Bana büyüklük taslamak zorunda değilsin.You don't have to patronize me.
Bu başka birinin işinde patronluk taslamak ya da karışma mıdır?Is this patronizing or meddling in someone else's business?
Yaradanlık taslamak olur!To be a demiurge!
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.And perhaps the clearest example of this is stoning adulterers.
Yahudi yetkililer Onu taşlamak için yerden yine taş aldılar.Therefore Jews took up stones again to stone him.
(Allah) buyurdu: "Öyle ise oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
Senin haddine mi orada büyüklük taslamak!You have no right to be insolent here.
Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.You have no right to be insolent here.
(Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
“Çabuk in oradan!” buyurdu Allah, “Öyle orada kurulup da büyüklük taslamak senin haddin değildir.So God said: "Descend. You have no right to be insolent here.
Buyurdu: "O halde in oradan. Senin haddine mi orada büyüklük taslamak!Allah said: then get thee down from hence; not for thee is it to be stiff-necked herein.
Allah: Öyle ise, "İn oradan!" Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir.Allah said: then get thee down from hence; not for thee is it to be stiff-necked herein.
Gaybı taşlamaktır/bilinmeyen şey hakkında atıp tutmaktır bu.In reality, they are just feeling around in the dark.
Fakat halkı onu taşlamakla tehdit etti. [5]But his people threatened him with being stoned.[26]
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.ولحق بهم قوم من الازد، فصاروا إلى الآن في تنوخ، ولحق سائر قضاعة موت ذريع.
Müzdelife, Şeytan taşlamak için taşların toplandığı yer.Zde sbírají poutníci kameny pro kamenování satana.
Bunun üzerine şehir halkı onları taşlamakla ve işkence yaparak öldürmekle tehdit ettiler.이들은 마에다 도시이에가 죽은 후, 미쓰나리를 습격하였고, 세키가하라 전투에서 동군에 가담하였다.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.E forse l'esempio più chiaro è la lapidazione degli adulteri.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Ehkä selkein esimerkki tästä on avionrikkojien kivittäminen.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.En mischien wel het duidelijkste voorbeeld hiervan is het stenigen van overspeligen.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Et peut être l'exemple le plus clair est le fait de lapider des personnes adultères.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.I być może najbardziej oczywistym tego przykładem jest kamienowanie cudzołożników.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.In najbolj nazoren primer bi bilo kamenjanje prešuštnikov.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.간통을 범한 자에게 돌을 던지라는 것이 가장 확연한 예가 되겠죠.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Och kanske det tydligaste exemplet är det att stena äktenskapsförbrytare.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Și poate că cel mai clar exemplu este să dai cu pietre în adulteri.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Talán a legjobb példa erre a házasságtörők megkövezése.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Talvez que o exemplo mais claro seja o apedrejamento de adúlteras.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Tím nejlepším příkladem je kamenování cizoložníků.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Und das wahrscheinlich deutlichste Beispiel ist das Steinigen von Ehebrechern.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Và có lẽ ví dụ rõ ràng nhất của vấn đề này là ném đá vào kẻ ngoại tình.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Y quizá el ejemplo más claro era la lapidación de adúlteros.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Με πιο καθαρό παράδειγμα το λιθοβολισμό των μοιχών.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Може би най-ясният пример за това е замерянето на прелюбодейци с камъни.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.Показательным примером будет предписание забивать камнями прелюбодеев.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.ואולי הדוגמה הברורה ביותר היא לסקול נואפים.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.وربما اوضح مثال عن ذلك هو رجم الزناة.
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.可能最清晰嘅例子喺是向通姦嘅人丟石頭。
Herhalde en bariz ornek zina yapanlari taslamak.(笑)
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Allora raccolsero pietre per scagliarle contro di lui; ma Gesù si nascose e uscì dal tempio
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài; nhưng Ðức Chúa Jêsus đi lén trong chúng, ra khỏi đền thờ.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Bấy_giờ chúng lấy đá đặng quăng vào Ngài ; nhưng Ðức_Chúa_Jêsus đi lén trong chúng , ra khỏi đền thờ .
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da hoben sie Steine auf, daß sie auf ihn würfen. Aber Jesus verbarg sich und ging zum Tempel hinaus. {}
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Då togo de upp stenar för att kasta på honom. Men Jesus gömde sig undan och gick sedan ut ur helgedomen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Da tok de stener op for å kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gikk ut av templet.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Então pegaram em pedras para lhe atirarem; mas Jesus ocultou-se, e saiu do templo.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Entonces tomaron piedras para arrojárselas, pero Jesús se ocultó y salió del templo
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.저희가 돌을 들어 치려하거늘 예수께서 숨어 성전에서 나가시니라
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Là-dessus, ils prirent des pierres pour les jeter contre lui; mais Jésus se cacha, et il sortit du temple.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Så toge de Sten for at kaste på ham; men Jesus skjulte sig og gik ud af Helligdommen.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Silloin he poimivat kiviä heittääksensä häntä niillä; mutta Jeesus lymysi ja lähti pyhäköstä.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.Tedaj pograbijo za kamenje, da bi ga lučali vanj. Ali Jezus se skrije in odide iz templja.
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.На следния ден едно голямо множество, което бе дошло на празника, като чуха, че Исус идел в Ерусалим,
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.אז ירימו אבנים לרגם אתו וישוע התעלם ויצא מן המקדש ויעבר בתוכם עבור וחלוף׃
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.فرفعوا حجارة ليرجموه. اما يسوع فاختفى وخرج من الهيكل مجتازا في وسطهم ومضى هكذا
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於 是 他 們 拿 石 頭 要 打 他 . 耶 穌 卻 躲 藏 、 從 殿 裡 出 去 了
O zaman İsa'yı taşlamak için yerden taş aldılar, ama O gizlenip tapınaktan çıktı.於是 他 們拿 石頭 要 打他.耶穌卻 躲藏 、 從殿裡 出去 了
Yahudi yetkililer Onu taşlamak için yerden yine taş aldılar.Alors les Juifs prirent de nouveau des pierres pour le lapider.
Yahudi yetkililer Onu taşlamak için yerden yine taş aldılar.Atunci Iudeii iarăş au luat pietre ca să -L ucidă.
Yahudi yetkililer Onu taşlamak için yerden yine taş aldılar.Da hoben die Juden abermals Steine auf, daß sie ihn steinigten.