tabaka ile cümle
tabaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.New York, Chicago, Seattle, toate erau sub o pătură de gheaţă.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.New York, Chicago, Seattle waren bedekt door ijskappen.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.New York, Chicago und Seattle lagen unter einer Eisdecke.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.Nowy Jork, Chicago i Seattle znajdowały się pod lodem.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.Нью-Йорк, Чикаго, Сиэтл - все было покрыто льдом.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.Ню Йорк, Чикаго, Сиатъл, всички са били под ледена обвивка.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.ניו יורק, שיקגו, סיאטל, כולן היו תחת מעטה של קרח.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.نيويورك، شيكاجو، وسياتل كلها غطاها الجليد
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.英国の大半とスカンジナビア半島全域は 数kmもの厚さの氷に覆われていました
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Chúng tôi chỉ là thứ yếu cho đến ngày chết đi.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Jesteśmy niepełnoletnie aż do śmierci.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Jsme nezletilé až do dne, kdy zemřeme.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Kami di bawah umur sampai mati.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Kiskorúak vagyunk egészen a halálunkig.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.우리는 죽는 날까지 약자입니다.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Nie sme svojprávne do dňa, kým neumrieme.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Nous sommes mineures jusqu'au jour de notre mort.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Siamo minorenni fino al giorno in cui moriamo.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Somos inferiores hasta el día de nuestra muerte.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Somos menores até o dia em que morremos.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Suntem minore până în ultima zi din viaţă.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Vi är omyndiga till den dagen vi dör.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.We zijn minderjarig tot we sterven.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Wir sind minderjährig bis zum Tag, an dem wir sterben.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Είμαστε ανήλικες μέχρι τη μέρα που πεθαίνουμε.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Мы остаемся несовершеннолетними до дня свой смерти.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Ние сме непълнолетни до последния си ден.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.אנחנו קטינות עד ליום מותנו.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.نحن قاصرات حتى يوم وفاتنا.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.その考えが宗教令ファトワの中で特別視され
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Adânc în el era un fel de strat de sens.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Au plus profond de lui il y avait une sorte de strate de sens.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Diep in hem was er een soort laag van betekenis.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Djupt nere i honom var det ett slags skikt av mening.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Dybt nede i ham var der en slags lag af mening.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Głęboko w nim było coś w rodzaju warstwy sensu.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Globoko v njem je bil neke vrste stratum smisla.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Hlboko v ňom bola akási vrstva zmysel.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Hluboko v něm byla jakási vrstva smysl.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.In fondo in lui c'era una specie di strato di senso.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Jauh di dalam dirinya ada semacam strata akal.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.딥 다운 그에게 감각의 지층의 종류가 발생했습니다.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Mélyen benne volt egyfajta réteg értelme.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Sâu xuống trong anh có một tầng lớp ý nghĩa.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Syvällä hänessä oli eräänlainen kerrostuma järkeä.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Tief in ihm war eine Art Schicht der Sinne.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Βαθιά κάτω από μέσα του υπήρχε ένα είδος στρώματος της αίσθησης.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.В глубине души в нем было своего рода слой смысла.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Дълбоко в него имало един вид слой от смисъл.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.У глибині душі в ньому було свого роду шар сенсу.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.في أعماق له كان هناك نوع من الطبقة من معنى.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.私は彼を知っていた、一度か二度、ほぼ人間の知性を示しています。
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakası그들은 이 사이, 이 틈에 매우 앏은 점토층에서,
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakası --şu kırmızı kısım iridium ile doluydu.W przerwie między warstwami gliny, zauważyli bardzo cienką czerwoną warstwę, wypełnioną irydem.
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıהם גילו במרווח הזה, ביניהם, שכבת חרסית דקה מאוד,
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıوجدوا في هذه الفجوة بين الصخرتين طبقة رقيقة جدا من الطين
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıその粘土層は -このとても薄い赤い層ですが-
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Bol som tam šesťkrát, štyrikrár som pracoval s National Geographic, na meraní tektonických platní.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Byłem tam sześć razy, cztery razy pracowałem dla National Geographic, przy pomiarach płyty tektonicznej.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.He estado 6 veces, en 4 trabajé con la National Geographic, haciendo mediciones de placas tectónicas.