DAL(DATA ACCESS LAYER) veri tabanının altında yatan karmaşıklığı dış dünyadan saklar.El DAL esconde esa complejidad del almacén de datos subyacente del mundo externo.
Ben ona cevap olarak "Ben tabağı kendime saklarım.Tengo que sentir que deseo cocinar el plato de nuevo".
Oyunun büyük bir oyuncu tabanı ve basit oynama özelliği bulunmaktadır.Es el personaje principal del juego y único personaje jugable.
Tabakta veya ekmek arasında tüketilir.(Yo) Compro / Compré pan.
Madencilikte cevher üzeri örtü tabakayı almak için kullanılmaktadır.El mineral se usa para comprar barriles.
Meksika'nın üst tabakası 19. yüzyılda Fransız mutfağına yönelmiştir.Engranaje Culinario La cocina mexicana en el siglo XIX.
Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.Encima de dicha cámara se encuentra una pistola de electrones.
Uçak, dünyanın ilk gemi tabanlı tek kanatlı avcı uçağı olup Mitsubishi A6M Zero'nun da halefidir.La empresa también fabricaba aeronaves de otras compañías, como el caza Mitsubishi A6M Zero.
Modern cihazlar ozon tabakasındaki incelmeyi belirleyebilmektedir.No saben cómo arreglar los agujeros en nuestra capa de ozono.
4images tarayıcı tabanlı bir şifre ile yönetici bölgesinden yönetilebilir.4images puede ser configurado a través de un área de administración protegido por contraseña.
Vücutlarının bütün bölümleri kalın tabakalarla kaplıydı.El resto del cuerpo estaba cubierto por escamas.
Oyun hem gerçek zamanda hem de sıra tabanlı oynanabiliyor.Se puede sustituir jugadores en cualquier momento y tiempo real.
Kazılarda hepsi Neolitik Çağ'a tarihlenen üç evrede on iki tabaka belirlenmiştir.Se recomiendan otras tres dosis durante la infancia.
Tabanca; kısa namlulu ateşli silah.Uzis: Arma de disparo rápido.
Silah: Colt .45 tabancalar.Comparte munición con la Colt .45.
Daewoo K5, Daewoo tarafından üretilen Güney Kore yapımı bir yarı otomatik tabancadır.La Daewoo K5 es una pistola semiautomática surcoreana producida por Daewoo desde 1989.
Kökleri ve yumru kökleri için yetiştirilen bitkilerin oluşturduğu 'rizosfer' veya 'yer altı' tabakası.‘Rizosfera’, o dimensión "subterránea", compuesta de plantas cultivadas para sus raíces y tubérculos.
Ayakkabıların platformda kaymaması için tabanlarına reçine sürerler.No tire los palillos en la mesa.
Kahramanımız P.P Hammer’ın silahı ise bir kompresör tabancası.Su arma del "Arsenal Force" es el “Boost Hammer”.
Araç %100 alçak tabanlıdır.Recolección de Basura 100%.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
Suikastte 7.65'lik "tabanca ya da tabancalar" kullanıldı.Se había suicidado con su pistola, una PPK de 7,65».
Donanım Dell'in PowerEdge R710 tabanlıdır.Propulsado por un Wright R-760 Whirlwind.
Balık veri tabanı (İngilizce)Fishing for Heart Health (en inglés).
Sapaderenin kanyondan çıktığı noktada, kanyonun tabanı coşkun akan dere tarafından kapatılmıştır.Para poder entrar en la torreta del vehículo, el cañón está montado de cabeza.
Erişim tarihi: 2007-11-08. ^ Tabatabae (1979), pp.194–195 ^ "al-Husayn".Consultado el 23 de marzo de 2008. Tabatabae (1979), pp. 195. «al-Husayn».
Bir tabancanın ortalama 600 dolar olduğu ABD'de bu tüfekler 100 dolara satılmaktadır.Estos son tan comunes, que la multa por cada disparo es sólo de US$100.
Öyle ki, yer yüzündeki en güçlü optik teleskoplar bile Tabanca Yıldızı'nı görsel bölgede görüntüleyemezler.Los telescopios más poderosos no pueden ver la estrella Pistola en longitudes de onda visibles.
Bu tabakada sadece çanak çömlek kırıkları ele geçmiştir.De ti no quedan más que estos fragmentos rotos.
Temel fikir dokunmatik modül camını ince bir yalıtım malzemesi tabakası ile değiştirmektir.La idea básica es la de reemplazar el vidrio del módulo táctil por una delgada capa de material aislante.
Şiirleri besteleyen John Stevenson, bunların çoğunu İngiliz elit tabakasına dinleti olarak sundu.Muchos, incluyendo a Peter Fleming, han cantado alabanzas similares acerca del talento del joven francés.
Keşkeği servis tabağına alın.Disponer el rectángulo de hojaldre en la placa de cocción.
Özellikle Babelfish uygulaması zamanı için web tabanlı çeviri hizmetlerinin öncüsüydü.Este ejemplo sirve para ilustrar la calidad de traducción que se podía esperar de BabelFish.
Tabanca ise cesedinin çevresinde yoktur.Ningún cuerpo está junto al de ella.
Carol, Noah'dan sakladığı tabancasını o sırada kaçmakta olan Noah'a doğru uzatır ancak Daryl onu durdurur.Matan a los caminantes y Carol apunta con su revólver a Noah que huye, pero Daryl la detiene.
Dünya çapında 425 milyon aktif kullanıcı ile en yaygın kullanılan web tabancı e-posta sağlayıcısıdır.Gmail tenía 425 millones de usuarios activos en el mundo.
Bu sayede "PAN Tabanlı Karbon Fiber"in üretimi tamamlanır.«Making Carbon Fiber» (en inglés).
Kanser ayrıca plevra tabakaları arasındaki sıvıya da yayılmış olabilir.El cáncer también se puede haber diseminado hasta los ganglios linfáticos más distantes.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Entonces disparó con una Luger 9mm.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.La atmósfera de Plutón es la tenue capa de gases que rodea a Plutón.
Erkekler en alt tabakada yer alır.Los perros llevan la peor parte.
“Rimbaud, Rüzgâr Tabanlı Adam”, gezici sergi.«‘Puigdemont es un cadáver político, el hombre fuerte será Junqueras’».
Yusuf Bey’in tabancası vardı.El imaginero José de Armas.
Fred bir deri dayanıklı tabaka vardır.Fred tiene una capa de piel indestructible.
MSN, Microsoft'un internet tabanlı hizmetlerini yürüttüğü kurumudur.MSN llegó a ser un servicio imprescindible para los servicios en línea de Microsoft.
Oturduğu lacivert örtülü masada gümüş tabakta portakal, beyaz bir bez ve beyaz bir şarap sürahisi vardır.La más apreciada es el longueirón a la plancha, con limón y un chorro de vino blanco.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.40% de la isla está cubierta de glaciares.
Erişim tarihi: 28 September 2012. ^ a b Muhammad ibn Saad, Tabaqat vol.Consultado el 28 de septiembre de 2012. Muhammad ibn Saad, Tabaqat vol. 8.
Yapılan müzik rap tabanlıdır fakat pop tarzına da benzeyebilir.Además, se puede oír música de estilo rap mientras dura el especial.
Bu halkalar, ağacın enine büyüyerek yaptığı odun tabakasıdır.Lo cual destruye la propiedad heap del árbol.
Böylece, tabansal kaymanın etkinliği artar ve aşındırma taşıma faaliyetleri şiddetlenir.De ese modo se rompe la falsa dependencia y se crean nuevas oportunidades de ejecución fuera de orden.
Bu koruyucu tabaka diğer elementlerin eklenmesi ile daha kuvvetli hale getirilebilir.Las escuadras pueden ser reforzadas añadiendo miembros adicionales.
Fakat bu eğim ova tabanında %2'yi geçmemektedir.La pendiente del terreno no debe exceder del 2%.
Atılan sayı ya tabanın etrafında ya da üst köşede yazılı olur.Las cartas se dan de abajo o arriba como se convenga en la mesa.
EÇT iki tabakadan oluşur.Se compone de dos bóvedas.
Bazı video oyunlarında oyuncak tabancalar gibi değişik kumanda araçları kullanılır.En los videojuegos ellos usaban diferentes tipos de armas.
Hawley'nin Kayıtları bir veri tabanı içinde özetlenmektedir.La mente de Steele ha sido descargada en un ordenador.
wikiHow, "nasıl yapılır" (How-To) içerikli wiki-tabanlı bir internet sayfasıdır.Patrón Comando en Wikibooks Considérese un "simple" interruptor.
Erime suyunun diğer bir rolü ise, tabansal kayma şeklindeki buzul hareketine imkan vermesidir.Aun así, su uso más habitual es el de dar forma de bola a la crema de helado.
Mandibula nın corpusu ise ağız tabanını çevreler.El cuerno de los cornicen era curvado alrededor de su cuerpo.