Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.死に直面しているということなのです 本当に心が痛みます
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.救助隊は絶望しました
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.De olievlek werd nu naar het noorden, richting Dasseneiland gedreven.
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.그것은 오일 슬릭이 다센섬을 향해 이동하기
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.Ropná skvrna nyní postupovala na sever k ostrovu Dassen, a záchranáři klesali na mysli.
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.כתם הנפט נע עכשיו צפונה לכיוון האי דאסן,
Petrol tabakası kuzeye yani Dassen Adası'na doğru ilerliyordu.فتسرب النفط كان يتجه شمالًا نحو جزيرة "داسين"
Rem Koolhaas'un Porto'da anlam tabakalarının kümeleşmesi hakkında yaptığı sunumda farkına vardım.렘 쿨하스의 프리젠테이션에서의 깨달음 때문이었는데요, 거기서 그는 여러가지 의미 층들의 집합체에 대해 이야기했었죠.
Rem Koolhaas'un Porto'da anlam tabakalarının kümeleşmesi hakkında yaptığı sunumda farkına vardım.התבקשנו לייצר זהות עבור קאסה דה מוסיקה מרכז המוסיקה שבנה רם קולהאס בפורטו שבפורטוגל
Rem Koolhaas'un Porto'da anlam tabakalarının kümeleşmesi hakkında yaptığı sunumda farkına vardım.من خلال عرض ل"ريم كولهاس" لمدينة بورتو حيث تحدث عن تكتل ذو معنى متعدّد الطبقات.
Rem Koolhaas'un Porto'da anlam tabakalarının kümeleşmesi hakkında yaptığı sunumda farkına vardım.重なり集まった様々な意味合いについて気づいたからです 後日 自分なりに
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Die Ruander sind interessanterweise recht gut darin, Herr Wilson, ihren Oberboden zu erhalten.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.I ruandesi sono stati molto bravi, Mr. Wilson nel proteggere lo strato superficiale del loro terreno.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.흥미롭게도 르완다 사람들은 표토를 유지하는 일을 -윌슨씨- 충분히 잘 해내고 있습니다.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Los ruandeses, curiosamente, han sido muy buenos, señor Wilson, en la preservación de su manto vegetal.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Người Rwanda đã thực hiện rất tốt, Ông Wilson trong việc giữ gìn tầng đất mặt.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Opvallend genoeg zijn de Rwandezen erg goed geweest, meneer Wilson, in het behouden van hun bovengrond.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Orang orang Rwanda, menariknya telah sangat baik, Mr. Wilson dalam menjaga lapisan tanah paling atas mereka.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Οι κάτοικοι στη Ρουάντα, είναι εξαιρετικοί, κύριε Γουίλσον στο να διατηρούν το έδαφος.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Жители Руанды, кстати, довольно неплохо, г-н Уилсон, сохранили свои почвы.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Жителі Руанди, до речі, досить непогано, пане Уілсон, зберегли свої ґрунти.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.Руандците, в интерес на истината, се справят доста добре, г-н Уилсън да запазят почвата.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.הרואנדים, באופן מעניין למדי היו טובים, מר ווילסון בשימור משאבי הטבע שלהם.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.الروانديون، من المثير للاهتمام كانوا جيدين للغاية، السيد ويلسون في الحفاظ على تربتهم السطحية.
Sayın Wilson, ilginçtir, Ruandalılar üst toprak tabakasını koruma konusunda gayet başarılı oldular.表土保存が得意なんです 南部の農家をしている男性数人を
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Ahora, compárenlo con los sistemas modernos que han establecido las élites gobernantes en África.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Confrontatelo coi sistemi moderni che le élites al potere hanno stabilito in Africa.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Faceți acum o comparație cu sistemele moderne cu elitele de conducere care s-au format în Africa.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Hasonlítsuk ezt a össze a modern rendszerekkel, amit az uralkodó elit honosított meg Afrikában.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.이제 이것을 아프리카의 지배 엘리트들이 만든 현대 시스템들과 비교해 보십시오.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Maintenant, comparons cela avec les systèmes modernes, les élites gouvernantes établies en Afrique.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Porównajmy to do nowoczesnych systemów, ustanowionych przez rządzące elity.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Vergelijk dit met de moderne systemen die de heersende elites hebben opgericht in Afrika.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Vergleichen Sie das mit den modernen Systemen die die herrschenden Eliten in Afrika etabliert haben.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Ας τους συγκρίνουμε με τα σύγχρονα συστήματα, την άρχουσα τάξη που επιβλήθηκε στην Αφρική.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Сега, сравнете това с модерните системи, управляващия елит изграден на основите на Африка.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.Сравните его с нынешним устройством, установленным правящими элитами.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.תשוו את זה למערכות המודרניות שמיסדו האליטות השלטות באפריקה.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.الآن، قارن ذلك بالنظم الحديثة للنخب الحاكمة التي أنشئت في إفريقيا.
Şimdi, bunu, Afrika üzerinde kurulan elit tabakayı yöneten... ...modern sistemlerle karşılaştırın.指導者エリートが確立されている システムと比較すると 全く異なります
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Jadi banyak dari kita yakin sekarang bahwa Antartika Barat, lapisan es di Antartika Barat, mulai mencair.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.그래서 많은 사람들이 지금은 서남극의 대륙빙하가 녹기 시작했다는 것을 납득하고 있습니다.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Muitos de nós estamos agora convencidos que o manto de gelo da Antártida Ocidental está a começar a derreter
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Mulți dintre noi suntem convinși că Antarctica de Vest, că banchiza Antarcticii de Vest începe să se topească.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Por eso muchos estamos convencidos de que la Capa de Hielo Antártica Occidental se está derritiendo.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Tehát sokan gondoljuk úgy, hogy a Nyugat-Antarktikát beborító jég valóban olvadni kezdett.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Velen van ons zijn er nu van overtuigd dat West-Antarctica, de West-Antarctische ijskap, begint te smelten.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Viele von uns sind nun also überzeugt, dass der West-Antarktische-Eisschild zu schmelzen beginnt.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Więc wielu z nas jest teraz przekonanych, że pokrywa lodowa Antarktydy Zachodniej zaczyna się topić.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Πάρα πολλοί από μας είναι πλέον πεπεισμένοι ότι τα κομμάτια πάγου της Δ. Ανταρκτικής αρχίζουν να λιώνουν.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.Поэтому сегодня многие из нас убеждены, что Западно-Антарктический ледовый щит начинает таять.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.אז כעת רבים מאיתנו משוכנעים שמערב אנטארקטיקה, יריעת הקרח של מערב אנטארטיקה, מתחילה להימס.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.ونحن مقتنعون كثيراً الآن أن غرب القارة القطبية الجنوبية، غطاء الجليد في غرب القطب الجنوبي، بدأت في الذوبان.
Şu an pek çoğumuz Güney kutbu buz tabakasının erimeye başladığına ikna olmuş durumda.多くの人が確信しています 海水面上昇を予想しています
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.B-15였습니다. 로스빙봉에서 떨어져 나온 것이죠.
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.De grootste ijsberg ooit, die van de Ross ijskap is afgebroken.
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.le plus gros iceberg connu, qui s'est séparé de la banquise de Ross.
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.הקרחון הגדול בהיסטוריה, שניתק ממדף הקרח ע"ש רוס.
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.وهو اكبر جبل جليدي في التاريخ، قد إنفصل عن مسطح "روس" الثلجي.
Tarihteki en geniş buzdağı,Ross'dan ayrılan buz kaya tabakası.氷山の内側と下に潜る