Ana içeriğe geç
Sözlük

taban ile cümle

taban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapım resmi olarak yapının tabanı için kesilen ilk çelik parçası ile Ekim 2012'de başladı.La construction a officiellement commencée en octobre 2012 avec la première pièce de métal découpée.
Ayrıca birçok online veri tabanıyla internet kaynakları üzerinden hizmet verilmektedir.Cependant, un nombre important de faux billets a été vendu sur internet.
2.5.0 (5 Kasım, 2003) : MIME tabanlı dönüştürme sisteminin eklenmesi.5.55 : 6 juin 2009, compatibilité mise à jour pour certains jeux UMD.
Tabanca, tüfek gibi çeşitli silahlarla yapılır.Elle sera équipée en main gauche tout comme certaines armes à feu.
Herhangi bir GUI tabanlı yazılım uygulamasına uygulanabilir.Il peut être contrôlé à l'aide de scripts AppleScript.
GNU Chess'in hedefi araştırmalar için taban olmaktır.El objetivo de GNU Chess es servir como base para la investigación.
Bin yılın yaklaşmasıyla birlikte, yeni Web tabanlı analitik uygulamalar başlatıldı.Con el cambio de milenio, se introdujeron nuevas aplicaciones analíticas basadas en la web.
Sürüm 2.00 da (Ağustos 2011) nopCommerce ASP.NET MVC tabanlı çözüm olarak duyuruldu.La versión 2.00 (agosto de 2011) lanzó a nopCommerce como una solución basada en ASP.NET MVC.
Uçaklar dışında, pilotların tabanca karbürelerine ve testere tüfeğine erişimi vardır.Fuera de los aviones, los pilotos tendrán acceso a pistola-carabinas y una escopeta recortada.
Babil matematiği, altmışlı kesirli (60 tabanlı) bir sayısal sistem kullanılarak yazılmıştı.Las matemáticas babilónicas fueron escritas usando un sistema de numeración sexagesimal (base 60).
Tabanca metodunda ise yakıt olarak sadece uranyum kullanılır.Además, el método de la pistola sólo funciona si el uranio se utiliza como combustible.
2000 yılının sonuna kadar yaklaşık 500.000 adet Alfa tabanlı sistem satılmıştır.Alrededor de 500.000 sistemas basados en Alpha se vendieron hacia el final de 2000.
O sıralarda CNT bir milyon üyeye sahipti ve üzerinde büyüdüğü geniş bir tabana sahipti.Por aquel entonces la CNT contaba con un millón de afiliados y la infraestructura que la soportaba era amplia.
John Browning, bir dizi çağdaş yarı otomatik tabanca mekanizması ve fişeğini geliştirdi.John Browning creó muchos de los cartuchos y mecanismos para pistolas semiautomáticas.
Porsche 787 1960 yılında Porsche tarafından üretilmiş, 1500 RS-K yarış otomobili tabanlı Formula 2 aracı.El Porsche 787 fue un coche de Fórmula 2 construido en 1960, basado en el automóvil de carreras 1500 RS-K.
Webley Revolver, Büyük Britanya yapımı bir toplu tabancadır.El Webley fue un revólver británico.
Kile, TeX/LaTeX tabanlı gelişmiş bir metin editörüdür.kile es un editor de Tex/LaTeX.
Japon Braille sistemi, sesli harf tabanlıdır (abugida).El braille japonés es una abugida basada en vocales.
Yaşına rağmen iyi bir nişancıdır ve "Who Shot Mr. Burns?" bölümünde Bay Burns'ü tabancayla vurmuştur.Juntos, escribieron episodios importantes, como "Who Shot Mr. Burns?".
IPAQ için kullanılabilecek alternatif bir Linux tabanlı sistem Familiar Linux idi.Una alternativa basada en Linux para iPAQ, es el sistema Familiar Linux.
Yaprak tabanı kalp biçiminde ya da yuvarlaktır.El caparazón tiene forma de corazón o redondeado.
Toplu tabanca iki şekilde kullanım olanağı sunan bir mekanizma özelliğine sahiptir.Esta escopeta de combate se caracteriza por contar con un doble sistema de funcionamiento.
Sistem 7.1.2 Apple'ın yeni PowerPC tabanlı bilgisayarları destekleyen Mac OS-un ilk sürümü oldu.System 7.1.2 fue el primero en soportar Macs basadas en PowerPC.
Sandbox-Leopar rol tabanlı erişim kontrolü (RBAC) için çekirdek düzeyinde desteği içerir.Sandbox Leopard incluye soporte a nivel de kernel de RBAC (Control de Acceso por Rol).
Vikanlar sabbatlar olarak bilinen sekiz mevsimsel tabanlı festivali kutlar.Este ciclo consiste de ocho festivales llamados sabbats'.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.Usa una pistola y una espada.
La Plata yunusu deniz tabanından beslenir.Las larvas se alimentan Puccinellia maritima.
Vali, Merle'nin iki parmağını ısırarak koparır ve ardından tabancasıyla Merle'yi öldürür.El Gobernador obtiene la ventaja y muerde dos de los dedos de Merle.
Bunlardan ikisinin tabanında göl vardır.A ambos lados de este hay dos estancias auxiliares.
Polimerin dünyada ilk kez kullanıldığı tabancadır.Es el primer fusil de asalto que se utilizó ampliamente en el mundo.
DAL(DATA ACCESS LAYER) veri tabanının altında yatan karmaşıklığı dış dünyadan saklar.El DAL esconde esa complejidad del almacén de datos subyacente del mundo externo.
Oyunun büyük bir oyuncu tabanı ve basit oynama özelliği bulunmaktadır.Es el personaje principal del juego y único personaje jugable.
Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.Encima de dicha cámara se encuentra una pistola de electrones.
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.La empresa también fabricaba aeronaves de otras compañías, como el caza Mitsubishi A6M Zero.
4images tarayıcı tabanlı bir şifre ile yönetici bölgesinden yönetilebilir.4images puede ser configurado a través de un área de administración protegido por contraseña.
Oyun hem gerçek zamanda hem de sıra tabanlı oynanabiliyor.Se puede sustituir jugadores en cualquier momento y tiempo real.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.Uzis: Arma de disparo rápido.
Silah: Colt .45 tabancalar.Comparte munición con la Colt .45.
Daewoo K5, Daewoo tarafından üretilen Güney Kore yapımı bir yarı otomatik tabancadır.La Daewoo K5 es una pistola semiautomática surcoreana producida por Daewoo desde 1989.
Ayakkabıların platformda kaymaması için tabanlarına reçine sürerler.No tire los palillos en la mesa.
Kahramanımız P.P Hammer’ın silahı ise bir kompresör tabancası.Su arma del "Arsenal Force" es el “Boost Hammer”.
Araç %100 alçak tabanlıdır.Recolección de Basura 100%.
Suikastte 7.65'lik "tabanca ya da tabancalar" kullanıldı.Se había suicidado con su pistola, una PPK de 7,65».
Donanım Dell'in PowerEdge R710 tabanlıdır.Propulsado por un Wright R-760 Whirlwind.
Balık veri tabanı (İngilizce)Fishing for Heart Health (en inglés).
Sapaderenin kanyondan çıktığı noktada, kanyonun tabanı coşkun akan dere tarafından kapatılmıştır.Para poder entrar en la torreta del vehículo, el cañón está montado de cabeza.
Bir tabancanın ortalama 600 dolar olduğu ABD'de bu tüfekler 100 dolara satılmaktadır.Estos son tan comunes, que la multa por cada disparo es sólo de US$100.
Öyle ki, yer yüzündeki en güçlü optik teleskoplar bile Tabanca Yıldızı'nı görsel bölgede görüntüleyemezler.Los telescopios más poderosos no pueden ver la estrella Pistola en longitudes de onda visibles.
Özellikle Babelfish uygulaması zamanı için web tabanlı çeviri hizmetlerinin öncüsüydü.Este ejemplo sirve para ilustrar la calidad de traducción que se podía esperar de BabelFish.
Tabanca ise cesedinin çevresinde yoktur.Ningún cuerpo está junto al de ella.
Carol, Noah'dan sakladığı tabancasını o sırada kaçmakta olan Noah'a doğru uzatır ancak Daryl onu durdurur.Matan a los caminantes y Carol apunta con su revólver a Noah que huye, pero Daryl la detiene.
Dünya çapında 425 milyon aktif kullanıcı ile en yaygın kullanılan web tabancı e-posta sağlayıcısıdır.Gmail tenía 425 millones de usuarios activos en el mundo.
Bu sayede "PAN Tabanlı Karbon Fiber"in üretimi tamamlanır.«Making Carbon Fiber» (en inglés).
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Entonces disparó con una Luger 9mm.
“Rimbaud, Rüzgâr Tabanlı Adam”, gezici sergi.«‘Puigdemont es un cadáver político, el hombre fuerte será Junqueras’».
Yusuf Bey’in tabancası vardı.El imaginero José de Armas.
MSN, Microsoft'un internet tabanlı hizmetlerini yürüttüğü kurumudur.MSN llegó a ser un servicio imprescindible para los servicios en línea de Microsoft.
Yapılan müzik rap tabanlıdır fakat pop tarzına da benzeyebilir.Además, se puede oír música de estilo rap mientras dura el especial.
Böylece, tabansal kaymanın etkinliği artar ve aşındırma taşıma faaliyetleri şiddetlenir.De ese modo se rompe la falsa dependencia y se crean nuevas oportunidades de ejecución fuera de orden.
Fakat bu eğim ova tabanında %2'yi geçmemektedir.La pendiente del terreno no debe exceder del 2%.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
taban ile cümle - Sayfa 21 - taban kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App