Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Jesteśmy niepełnoletnie aż do śmierci.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Jsme nezletilé až do dne, kdy zemřeme.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Kami di bawah umur sampai mati.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Kiskorúak vagyunk egészen a halálunkig.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.우리는 죽는 날까지 약자입니다.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Nie sme svojprávne do dňa, kým neumrieme.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Nous sommes mineures jusqu'au jour de notre mort.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Siamo minorenni fino al giorno in cui moriamo.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Somos inferiores hasta el día de nuestra muerte.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Somos menores até o dia em que morremos.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Suntem minore până în ultima zi din viaţă.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Vi är omyndiga till den dagen vi dör.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.We zijn minderjarig tot we sterven.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Wir sind minderjährig bis zum Tag, an dem wir sterben.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Είμαστε ανήλικες μέχρι τη μέρα που πεθαίνουμε.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Мы остаемся несовершеннолетними до дня свой смерти.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.Ние сме непълнолетни до последния си ден.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.אנחנו קטינות עד ליום מותנו.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.نحن قاصرات حتى يوم وفاتنا.
Öldüğümüz güne kadar bizler alt tabakadanız.その考えが宗教令ファトワの中で特別視され
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Adânc în el era un fel de strat de sens.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Au plus profond de lui il y avait une sorte de strate de sens.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Diep in hem was er een soort laag van betekenis.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Djupt nere i honom var det ett slags skikt av mening.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Dybt nede i ham var der en slags lag af mening.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Głęboko w nim było coś w rodzaju warstwy sensu.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Globoko v njem je bil neke vrste stratum smisla.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Hlboko v ňom bola akási vrstva zmysel.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Hluboko v něm byla jakási vrstva smysl.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.In fondo in lui c'era una specie di strato di senso.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Jauh di dalam dirinya ada semacam strata akal.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.딥 다운 그에게 감각의 지층의 종류가 발생했습니다.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Mélyen benne volt egyfajta réteg értelme.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Sâu xuống trong anh có một tầng lớp ý nghĩa.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Syvällä hänessä oli eräänlainen kerrostuma järkeä.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Tief in ihm war eine Art Schicht der Sinne.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Βαθιά κάτω από μέσα του υπήρχε ένα είδος στρώματος της αίσθησης.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.В глубине души в нем было своего рода слой смысла.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.Дълбоко в него имало един вид слой от смисъл.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.У глибині душі в ньому було свого роду шар сенсу.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.في أعماق له كان هناك نوع من الطبقة من معنى.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.私は彼を知っていた、一度か二度、ほぼ人間の知性を示しています。
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakası그들은 이 사이, 이 틈에 매우 앏은 점토층에서,
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakası --şu kırmızı kısım iridium ile doluydu.W przerwie między warstwami gliny, zauważyli bardzo cienką czerwoną warstwę, wypełnioną irydem.
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıהם גילו במרווח הזה, ביניהם, שכבת חרסית דקה מאוד,
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıوجدوا في هذه الفجوة بين الصخرتين طبقة رقيقة جدا من الطين
Onlar bu boşlukta çok ince bir kil tabakasıその粘土層は -このとても薄い赤い層ですが-
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Bol som tam šesťkrát, štyrikrár som pracoval s National Geographic, na meraní tektonických platní.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Byłem tam sześć razy, cztery razy pracowałem dla National Geographic, przy pomiarach płyty tektonicznej.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.He estado 6 veces, en 4 trabajé con la National Geographic, haciendo mediciones de placas tectónicas.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Ik was daar 6 keer. 4 keer werkte ik voor National Geographic, voor tektonische plaatmetingen.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.저는 여섯 번 올랐습니다. 이중 네 번은 내셔널 지오그래픽과 함께 지각의 표층을 측정하기 위해서였죠.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.Бил съм там шест пъти, четири пъти работих с "Нешънъл джиографик", като правех измервания на тектонични плочи.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.אני הייתי שם 6 פעמים, ארבע פעמים עבדתי עם הנשיונל ג'אוגרפיק, לקחנו מדידות של תנועת לוחות טקטונים.
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ولقد ذهبت إلى هناك .. ستة مرات .. أربع مع ناشيونال جيوغرافك لكي نقوم بقياسات لتحركات الصفائح التكتونية
Orda 6 kez bulundum,4 kez National Geographic ile tektonik tabaka ölçümlerinde çalıştım.ナショナル ジオグラフィック誌のチームと 2回は、リモートセンシング装置の
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.이 나무들은 상층부에 있는 공중정원 생태계를 구성하는 기본 요소일 뿐이죠.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.Podniebnego labiryntu istniejącego w ich koronach.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.שעצים אלו מהוים מצע בלבד עבור המבוך האוירי המתקיים בשמי צמרותיהם.
Oysa bu türler, havada asılı duran gökyüzü labirentinin alt tabakasını oluşturan en önemli yapı taşları.تمثل لديه هذه الأشجار مجرّد ركيزة المتاهة الهوائية التي تقع في قممها.