Ana içeriğe geç
Sözlük

taş ile cümle

taş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom taşları yerine oturttu.Tom put two and two together.
Tom'un taştan yapılmış bir kalbi var.Tom has a heart made of stone.
Tom bir taşeron.Tom is a subcontractor.
Masayı taşımama yardım edebilir misin?Can you help me move the table?
Tom'un Boston'a taşınmayı planladığını bilmiyordum.I didn't know Tom was planning to move to Boston.
Tom bana Boston'a taşınmak istemediğini söyledi.Tom told me that he didn't want to move to Boston.
Sami, Mısır'a taşındı.Sami moved to Egypt.
Sami bardağı taşıran son noktaya ulaştı.Sami has reached his tipping point.
Sami taşındı ve Kahire'de küçük bir ev kiraladı.Sami moved out and rented a small house in Cairo.
Tom'a çantanı senin için taşıtacağım.I'll get Tom to carry your bag for you.
İkimiz de Boston'a taşınıyoruz.We're both moving to Boston.
Tom'un "Etraf ne der?" kaygısı taşıdığını biliyorum.I know Tom is self-conscious.
Piyanoyu taşımamıza yardım et.Help us move the piano.
Senin Boston'a taşınıyor olduğunu duydum.I hear you're moving to Boston.
Kanepeyi taşımama yardım eder misin?Will you help me move the sofa?
Tom'un senin köpeğine taşlar attığını gördüm.I saw Tom throwing rocks at your dog.
Tom, Mary'nin valizini misafir odasına taşıdı.Tom carried Mary's suitcase up to the guest room.
Sen taşlandın, değil mi?You're stoned, aren't you?
Tom taşınıyor, değil mi?Tom is moving, isn't he?
Tom ve Mary Boston'a taşınıyorlar.Tom and Mary are moving to Boston.
Haber değeri taşıyor mu?Is this newsworthy?
Kaç kez taşındın?How many times have you moved?
Bunu taşımak için yardıma ihtiyacınız var mı?Do you need help carrying that?
Boston'a taşınmayacağım.I won't be moving to Boston.
Tom Allah korkusu taşıyan bir adam.Tom is a God-fearing man.
Tom her zaman bir silah taşıdığını söyledi.Tom said he always carried a gun.
Tom oğlunu sırtında taşıdı.Tom carried his son on his back.
Tom'un heykelini dikseler taşaklarına beton yetmez.Tom has balls of steel.
Tom bu yüzden silah taşıyor.That's why Tom carries a gun.
2013'te Boston'a taşınmıştık.In 2013, we moved to Boston.
Tom bir yıldan fazla bir süre önce Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia more than a year ago.
Senin yerinde olsaydım, Avustralya'ya taşınmazdım.If I were you, I wouldn't move to Australia.
Tom çocuklarıyla birlikte Avustralya'ya geri taşındı.Tom moved back to Australia with his kids.
Tom geç gençliğinde Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia in his late teens.
Avustralya'ya taşınmamız gerektiğine karar verdim.I've decided we should move to Australia.
Tom boşandıktan sonra Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia after his divorce.
Tom bir yıl önce Pazartesi günü Avustralya'ya taşındı.Tom moved to Australia a year ago Monday.
Tom, Avustralya'dan 2013 yılında buraya taşındı.Tom moved from Australia to here in 2013.
Avustralya'ya taşınmayı ciddi olarak düşünüyorum.I'm seriously considering moving to Australia.
Sami yeni yerine taşınıyordu.Sami was moving into his new place.
Sami, haziran 2006'da o birime taşındı.Sami moved to that unit in June, 2006.
Sami o daireden taşındı.Sami moved out of that apartment.
Sami, Kahire'ye taşınmaya hazırlanıyordu.Sami was getting ready to move to Cairo.
2013'te Boston'dan Chicago'ya taşındım.In 2013, I moved from Boston to Chicago.
O kaya parçasını ağıldan uzağa taşı.Move that boulder away from the barn.
Ben kimseye taş atmam.I don't throw rocks at anyone.
Leyla taşlandı.Layla was stoned.
Sami Mina'da şeytan taşladı.Sami stoned the devil in Mina.
Tom yeni bir şehre taşındı.Tom moved to a new city.
Tom nereye taşındı?Where did Tom move to?
Tom Boston'a taşınmadan önce burada oturuyordu.Tom lived here before he moved to Boston.
Tom tekrar Avustralya'ya taşınacak.Tom will move back to Australia.
Tom köpeğime taş attı.Tom threw a rock at my dog.
Tom'a, taş atmamasını söyledim.I told Tom not to throw rocks.
Tom'un masasını taşımasına yardımcı oldum.I helped Tom move his desk.
Tom'un, kendi masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom move his desk.
Tom'un masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom carry his desk.
Dikkat et de şu taşa takılma.Be careful not to trip over this rock.
Bavulu taşımama yardım et.Give me a hand with this suitcase.
Bir el at da şu valizi taşıyalım.Give me a hand with this suitcase.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod