Örnek tabanlı çeviri yaklaşımı ilk olarak Makoto Nagao tarafından 1984'te önerilmiştir.De wetenschappelijke naam van de soort is voor het eerst geldig gepubliceerd in 1984 door Masumoto.
Geç Bizans altın paraları elle bükülebilen ince tabakalardı.De Weense Munt liet met spoed gouden versierselen smeden.
Altın Tabancalı Adam (film)inde Bond kızı rolüyle bilinir.De titel van de film staat ook op het wapen van de familie Bond.
Tabancaların namlusu tüfeklerinkinden daha kısadır.De vlag is iets korter dan de zwaarden.
Fransız polisi için Hükumet tarafından 1000 adet tabanca alındı.Het eerste contract van 1.000 pistolen kwam van de Pubblica Sicurezza, een politiedienst.
Ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeleri yasaklama niyetinde değilmisiniz?Bent u niet van plan de chemische middelen die de ozonlaag aantasten te verbieden?
Orada hiç temiz tabak yok.Daar zijn geen schone borden.
Tekrarlayalım: bardak, tabak, bıçak, çatal, kaşık, çay kaşığı.Laat ons even herhalen: beker, bord, mes, vork, lepel, theelepeltje.
Poe kendisini savunmak için, Thomas Dunn English'ten bir tabanca istedi.By się bronić, Poe poprosił Thomasa Dunna Englisha o pistolet.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.Atmosfera Marsa – powłoka gazowa otaczająca Marsa.
Ağır Bizans piyadesi veya scutati, küçük yuvarlak kalkan taşır ve tabakalı zırh giyerdi.Ciężka piechota bizantyńska, zwana scutati, miała małe okrągłe tarcze i nosiła zbroje lamelkowe.
1995'in sonuna doğru SSH kullanıcı tabanı elli ülkede 20.000 kullanıcıya ulaştı.Pod koniec 1995 roku baza użytkowników SSH wzrosła do 20 000 użytkowników w 50 krajach.
Üçüncü ifadede n, yüksekliktir, fakat her birinin tabanı farklıdır.W trzecim wyrażeniu, n jest wysokością, lecz każda podstawa jest inna.
Tabaka Smith adıyla anılan Smith, İngiltere’nin ilk jeolojik haritasını çizmiştir.Smith sporządził pierwszą geologiczną mapę Anglii.
Blue Rose, Nero'nun kendi tasarımı olan özel bir revolver tabancadır.Niebieska Róża (Blue Rose) - 2-lufowy rewolwer zrobiony przez Nero.
1880'de Torino'daki Accademia Albertina'da Odoardo Tabacchi'yle çalıştı.Od roku 1880 kontynuował naukę u Odoarda Tabacchiego w turyńskiej Accademia Albertina.
Antarktika buz tabakasının ortalama kalınlığı 2133 metredir.Średnia wysokość pokrywy lodowej to 2135 m.
Kutikula, 2 ( ya da 3) alt tabakadan oluşur.Pojedyncze lub po 2 (ewentualnie 3) w pęczkach.
Porsche 787 1960 yılında Porsche tarafından üretilmiş, 1500 RS-K yarış otomobili tabanlı Formula 2 aracı.Porsche 787 – samochód wyścigowy produkowany w roku 1960, bazujący na rajdowym wozie 1500 RS-K.
OSO ve OAO çalışmaları, uzay tabanlı gözlemlerin astronomide oynayabileceği önemli rolü sergiledi.Misje OAO ukazały, jak ważną rolę w astronomii mogą odgrywać obserwatoria pozaziemskie.
Tabakam senin yadigârın...Przedstawiam ci...
Allmusic (AMG) All Media Guide'a ait müzikle ilgili internette yayın yapan bir veri tabanıdır.AllMusic (AMG) – baza metadanych o tematyce muzycznej, część All Media Guide.
Oyun Company of Heroes oyunun tabanına yapılmıştır.Jest to samodzielny dodatek do gry Company of Heroes.
Keşkeği servis tabağına alın.Przejście żeber w służki.
Şu an dünya kösele üretiminin %90'ı kromla tabaklanarak üretilmektedir.Współcześnie około 90 procent piwa produkowanego na świecie to lagery.
801 tabanlı çekirdekler (cores) IBM’in gömülü ürünlerinde kullanıldı.Pochodne układu IBM 801 stosowane były w systemach wbudowanych produkowanych przez IBM.
Minsk International Airport tabanlıdır.Międzynarodowy port lotniczy w Mińsku.
Jericho 941, İsrail'de üretilen bir tabanca markası.Jericho 941 - pistolet samopowtarzalny.
Deniz tabanı yayılması.Rozłożenie dużego żagla słonecznego.
Eşiniz tabakları düşürmeden ne kadar süre taşıyabilir?Jak długo jeszcze nie będziesz umiał zarządzać swoim własnym domem?
Ayrıca bir web tabanlı versiyon da bulunmaktadır.Bardzo popularna jest również jego internetowa wersja.
Bu buz tabakasının kalınlığı 2 km.’ye ulaşır.Długość lodowców dochodziła do 2 km.
Tabari'ye göre Bizanslılar elinde kadın erkek 4.362 müslüman esir bulunmaktaydı.Według At-Tabariego wróciło wówczas do domów aż 4362 muzułmanów.
Mesela katlanabilir bıçak veya bir tabanca ve diğer numuneler gibi.Może też brać dodatkową broń, jak kije czy noże.
Fiziksel hiyerarşik topoloji tabanlı bir ağın ağaç hiyerarşisinde olması için en az üç seviye bulunmalıdır.Wybitnej jakości cygara powinny zmienić swój charakter smakowy przynajmniej trzy razy w ciągu palenia.
Kepçeyle karıştırarak kuvvetli ateşte birer dakika kadar kızartılarak servis tabağına alınır.Następnie zamieszać i gotować na małym ogniu pod przykryciem kilkanaście minut.
Günümüzde bu kaplama tabakası mevcut değildir.Obecnie skrytka ta nie istnieje.
Tabasco 1824'te eyalet statüsü kazandı.W roku 1824 Tabasco uzyskuje status stanu.
Örneğin, klorofluorokarbonların ozon tabakasının incelmesine yol açtığı gösterilmiştir.Ozonator, Do czego przydaje się ozonator?
Windows CE 2.11 tabanlı Handheld PC Professional 3.0'ı çalıştıran bir HVGA Taşınabilir PC idi.Pracowała pod systemem Windows CE 2.11 handheld PC Professional 3.0.
Bu kez içerideki tabakayı sıkıştırır.Budzi się on tym razem przywiązany do stołu.
"I" tabakası ise iyonlaşmanın olmadığı bir bölgedir.Sektor „C” to nieistniejący dziś Plac Młodzieżowy.
EPOC32, 1990'ların ortalarında başlayarak yeni bir kod tabanı ile C ++ ile yazılmıştı.EPOC32 napisany w języku C++, który był rozwijany w połowie lat 90.
Glock, Avusturya yapımı bir yarı otomatik tabancadır.Glock 18 – austriacki pistolet automatyczny.
PP-2000 ise bir çeşit tabancadır.Karabin F2000 jest indywidualną bronią samoczynno-samopowtarzalną.
Smith & Wesson ABD merkezli tabanca firmasıdır.Sigma – pistolet samopowtarzalny produkcji amerykańskiej firmy Smith & Wesson.
Ayrıca tabanı daha alçakta bulanan kümülonimbuslar yıldırım açısında daha tehlikelidir.Nawet światło padające z okien karczmy jest bardziej groźne, niż podnoszące na duchu.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Drugie odgałęzienie przedniej żyłki kubitalnej nie miało odnóg tylnych.
Kaliks 5 tane ve tabanda birleşmiştir.Pięć bisów i owacja na stojąco.
Nesne tabanlı bir dildir.Pis´miennos´t gagauskogo jazyka.
Çift tabakalı biçimi ise 50 GB veri depolama kapasitesine sahip.W użytku są również płyty dwuwarstwowe o pojemności 50 GB.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.甲と乙 Kou to Otsu), na twarzy każdej z nich jest krąg z trzema otworami tworzącymi trójkąt.
Yazar, 2 Aralık 1980'de Paris'te, kendisini tabancayla vurarak intihar etti.22 lutego 1989 pisarz popełnił samobójstwo, odbierając sobie życie strzałem z pistoletu.
25 metre tabanca ve 10 metre havalı tabancada yarışmaktadır.25 m, a w konkurencji pistoletu dowolnego z odl.
XIV. ve XV. tabakalarda Halaf çanak çömleği bulunmuştur.W XIV i XV roboty prowadzono z malejącym nasileniem.
Mehdi bu tabağı benim önüme koydu.W tym kraju singel pokrył się platyną.
Erken Tunç Çağı tabakasında iri taşlardan yapılmış 1,5 metre kalınlıkta bir duvar açığa çıkarılmıştır.Dawniej na wierzchołku pomnika znajdowała się podświetlona 1,5-metrowa czerwona gwiazda.
Bu modellerde hücre zarı, fosfolipit elementlerin kimyasal özelliğinden dolayı iki tabakalı görülür.Za przykład mogą posłużyć dwa modelowe stopy o różnym składzie chemicznym.
Bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.Każde dwa trójkąty potrójnie asymptotyczne są przystające.
Katalan shawm ve tabalesin ritmiyle dans eden kişiler ciddi ve ağırbaşlı bir yüz takınırlar.Zarówno Cygan jak i Siuda Baba mają dokładnie wysmarowane sadzą dłonie i twarze.