taşıyan ile cümle
taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),Or backbiter, calumniator, slanderer,
Allah hakkında bilmeden taşıyan ve her azılı şeytana uyan insanlar vardır.And yet there are men who contend about God without understanding, and follow every wayward devil
Hayvanlardan yük taşıyanı da yaygı/döşek yapılanı da yaratan yine O'dur.He has created beasts of burden and cattle for slaughter.
Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever.There you will find men who wish to be purified; and God loves those who are pure.
O ağırlık taşıyanlara,And those who bear the load (of rain),
Yemin olsun o ahenkli yollar taşıyan göğe,The heavens webbed-with-tracks is witness
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur.He has created beasts of burden and cattle for slaughter.
Hiç sen Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin?Do you know any namesake of His?
Derken bir ağırlık taşıyanlara,And those who bear the load (of rain),
Odun taşıyan (zulmun ateşine yakıt hazırlayan) karısı da.And his wife, the portress of fire wood,
Zulüm taşıyan perişan olup gitmiştir.He will have failed whose burden is of evildoing;
O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgârı üzerinize salmayacağından emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir.And Allah is the All-Knower of the Zalimun (polytheists and wrong-doers, etc.).
İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır.Some of you are avid listeners to them.
Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte.In it are men who love to be purified.
Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır.These are the sincere; these are the pious.
İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır.Such are they who are sincere.
İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakiler ancak onlardır!Such are the truthful; such are the cautious.
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler.The bearers of the Throne glorify their Lord with His praise.
Arşı taşıyanlar ve onun etrafındakiler, Rablerinin hamdiyle tesbih ederler ve O'na inanırlar.The bearers of the Throne glorify their Lord with His praise.
Aynı ismi taşıyan başka bir albüm var.An existing album has the same name.
Aynı ismi taşıyan bir düzen varken bir düzene o isim verilemez.Cannot rename a layout to have the same name as an existing layout.
Şu & maskeleri taşıyan dosyalar:Files with the following & masks:
Aynı başlığı taşıyan tariflerin üzerine yazOverwrite recipes with same title
Aynı ismi taşıyan bir kuyruk zaten var!A queue already exists with this name!
Yunanca 'phosphoros' ('ışık taşıyan')Greek'phosphoros' for'carries light '
Bu ismi taşıyan bir şema var.A scheme with this name already exists.
Bu ismi taşıyan başka bir grup zaten var. Lütfen başka bir isim seçin.Another group with this name already exists. Please select a different name.
Konusunu taşıyan ileti:Message with subject:
Aynı ismi taşıyan biri şablon zaten var, üzerine yazmak istiyor musunuz?A template with that name already exists, do you want to overwrite it?
Aynı ismi taşıyan 2 Slayt Gösterisi olamazThere cannot be two slideshows with the same name.
% 1 imzasını taşıyan bir fonksiyon zaten var.A function already exists with the signature %1.
Geni taşıyan iki ebeveynin birleşmesiyle oluşan kalıtsal bir durumdur.It is a hereditary condition that is results from the combination of two parents carrying the gene.
Gambiya'da tişörtünde siyasi ileti taşıyan bir seçmen.A voter with a t-shirt carrying a political message in the Gambia.
Turizm gibi hayati önem taşıyan sektörler krizden çok ağır etkilendi.Vital economic sectors such as tourism have been hit hard.
Ancak sembolik açıdan önem taşıyan bu görüşme, CTP'nin şansını kurtarmaya yetmedi.The symbolically important meeting, however, was not enough to salvage the CTP's chances.
Sırp tarihi, gelenekleri ve kültürü açısından önem taşıyan ne varsa hepsi İbar'ın güneyinde.All that is important for Serbian history, tradition and culture is located south of the Ibar.
İvedilik taşıyan operasyonun birbuçuk ay sürmesi planlanıyor.A priority, the whole operation is planned to last a month and a half.
Kokaini taşıyan tır Makedon plakalıydı.The lorry carrying the cocaine had Macedonian license plates.
Şarkıcının aynı adı taşıyan albümü Hırvatistan'da 2007'nin en çok satan albümü oldu.His album of the same name was Croatia's bestseller in 2007.
Önem taşıyan AB ve NATO üyelik hedeflerinin de altı çizildi.Strong emphasis was also placed on the key goals of EU and NATO membership.
Arnavutluk'un ulusal kahramanının adını taşıyan Skanderberg Meydanı ağaç ve çiçeklerle süslenecek.Skanderbeg Square, named for Albania's national hero, would be decorated with trees and flowers.
SETimes: Şeffaflık Örgütü, yolsuzluk sorununu kamuoyuna taşıyan ilk sivil toplum örgütü oldu.SETimes: Transparency was the first NGO to speak out publicly about this problem.
Radovan Karaciç'i taşıyan uçağı Rotterdam havaalanında polis eskortu karşıladı. [AFP]A plane carrying Radovan Karadzic receives a police escort at Rotterdam airport. [AFP]
Hem Kosova hem de Arnavutluk bayraklarını taşıyan Makbule, "Bugün çok mutluyum ...Holding flags of both Kosovo and Albania, she said "I am very happy today ...
Atina'nın ana gıda pazarında bir sandık domates taşıyan bir göçmen.An immigrant carries a crate of tomatoes at Athens main food market.
Turizm, gelir ve istihdam açısından ülkede kilit niteliği taşıyan bir sektor.Tourism is a key industry in terms of revenue earnings and employment.
İki hafta önce, Geoana ve diğerlerini taşıyan bir PSD kampanya otobüsüne ateş edildiği bildiriliyor.A PSD campaign bus, carrying Geoana and others, was reportedly targeted by gunfire two weeks ago.
Vicdanlarında sorumluluk taşıyanlar için bir konuyu apaçık belirtmeme izin verin.Let me be crystal clear to those with guilty consciences.
Mladiç davası, süreci geciktirme potansiyeli taşıyan tek etken değil.The Mladic case is not the only potential holdup.
Dağın Gora adı verilen kesiminde ise bu yöre ile aynı adı taşıyan Goralılar yaşıyor.The part of the mountain called Gora is inhabited by a people of the same name -- the Gorani.
Her iki ülke açısından da önem taşıyan konularda birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz."We look forward to continuing to work with him on issues of importance to both of our countries."
Program, hastalığı önlemeyi ve hastalığı taşıyanların bakımını hedefliyor.The programme is intended to prevent the disease and to care for those who are infected.
Elinde "Kürtler olmazsa barış da olmaz" yazılı döviz taşıyan bir protestocu görülüyor. [Reuters]A protestor holds signs reading “If there are no Kurds, there is no peace”. [Reuters]
Rusları sözde Karadağ Rivierasına taşıyan turizm acenteleri yasağa açıkça karşı çıkıyorlar.Tourist agencies that bring Russians to the so-called Montenegro Riviera openly oppose the ban.
Evlendiler ve şimdi de annesinin adını taşıyan Nasiha adlı bir kızları var.She became his wife -- and they now have a daughter, Nasiha, named after his mother.
Genellikle uyuşturucu madde özelliği taşıyan ilaçlar için kulanılmaktadır.It's usually used for medicines that have narcotic substances.
Jül Sezar kendi adını taşıyan büyük bir forum inşaatına karar verdi.Julius Caesar decided to construct a large forum bearing his name.
Elektrik akımı içinde yük taşıyan parçacıklar yük taşıyanlar olarak adlandırılır.The particles that carry the charge in an electric current are called charge carriers.
Gerçek yatak - varyasyon = Manyetik yatak Manyetik yatak - sapma = Pusula taşıyan.True bearing − variation = Magnetic bearing Magnetic bearing − deviation = Compass bearing.