Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHDo innych przykładów możliwych punktów krytycznych należą przyśpieszona emisja metanu (CH
Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHDrugi primeri možnih točk preskoka so pospešeni izpusti metana (CH
Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHK dalším příkladům možných bodů zvratu patří zrychlené uvolňování metanu
Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHMuita esimerkkejä mahdolisista kynnystapahtumista ovat ikiroudan sulamisen kiihdyttämät metaanipäästöt (CH
Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHOtros ejemplos de posibles puntos de no retorno son la acelerada emisión de metano (CH
Donmuş toprak tabakasındaki erimeden kaynaklanan metan (CHunerwartete, plötzliche Veränderungen der äußeren Bedingungen in einer eng vernetzten Welt unvermeidlich sind.
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıLenta liberación del metano del permafrost y de losocéanos
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıPomalé uvoľňovanie metánu z permafrostu a oceánu
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıPowolne uwalnianie się metanu z wiecznej zmarzliny i oceanów
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıTrage afgifte van permafrost en methaan in oceanen
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıОкисляване на океана
Donmuş toprak tabakasında ve tundralarda kayıp(?) y zIkiroudan ja tundran väheneminen (?) veden muodostumisessa (?)
Donmuş toprak tabakasında ve tundralarda kayıp(?) y zPérdida de la tundra y el permafrost(¿?)7. Reverdecimiento del Sáhara
Donmuş toprak tabakasında ve tundralarda kayıp(?) y zZtráta permafrostu a tundry (?)7.
Donmuş toprak tabakasında ve tundralarda kayıp(?) y zΑφανισμός των τροpiικών βροχερών δασών του Αμαζονίου γ z
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.A loja possuía uma daquelas máquinas que imprimem em pratos de açúcar.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Az üzletnek van egy olyan gépe, amivel ostyákra lehet nyomtatni.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Bageriet hade en av de där maskinerna som kan skriva ut på sockerskivor.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Butikken ejede en af de maskiner, som kan printe på sukkerplader.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Cửa hàng sở hưữ một trong những chiếc máy đó
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.De bakker bezat zo'n machine die kan drukken op suikerplaten.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Der Laden hatte eine dieser Maschinen, die auf Zuckerplatten drucken können.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.El local tenía una de esas máquinas para imprimir en placas de azúcar.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Il negozio possedeva una di queste macchine che possono stampare su pasta di zucchero.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.그 제과점에는 설탕판에 장식을 새길 수 있는 기계가 있었는데
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Le magasin possédait une de ces machines qui peut imprimer sur des plaques de sucre.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Magazinul avea una dintre acele maşini care poate printa pe foi de zahăr.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Sklep posiadał maszynę do rysowania cukrem.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Toko tersebut memiliki salah satu mesin yang bisa mencetak pada piring gula.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.V obchode mali prístroj, ktorý tlačí na plát cukru.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.V obchodě měli jeden z těch přístrojů, který dokáže tisknout na talíře z cukru.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Το κατάστημα είχε ένα από αυτά τα μηχανήματα που μπορούν να τυπώσουν πάνω σε πλάκες από ζάχαρη.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Магазинът притежаваше една от онези машини, които могат да правят захарни отливки.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Пекарня владела одной из тех машин, которые печатают на глазури.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.У їхньому магазині була одна з цих машин, яка може друкувати на глазурі.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.במאפייה היתה מכונה שיכלה להדפיס על גבי ציפויי סוכר.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.كان المتجر يتوفر على إحدى تلك الآلات التي يمكنها الطباعة على ألواح من السكر.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.機械がありました それで子どもたちの描いた絵を
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Als er meer zonlicht is op hoge breedtegraden in de zomer, smelten ijskappen.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Cuando hay más luz solar en latitudes altas, en verano, el hielo se derrite.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Quando há mais luz solar em latitudes altas no verão, os mantos de gelo derretem.
Dünya'daki dağılımını değiştiriyor. Yazın yüksek enlemlerde daha fazla güneş ışığı olunca buz tabakaları erir.Когато има повече слънчева светлина във високите географски ширини през лятото, ледените шапки се топят.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Chúng tôi không làm phim cho giới thượng lưu và những người sống trong nhà kính.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.엘리트를 위한 영화나 온실 속에서 사는 사람들 위한 영화를 만들지 않아요.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Nie dla elit, czy ludzi mieszkających w szklanych domach.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.No estamos haciendo cine para la élite y las personas en sus casas de cristal.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Non facciamo film per le elite e per quelli che vivono nelle torri d'avorio
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Nu pentru elite sau pentru oameni ce trăiesc în case de sticlă.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.On ne fait pas de films pour l'élite ni pour les gens dans leurs tours d'ivoire.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.We doen dit niet voor de elite en de mensen in hun glazen kooien.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Wir machen sie nicht für die Elite und für die Leute in ihren Glashäusern.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.Не правим филми за елита и хората в стъклените им къщи.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.אנחנו לא עושים סרטים לעלית ולא לאנשים שגרים בבתי הזכוכית שלהם.
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.نحن لا نصنع أفلام للصفوة و الناس الذين يسكنون المنازل الزجاجية
Elit tabaka ve fanusdan evlerinde yaşayan insanlar için film yapmıyoruz.エリートやぼんぼんを相手にしていません 彼らは『ロボコップ』でも何でも 見られますから
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.우리는 착생식물을 제거한 곳에서 벗겨내는 실험을 해왔고 그것들이 다시 자리잡는데 걸리는 재생성율을 관찰했어요
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.Przeprowadziliśmy eksperymenty, zdzierając warstwy epifitów i obserwowaliśmy tempo ponownej kolonizacji.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.עשינו נסיונות קילוף, הסרנו מרבדי אפיפייטים ובדקנו את קצב האיכלוס מחדש.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.لقد قمنا بتجارب تجريد، حيث أزلنا حصيرة النباتات الهوائية ونظرال إلى معدلات إعادة الاستعمار.
Epifit tabakalarını kaldırarak bazı soyma denemeleri yaptık, ve yeniden kolonileşme oranlarını inceledik.どれくらいの速さで再着生するのか という研究をしました 私達ははじめ、再生速度はとても速く