Yapraklar uç kısımdan çürür ve tabandan büyümeye devam eder.Ma palący smak i rośnie tylko pod bukami.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.W sygnale ABR wyróżnia się siedem fal (załamków), numerowanych cyframi rzymskimi.
Tabal Krallığı'na ve kral adlarına ilişkin bilgilere Asur yıllıklarında çokça rastlanır.Nawet okoliczności poznania się króla z Luizą są prawdziwe.
Oyun hem gerçek zamanda hem de sıra tabanlı oynanabiliyor.Gra toczy się w turach i czasie rzeczywistym.
Araç %100 alçak tabanlıdır.Udział pojazdów niskopodłogowych wynosi 100%.
Eski KRC1 tipi kontrol sistemi VxWorks –tabanlı yazılımı çalıştırmak için Windows95 kullanmaktaydı.Sterowniki dla starego typu KRC1 by uruchomić VxWorks używały systemu operacyjnego Windows 95.
AutoIt aynı zamanda ücretsiz SciTE editör tabanlı bir IDE ile birlikte dağıtılmaktadır.Z centrum Oszczadnicy kursuje także bezpłatny ski-bus.
Yani temel sistem 64-Bit tabanlıdır.64-bitowa szyna danych.
Üst yüzeyi soluk, orta kısmı şeritli, taban kısmı bir zarla çevrilmiştir.Prętosłup nieco wygięty, zwężający się i pochylający ku grzbietowi na warżce.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Obecnie jednak jest to słowo przestarzałe.
Cinnamon, GTK+ 3 tabanlı bir masaüstü ortamıdır.Cinnamon – środowisko graficzne oparte na bibliotece GTK+ 3.
II. Dünya Savaşı sonlanmadan önce sadece bu tabancaların sadece prototipleri üretilmiştir.Przed wybuchem II wojny światowej wykonano kilka prototypów tej broni.
Bu durumda nesne tabanlı programlama dilleri nesne yönelimli programlama dillerinin altkümesini oluşturur.Przeciwieństwem języków dziedzinowych są języki programowania ogólnego zastosowania.
Vikanlar sabbatlar olarak bilinen sekiz mevsimsel tabanlı festivali kutlar.Koło roku – osiem świąt wikańskich, tzw. sabatów, związanych z porami roku.
Meralar daha çok vadi tabanlarındadır.Znacznie lepiej natomiast jest w dolinach.
İki tane eş ve paralel tabandan oluşurlar.Składają się z dwóch pierścieni i bębenka.
22 yaşındaki öğrenci Matti Juhani Saari on kişiyi tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti.Sprawca, 22-letni Elliot Rodger zamordował 6 osób, po czym popełnił samobójstwo.
Duvarlar ve tabanlar çamur sıvalıdır.Dachy i ściany pobite są gontem.
Ev bu tabanın üstüne inşa edilmiştir.Domek ten jest silnie przytwierdzony do podłoża.
Vilayet tabakası onikidir.Booklet jest poprawny.
Bir diğer S. cerevisiae veri tabanı Munich Information Center for Protein Sequences 'dır.Podobną bazą danych jest baza Munich Information Center for Protein Sequences, także będąca pokłosiem YGP.
Heroes of Might and Magic, sıra tabanlı strateji oyunudur.W Heroes of Might and Magic trolle są przedstawione jako postaci powolne.
Avant Browser programı Internet Explorer tabanlı bir tarayıcıdır.Wypadek balonu „Explorer” był narodową kompromitacją.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Malowane strony każdego ze skrzydeł podzielono na dwie kwatery.
Tabancalarda genel rağbet görürler.Są powszechnie stosowane w karabinach.
IEEE 802.1x, bağlantı noktası tabanlı ağ erişim kontrolü için bir IEEE standartıdır.IEEE 802.1X – standard IEEE kontroli dostępu do sieci przewodowych i bezprzewodowych.
Kaleler, yöredeki elit tabakasına korunaklı bir yerde olma olanağı sağlıyordu.Ad hoc zorganizowali oni obronę w domach od strony Kurnik.
IR filmlerin (Konica ve ilford SFX hariç) Antihalo tabakası yoktur.Zasadniczo filmy Astrum (nawet kolorowe) nie mają kodu DX.
Mimari olarak en alt tabakadan bir buluntuya rastlanmamıştır.Nie było to ostatnie spotkanie artysty z tematyka powstania.
Onluk sayı düzeneğinde, bu taban 10'dur.Ta suma brana jest modulo 10.
Rol tabanlı erişim mekanizması.Mechaniczna uprawa roli.
Susam, geniş bir tabağa yayılır.Sylwetka kochina jest okrągła z szerokim tułowiem.
Sistemin etkinliği RBIPS’in kural tabanının öğe boyutuna ve arşiv istatistiklerinin kalitesine bağlıdır.Jakość danych FCD zależy od ilości i jakości próby.
Ozon tabakası olmasa, tehlikede oluruz.Gdyby nie warstwa ozonowa, bylibyśmy w bezpośrednim niebezpieczeństwie.
Poe kendisini savunmak için, Thomas Dunn English'ten bir tabanca istedi.Poe bad Thomas Dunn English om en pistol för att kunna försvara sig.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.Vattenmolekyler har också detekterats i det tunna skikt av gaser ovanför månens yta.
Miyom, rahmin adale tabakasından çıkan urlara verilen addır.Trakten runt Nûgârssûp Nûa består i huvudsak av gräsmarker.
Bunda, yakın civarda kazısı yapılmış ve tabakalanması belirlenmiş bir yerleşmenin olmaması da etkendir.Schwa-ljudet / ə / har en stark tendens att försvagas till intet (synkoperas) i tonsvag stavelse.
Minsk International Airport tabanlıdır.Basen är Minsk International Airport.
Erişim tarihi: 2008-05-20. ^ tabanlı)(Webbåtkomst 2008-05-19.)
Bunlar birkaç farklı tüfek, tabanca ve makineli tüfek içerir.Dessa inkluderar flera olika gevär, pistoler och kulsprutegevär.
Çiçek tabanlı karakterlerden oluşan bir grup ve bahçedeki maceraları ve etkinlikleri bulunur.Serien handlar om en grupp blombaserade karaktärer och deras äventyr i trädgården.
Deezer web tabanlı bir müzik yayını servisidir.Deezer är en webbaserad musiktjänst som även har mobilappar.
Sınır tabakalar laminar ya da türbülanslı olabilir.Gränsskikt kan antingen vara laminära eller turbulenta.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Idag används ordet som ett skällsord.
Ama sonradan şirket Web tabanlı flash oyunlar yapmaya başladı.Företaget har börjat satsa på webbläsarbaserade spel.
Ayakkabı : Genellikle beyaz renkli ve tabansız ayakkabı.Zapatillas: Platta skor, vanligtvis svarta.
Kazılarda, romen rakamlarıyla ifade edilen on tabaka belirlenmiştir.Det finns flera olika typer av kollagen, numrerade med romerska siffror.
Tatoeba'nın bütün veri tabanı Creative Commons Attribution 2.0 lisansı altındadır.Idag ligger projektet under Creative Commons Attribution ShareAlike 2.0-licens.
Yani temel sistem 64-Bit tabanlıdır.Operativsystemet finns bara i 64-bitarsversion.
Troposferden Stratosfere geçiş tabakasına Tropopoz adı verilir.Den undre gränsen för stratosfären mot troposfären kallas för tropopausen.
Mozilla Kitabı, Netscape ve Mozilla tabanlı web tarayıcılarında bulunan bir yazılım sürpriz yumurtasıdır.The Book of Mozilla är ett så kallat påskägg i webbläsaren Netscape och Mozilla.
27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.Den 27 juli 1890 sköt Van Gogh sig själv i bröstet med en revolver.
Bu tabakalar yeniden (üst) eskiye (alt) doğru aşağıdaki gibidir.Nedre takfall (över den utskjutande bottenvåningen) är likaledes mjukt svängt.
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.Flygplanet hade vissa likheter med japanska jaktflygplanet Mitsubishi A6M Zero.
Veri tabanı yükü arttıkça performans düşüşü oluştuğundan dolayı veriler kısa süreli tutulacaksa tercih edilir.I valet mellan medborgarlön och arbetstidsförkortning föredrar han det senare.
Yaşına rağmen iyi bir nişancıdır ve "Who Shot Mr. Burns?" bölümünde Bay Burns'ü tabancayla vurmuştur.(Part One) (Medley) - från avsnittet "Who Shot Mr. Burns?"
Susam, geniş bir tabağa yayılır.Ahlainen) utbreder sig en vidsträckt skärgård.
Adamları ile beraber elinde tabanca ile Goebbels'in çalışma ofisine girdi.Med dragen pistol skyndade Remer iväg till Goebbels arbetsrum.
Eşiniz tabakları düşürmeden ne kadar süre taşıyabilir?Hur länge till ska slakten pågå förrän folket får sin frihet?