До наших дней сохранились подлинные стенные и потолочные орнаменты.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.Листья пружинят, хотя они выкованы из стали и составляют единое целое со стволом.
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.«Мы знаем, что этот человек купил как минимум две единицы огнестрельного оружия.
Sol nazal kavitenin tavanı, tabanı ve yan duvarı.Крыша, дно и боковая стенка левой половины полости носа.
Oyun, açık dünya ve Kingdom Hearts serisindeki gibi aksiyon tabanlı savaş sistemi içermektedir.Как и во многих ролевых играх, в серии Kingdom Hearts присутствует система опыта.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.В качестве оружия использует меч и пистолет.
Farklı buzul vadilerinin tabanlarında beş adet kaya buzulu yer almaktadır.Практически на вершине горы из породы бьют 5 родников с холодной.
Oyun yoğun bir şekilde Divine Divinity tabanlıdır.Геродот пишет о божественном влиянии.
Gp2x, Game Park Holdings tarafından geliştirilen linux tabanlı bir video oyunu konsoludur.Её предшественником можно считать GP32 которая разрабатывалась Game Park.
Conky, X Pencere Sistemi için metin tabanlı, hafif bir sistem izleme programıdır.Conky — программа для системного мониторинга под X Window System.
Tabanca Top Obüs Uçak savarСАБ — светящая авиационная бомба САБ — служба авиационной безопасности Субтитры Сабвуфер Sub
Ayakkabının tabanı için daha çok yaşlı fok derileri (Arinacir) kullanılır.Из обуви широко использовались кожаные башмаки.
JDorama.com - J-dramaların, aktör profillerinin ve sezon takvimlerinin büyük bir veri tabanı.Epguides.com. — Полный список сезонов и эпизодов сериала.
Windows Server 2008-den kod tabanı oluşturulmuş, iki sürümleri mevcuttur: Standart ve Premium.Microsoft Essential Business Server 2008 существует в двух редакциях: Standard и Premium.
Yakın çiftler LIGO gibi yer tabanlı detektörler için sinyal üretirler.Более близкие двойные системы формируют сигнал для наземных детекторов, таких как LIGO.
Seviye 2, dijital radyo tabanlı bir sistemdir.2-я радиомедиальная ячейка стебельчатая.
Yönetici veri tabanındaki kaydı silerek o mesajın siteden silinmesini sağlar.Король Микки оцифровывает дневник, чтобы узнать, откуда это предложение.
Bunlar dış ticarete yönelik bir ekonominin kaynak tabanını oluşturmaktadır.هذه تشكل قاعدة موارد الاقتصاد الموجه نحو التجارة الخارجية.
Metni çevirmek için bilgisayar ilk olarak veri tabanı kelimeleri ile karşılaştırma yapar.من أجل ترجمة النص، يقوم الكمبيوتر أولا بمقارنته مع قاعدة البيانات المكونة من الكلمات.
Fred, banyodaki zenciyi bulunca, Lizzie ona tabancasına doğrultur.عندما وجد Fred الرجل الزنجى في المرحاض وجهت إليه ليزى البندقية مباشرةً .
Okyanus tabanı ayrıntılı ve keşfedilebilmeyi bekler bir haldedir.المحيط مصمم بالكامل وقابل للأستكشاف.
Özellikle ikinci açıklamaya göre, cumhuriyet ve modernleşme karşıtları partinin tabanını oluşturmaktaydı.وفقا للتصريح الثاني بصفة خاصة كان المعارضين للجمهورية والحداثة يشكلون قاعدة الحزب.
Mayıs 2015'te Microsoft, hizmetin bir Office 365 tabanlı altyapı olarak tarif edileceğini açıkladı.في مايو 2015، أعلنت شركة مايكروسوفت انها ستنقل الخدمة إلى ما وصفته مكتب 365 البنية التحتية المستندة.
Böylece uçak da, hızla okyanus tabanına doğru inişe geçer.وكذلك عبر المحيط الأطلسي مرورا برأس الرجاء الصالح .
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.أم تقصد السلاح؟ سلاح البندقية الناري.
Tabanca kullanır.استعمل البندقية.
Gövde tabandan yukarıya doğru daralır.أيضاً اليد يجب ان ترفع أعلى من الكف.
Mac OS'un önceki sürümleri sadece Motorola 68000 tabanlı Macintosh'lar ile uyumlu idi.الإصدارات الأولي من ماك أو إس كانت متوافقة فقط مع أجهزة ماكنتوش المبينة على المعالج الدقيق موتورولا 68000.
Kabın tabanı contayı serbest bırakmak için sıkıştırılır ve fincan çıkarılır.يتم ضغط قاعدة الكأس لتحرير الغلق، ويتم إزالة الكأس.
Dış ve iç iki yüz bir taban bir de tepeleri vardır.يضم "جبل رجاونة" قريتين أساسيتين هما: قرية رجاونة تاشت.