taşıyan ile cümle

taşıyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çocukları kendileri üretirler ya da arzu edilen özellikler taşıyan üyeleri yetkilendirirler.They produce children themselves or authorize comm members with desirable traits to have children.
İlçenin merkez şehri, ilçenin geneliyle aynı adı taşıyan Neno şehridir.One of these is the world of Enroth, on which a continent-nation of the same name lies.
Elektrik alan elektrik yük taşıyan parçacıkların üzerine uygulanan kuvvetin alanıdır.Electrical work is the work done on a charged particle by an electric field.
Ebeveynlerin genetik özelliklerini taşıyan embriyo, taşıyıcı anneye transplante edilir.Embryo ownership is transferred directly from the genetic parents to the adoptive parents.
A590: Günlük 14,000 vasıta taşıyan A590 karayolu Barrow-ın-Furness'i Kendal'a bağlar.The A590 links Barrow-in-Furness to Kendal with around 14,000 vehicles per day.
1975 yılında kendi adını taşıyan yayınevini kurarak iş hayatına atıldı.By 1910 she was exhibiting her work publicly under her own name.
Kur'an'da putperestlik yerilir ve şirk taşıyan bir eylem olarak kabul edilir.In the Quran, there is a complete surah (chapter) titled At-Tawba, which means "The Repentance".
250-300 yolcu taşıyan tren, karlı bir günün sabah trafiğin yoğun olduğu saatte çarpıştı.It is expected to carry up to 23,000 passengers an hour during peak morning rush hours.
Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. eyaleti olan Batı Virginia'nın adını taşıyan ikinci gemidir.Three ships of the United States Navy have been named USS West Virginia in honor of the 35th state.
İlk solo projesi olan ve Owl Pharaoh adını taşıyan mixtape'i 21 Mayıs 2013'te yayınlandı.Scott's first full-length project, a mixtape titled Owl Pharaoh, was self-released in May 2013.
Köle taşıyan gemilerin önemli bir kısmı, Liverpool Limanı'na kayıtlıydı.Some of the worst coffin ships on record left from Sligo port.
Yolcu asansörleri 18'er, bakım personelini taşıyan servis asansörleri 8'er kişiliktir.The Green car seats 18 passengers.
Ekim 2008'de, Herkes Evine adını taşıyan dördüncü stüdyo albümü, DMC tarafından yayımlandı.In September 2008, her fourth studio album Herkes Evine was released by DMC.
Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.Stalin and Molotov were among those who carried Gorky's coffin during the funeral.
Sanatçı, War & Leisure adını taşıyan dördüncü albümünü 1 Aralık 2017'de yayınladı.Miguel's fourth album, War & Leisure, was released on December 1, 2017.
Bedeninde stigma taşıyan insanlara ise "Stigmatik" denilmektedir.An individual bearing the wounds of stigmata is referred to as a stigmatist or a stigmatic.
Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir.It’s a place that wears its history proudly.
Burada onun adını taşıyan bir nadide eserler salonu açıldı.Several kindergartens now carry her name.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.They are huge paintings of torture and abuse of power, in the voluminous Botero style.
Ve sahne: gökyüzü onu oraya taşıyan helikopter filosuyla doludur.So the scene: the sky is filled with this fleet of helicopters carrying him in.
Öyle yaptığı gibi, Mrs. Bunting çalışma taşıyan mum titreşti patlak verdi.As it did so, the candle Mrs. Bunting was carrying from the study flickered and flared.
Jim, omzunun üzerinden titreyen yaşlı anne taşıyan, ikinci geldi ve George veJim came second, bearing his trembling old mother over his shoulder, and George and
Telefon taşıyan insanlara aynı şeyleri takmak işi cidden abartmak olur.It's hardly a stretch to imagine putting the same thing on a phone carried by a person.
Bizi, bütçe fazlasından, bütçe açığına taşıyan da bu oldu.That\'92s what took us from surplus to deficit.
Ve işte bu nedenle bence iyimserlik mimariyi ileri taşıyan değerlerden biri.And I therefore believe that optimism is what drives architecture forward.
Keseli hayvan dediğimiz kanguru gibi kesesini taşıyan memelidir.A marsupial is a mammal with a pouch like a kangaroo.
Allah'ın kudretinin tecellilerini taşıyan kimseler Evliyalar.O who carry the manifestations of Allah's Qudrat (Omnipotence), the awliyas.
Bizi, Kaliforniya'dan, ülke dışına, Amsterdam'a taşıyan bu hikayenin.A story that took us across California and overseas to Amsterdam.
İç çamaşırlarında bomba taşıyan gençleri hatırlarsınız belki.You may remember these guys.
Sadece gözlerde değil, saçlarda da geometrik özellikler taşıyan bir canlandırma var.There's something that looks geometric about not only his face but his hair and maybe this is
Onların hepsi bizi geleceğe taşıyan iyi fikirler.These are all really good ideas that will move us forward.
Ücra dağlara güneş panelleri taşıyan yalınayak güneş mühendisleriniz olur.You get barefoot solar engineers carrying solar panels into the remote mountains.
Yani, elektrik yük taşıyan bir parçacıkla ilgilidir.It's associated with a particle that has some charge.
Bizim inancımıza oturur, iyi bir anlam taşıyanTake our good meaning, for our judgment sits
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madam, if you could find out but a man To bear a poison, I would temper it,
Ve bu virüsü taşıyan bir sivrisinek tarafından ısırıldığınızı varsayalım.And let's assume you're bitten by a mosquito that's carrying that virus.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.And then you have a capillary running right next to it.
Onun adını taşıyan müzeyi... ...nasıl yöneteceğimi öğrenmek... ...ve müzeyi korumak istiyorum.The museum that is named after him, I want to learn how to run it, and protect the museum.
Bağlantısızlar Hareketi, BM'ye hayati önem taşıyan bu iş sırasında yardım etmeye hazırdır.Non Aligned Movement stands ready to aid the UN in this essential endeavor.
Sinek doktoru, çabucak mikrobu taşıyan bir sinek türünü tespit etti.And the doctor of flies very quickly determined that there was one fly that carried the bug.
Onlari geriye tasiyan ruzgar... bizi gidecegimiz yere ulastirir mi?The same wind that carries them back would bring us thither?"
Göğsünde madalyalar taşıyan bir generale karşı koymak da çok zor.It's also very difficult to confront a general with medals on his chest.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.However, for these things to help us survive, it depends on them being carried.
Eşyalarını çantalarında taşıyan kadınlar bile ceplerini yokluyorlar.Even women who keep stuff in their bags tap their pockets.
O zamanlarda, tahminlerimize göre binlerce HIV virüsü taşıyan insan vardı.At this time, there were thousands of individuals, we think, that were infected with HlV.
Burası yüklerinizi taşıyan himalayan öküzünü getirebileceğiniz son noktadır.It's the highest point you can bring your yaks before you have to unload.
Sadece bu terim kalır. - Ve bu özelliği taşıyan fonksiyonları bulacağız. -And you don't have to worry about all of this.
Şimdi Ürdünde liva-sancak taşıyan alaylar vardır.And now there are troops in Jordan carrying the banner.
RABbin Antlaşma Sandığını taşıyan Levililere şu buyruğu verdi:that Moses commanded the Levites, who bore the ark of the covenant of Yahweh, saying,
RAB Yeşuya, ‹‹Levha Sandığını taşıyan kâhinlerin Şeria Irmağından çıkmalarını buyur›› dedi.Yahweh spoke to Joshua, saying,
Bunun üzerine Yoavın silahlarını taşıyan on genç Avşalomun çevresini sarıp onu öldürdüler.Ten young men who bore Joab's armor surrounded and struck Absalom, and killed him.
Havuz ve havuzu taşıyan on iki boğa heykeli,and the one sea, and the twelve oxen under the sea;
Savaşa hazır, kalkan ve mızrak taşıyan Yahudaoğullarından 6 800 kişi.The children of Judah who bore shield and spear were six thousand and eight hundred, armed for war.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Of Naphtali one thousand captains, and with them with shield and spear thirty-seven thousand.
Her gün yükümüzü taşıyan Rabbe, Bizi kurtaran Tanrıya övgüler olsun. _iSelaBlessed be the Lord, who daily bears our burdens, even the God who is our salvation. Selah.
Yük taşıyan hiç kimsenin tapınağın avlusundan geçmesine izin vermedi.He would not allow anyone to carry a container through the temple.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.They said to her, "There is no one among your relatives who is called by this name."
Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz.Each soul earns (what it earns) for itself, and no man shall bear another's burden.
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur).He has created beasts of burden and cattle for slaughter.
Derken, ağır yük taşıyan (bulut)lara.And those who bear the load (of rain),

İlgili Sayfalar