taban ile cümle

taban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.La empresa también fabricaba aeronaves de otras compañías, como el caza Mitsubishi A6M Zero.
4images tarayıcı tabanlı bir şifre ile yönetici bölgesinden yönetilebilir.4images puede ser configurado a través de un área de administración protegido por contraseña.
Oyun hem gerçek zamanda hem de sıra tabanlı oynanabiliyor.Se puede sustituir jugadores en cualquier momento y tiempo real.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.Uzis: Arma de disparo rápido.
Silah: Colt .45 tabancalar.Comparte munición con la Colt .45.
Daewoo K5, Daewoo tarafından üretilen Güney Kore yapımı bir yarı otomatik tabancadır.La Daewoo K5 es una pistola semiautomática surcoreana producida por Daewoo desde 1989.
Ayakkabıların platformda kaymaması için tabanlarına reçine sürerler.No tire los palillos en la mesa.
Kahramanımız P.P Hammer’ın silahı ise bir kompresör tabancası.Su arma del "Arsenal Force" es el “Boost Hammer”.
Araç %100 alçak tabanlıdır.Recolección de Basura 100%.
Suikastte 7.65'lik "tabanca ya da tabancalar" kullanıldı.Se había suicidado con su pistola, una PPK de 7,65».
Donanım Dell'in PowerEdge R710 tabanlıdır.Propulsado por un Wright R-760 Whirlwind.
Balık veri tabanı (İngilizce)Fishing for Heart Health (en inglés).
Sapaderenin kanyondan çıktığı noktada, kanyonun tabanı coşkun akan dere tarafından kapatılmıştır.Para poder entrar en la torreta del vehículo, el cañón está montado de cabeza.
Bir tabancanın ortalama 600 dolar olduğu ABD'de bu tüfekler 100 dolara satılmaktadır.Estos son tan comunes, que la multa por cada disparo es sólo de US$100.
Öyle ki, yer yüzündeki en güçlü optik teleskoplar bile Tabanca Yıldızı'nı görsel bölgede görüntüleyemezler.Los telescopios más poderosos no pueden ver la estrella Pistola en longitudes de onda visibles.
Özellikle Babelfish uygulaması zamanı için web tabanlı çeviri hizmetlerinin öncüsüydü.Este ejemplo sirve para ilustrar la calidad de traducción que se podía esperar de BabelFish.
Tabanca ise cesedinin çevresinde yoktur.Ningún cuerpo está junto al de ella.
Carol, Noah'dan sakladığı tabancasını o sırada kaçmakta olan Noah'a doğru uzatır ancak Daryl onu durdurur.Matan a los caminantes y Carol apunta con su revólver a Noah que huye, pero Daryl la detiene.
Dünya çapında 425 milyon aktif kullanıcı ile en yaygın kullanılan web tabancı e-posta sağlayıcısıdır.Gmail tenía 425 millones de usuarios activos en el mundo.
Bu sayede "PAN Tabanlı Karbon Fiber"in üretimi tamamlanır.«Making Carbon Fiber» (en inglés).
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Entonces disparó con una Luger 9mm.
“Rimbaud, Rüzgâr Tabanlı Adam”, gezici sergi.«‘Puigdemont es un cadáver político, el hombre fuerte será Junqueras’».
Yusuf Bey’in tabancası vardı.El imaginero José de Armas.
MSN, Microsoft'un internet tabanlı hizmetlerini yürüttüğü kurumudur.MSN llegó a ser un servicio imprescindible para los servicios en línea de Microsoft.
Yapılan müzik rap tabanlıdır fakat pop tarzına da benzeyebilir.Además, se puede oír música de estilo rap mientras dura el especial.
Böylece, tabansal kaymanın etkinliği artar ve aşındırma taşıma faaliyetleri şiddetlenir.De ese modo se rompe la falsa dependencia y se crean nuevas oportunidades de ejecución fuera de orden.
Fakat bu eğim ova tabanında %2'yi geçmemektedir.La pendiente del terreno no debe exceder del 2%.
Atılan sayı ya tabanın etrafında ya da üst köşede yazılı olur.Las cartas se dan de abajo o arriba como se convenga en la mesa.
Bazı video oyunlarında oyuncak tabancalar gibi değişik kumanda araçları kullanılır.En los videojuegos ellos usaban diferentes tipos de armas.
Hawley'nin Kayıtları bir veri tabanı içinde özetlenmektedir.La mente de Steele ha sido descargada en un ordenador.
wikiHow, "nasıl yapılır" (How-To) içerikli wiki-tabanlı bir internet sayfasıdır.Patrón Comando en Wikibooks Considérese un "simple" interruptor.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
Mandibula nın corpusu ise ağız tabanını çevreler.El cuerno de los cornicen era curvado alrededor de su cuerpo.
Fermilab'ın RHEL tabanlı Fermi Linux LTS 3.0.1 olarak bilinen bir Linux dağıtımı vardır.El laboratorio Fermilab tenía su propia distribución, llamada Fermi Linux LTS 3.0.1 y basada en RHEL.
Frank tabancasını çekip adama doğrultur ve ondan silahını bırakmasını ister.Un hombre le apunta con un arma y le dice que se vaya.
Olay tabanlı, sözcüksel işleme.El gesto es serio, de expresión impenetrable.
Tabana ait yükseklik tabanın uzantısı ile kesişir.La grupa inclinada con una cola de inserción alta.
FSSP yapısal hizalama veri tabanını oluşturmakta kullanılmıştır.La KCSC fue creada para regular el contenido de Internet.
Selçuklu bir göl tabanı olan ovada kurulmuştur.Ahora es un lugar inundado por lava.
Yarı otomatik bir tabancada, her tetiği çekişte sadece bir tane fişek ateşlenir.En una semiautomática se produce un sólo disparo cada vez que el gatillo es presionado.
Silindire, taban eğrisine göre isim verilir.Goban – Nombre que se le da al tablero de go.
Füze, soğuk fırlatmalı olup silo ve demiryolu aracı tabanlı varyantları bulunmaktadır.Es de lanzamiento frío y puede ser lanzado desde un silo, un vagón de tren militar y un camión.
En yaygın sertifika kullanımı HTTPS tabanlı web siteler içindir.Uno de los usos más importantes es junto a HTTP para formar HTTPS.
Gövde tabandan yukarıya doğru daralır.La boca está perfilada hacia arriba.
M x BE Burada M kayan noktalı sayının mantis'i; B tabanı, E ise üssüdür.Por lo tanto px y py son los momentos perpendiculares al haz; m es la masa.
İnternet tabanlı hizmet ve ürünler geliştirir.Desarrolla una serie de servicios y productos basados en Internet.
Bu reseptörlerin bazısı semisirküler kanalların tabanında yerleşmiştir.Y la propiedad de alguno de estos perros está sujeta a previa aprobación en siete de estos cantones.
Kullananlar bu otomatik tabancayı Uzi'den daha çok beğenilmiştir.Los guijarros fueron usados como arma arrojadiza preferida por parte de los honderos.
En çok bilinen ostinato tabanlı parça, Ravel'ın Boléro'sudur.La competición más importante sin dudas es el individual de raspall.
Veri tabanı yönetim sistemleri.Ver Sistema de gestión de paquetes.
Age of Empires: Mythologies, sıra tabanlı strateji oyunudur.Age of Empires: Mythologies es un videojuego de estrategia por turnos basado en Age of Mythology.
Rol tabanlı erişim mekanizması.Alteración de la función hepática.
Matematiksel anlamda, X sayısı n tabanında m haneli bir sayı olsun.Matemáticamente esto significa que la matriz X deberá tener rango de columna completa prácticamente segura.
Silah, Polonya Silahlı Kuvvetlerin standart tabancasıdır.Es el arma estándar de las Fuerzas Armadas de Finlandia.
Dr. Loomis önceden tabancanın birini de Laurie'ye vermiştir.El Verdadero: Debes darle el revólver a Gregory.
O sıralarda CNT bir milyon üyeye sahipti ve üzerinde büyüdüğü geniş bir tabana sahipti.In quel momento la CNT contava un milione di iscritti e l'infrastruttura che la sosteneva era ampia.
Sürüm 2.00 da (Ağustos 2011) nopCommerce ASP.NET MVC tabanlı çözüm olarak duyuruldu.La versione 2.00 (agosto 2011) è stato lanciato nopCommerce come soluzione basata su ASP.NET MVC.
Bildirimler ertelenebilir ve "kanallar" olarak bilinen konu tabanlı gruplara toplanabilir.Le notifiche possono essere posticipate e raggruppate in gruppi tematici noti come "canali".
Bu nedenle, imza tabanlı yaklaşımlar sıfır-gün virüslerine karşı etkili değildir.A causa di questo, l'approccio basato sulle firme non sono efficaci contro i virus 0-day.
POWERPC tabanlı işletim sistemi eksik olan Apple, değişik bir yol izledi.Apple, che non aveva un OS basato su PowerPC, prese una strada diversa.

İlgili Sayfalar