Ana içeriğe geç
Sözlük

taş ile cümle

taş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ve Mary her ikisi de şemsiye taşıyorlar.Tom and Mary are both carrying umbrellas.
Hem Tom hem de Mary Şemsiye taşıyorlar.Tom and Mary are both carrying umbrellas.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Fransızcanı gerçekten geliştirmek istiyorsan, onun konuşulduğu bir ülkeye taşınmalısın.If you want to really improve your French, you should move to a country where it's spoken.
Gelecek yıl bu çakıl yola kaldırım taşı döşenecek.Next year, this gravel road will be paved.
Planları değiştirdim. Taşınmak şu anda çok pahalı olur.I changed plans. Moving would be too expensive right now.
Taşındığımızda daire tamamen boştu.The apartment was completely bare when we moved in.
Bu bardağı taşıran son damlaydı! Seni bir daha görmek istemiyorum!That was the last drop! I don't want to see you again!
Tom doğuya taşınmayı düşünüyordu.Tom was thinking of moving east.
Kitaplar bir akıldan diğerine polen taşıyan arılardır.Books are the bees that carry pollen from one mind to another.
Tom Mary'ye onun için onun bavulunu taşımayacağını söyledi.Tom told Mary he wouldn't carry her suitcase for her.
Tom Mary'nin bavulunu taşımayı reddetti.Tom refused to carry Mary's suitcase.
O, Almanya'ya taşındı.She moved to Germany.
Almanya'ya taşındı.She moved to Germany.
Bu kayayı buradan şuraya taşı lütfen.Please, move this rock from here to there.
İşçi, bir kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
İşçi, kürekle kum taşıyor.The worker is carrying sand with a shovel.
Tom ayın sonuna kadar apartman dairesinden taşınmak zorunda.Tom has to move out of his apartment by the end of the month.
Tom'un öğleden sonra bazı şeylerini taşımasına yardım ediyorum.I'm helping Tom move some of his things this afternoon.
Tom bir pano taşıyarak konferans salonuna girdi.Tom entered the conference room, carrying a clipboard.
Jacksonlar buraya taşınmadan önce Boston'da yaşadılar.The Jacksons lived in Boston before they moved here.
Boston'a taşındığımda hepinizi özleyeceğim.I'm going to miss all of you when I move to Boston.
Onu tek başına taşımana asla izin vermemeliydim.I should never have let you carry that by yourself.
Tom kaykayını taşıyarak eve geldi.Tom came into the house, carrying his skateboard.
Biz bu akşam yeni eve taşınma partisi veriyoruz.We're having a housewarming party this evening.
Tom'u köprüden taşıyamayacağım.I won't be able to carry Tom across the bridge.
Gelecek yıl Boston'a geri taşınmayı planlıyorum.I'm planning to move back to Boston next year.
Tom yemek odasına girdi, bir tepsi taşıyordu.Tom entered the dining room, carrying a tray.
Tom odaya girdi, iki pizza taşıyordu.Tom entered the room, carrying two pizzas.
Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.I saw a soldier carrying a flamethrower.
Boston'a geri taşındığına şaşırdım.I'm surprised you moved back to Boston.
Tom yakında Boston'a taşınacak.Tom will be relocating to Boston soon.
Tom odaya girdi, bir kitap taşıyordu.Tom entered the room, carrying a book.
Boston'a geri taşınmayı planlıyorum.I'm planning to move back to Boston.
hiçbir kimlik taşımıyorum.I'm not carrying any identification.
Tom kutuyu arabanın dışına taşıdı.Tom carried the box out to the car.
Tom altılık bira paketi taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a six pack of beer.
Tom'un bir silah taşıdığını düşündüm.I thought Tom was carrying a gun.
Tom'un eski evine taşınıyorum.I'm moving into Tom's old house.
Paketimde bir bıçak taşıyorum.I'm carrying a knife in my pack.
Tom bir silindir spor çanta taşıyordu.Tom was carrying a duffel bag.
Bunu taşımama yardım eder misin?Would you help me move this?
Tom Boston'a taşınıyor.Tom is relocating to Boston.
Taşınmamız gerektiğini düşünüyorum.I'm thinking we should move.
Tom biraz daha yakına taşındı.Tom moved a little closer.
Ben taşınmayacağım.I'm not going to move out.
Tom taşınmak istiyor.Tom wishes to relocate.
Tom sadece kasabaya taşındı.Tom just moved to town.
Taşındığını duydum.I'd heard you'd moved.
Boston'a taşınıyorum.I'm moving to Boston.
Eve geri taşınıyorum.I'm moving back home.
Tom taş fırın erkeğidir.Tom is a guy's guy.
Bunu taşıyacağım.I'll carry this.
Biz birlikte taşındık.We moved in together.
Cüzdanında çok şey taşırsın.You carry too much stuff in your purse.
Fiber-optik kablolar büyük miktarda bilgi taşıyabilirler.Fibre-optic cables can carry huge amounts of information.
O bir taş ocağında boğuldu.He drowned in a quarry.
Mary, oğlunu sırtında taşıdı.Mary carried her son on her back.
O, Avrupa'ya taşındı.He moved to Europe.
O Amerika'ya taşındı.She moved to America.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod